Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Emine Kubal, Eğitim iş ve Cem evinden gelen kadın kolları, İskenderun Kadın Platformunun çocuk istismarına ilişkin Güvercinli Parkta düzenlediği basın açıklaması toplantısına Platformun çağrısıyla destek verdiler.

 

İskenderun Kadın Platformu Dönem Sözcüsü İHD Şube Başkan Yardımcısı Hülya Ateş günlerdir aranan çocukların cansız bedenlerine ulaşıldığını işaret ederek “Acımız öfkemiz isyanımız büyük. Son 8 yılda 104 bin çocuk kaçırılmış. 26 bin çocuk evden kaçmış. İstismarın boyutlarını buradan da görebilirsiniz. Son 10 yılda cinsel istismarda yüzde 700 artış var” dedi.

 

Açılabilen 40 bin davanın sadece 13 bininde mahkumiyet kararı çıktığına dikkat çekilen açıklamada Hülya Ateş “Bu mahkumiyet kararları çoğunlukla kravat taktı diye iyi hal indirimiyle sonuçlanıyor. Düşünebiliyor musunuz cezasızlık ve sorumsuzluk, hükümetin politikaları çocuklarımızın hayatlarını çalmaya devam ediyor. İstismarı gerçekleştirenler değil istismarı ortaya çıkaran, önlenmesini talep eden ve istismara karşı mücadele edenler bu ülkede cezalandırılıyor” diye konuştu.

 

2009 yılında milli eğitimin orta öğretim kurumlarıyla ilgili yapılan bir yönetmelik değişikliği ile çocuk yaşta evliliklere izin verildiğinin de hatırlatıldığı açıklamanın devamında Hülya Ateş şunları dile getirdi: “2012’de yapılan bir değişiklikle evlenen çocukların, zorla evlendirilen çocukların açık liselere yönlendirilmesi değişikliği getirildi. Yine 2012 yılında 4+4+4 sistemine geçildi, çocuk evlilikleri arttı. Kız çocukları okuldan çekildi. Kız çocukları artık okula gidemez duruma getirildi, zorla evlendirildi. İşte bu tam da AKP’nin yaslandığı çocuğu meta gören, kadını sadece toplumun ve onları yeniden üretilmesini sağlayacak bir meta anlayışın uzantısıdır. Biz bu anlayışı red ediyoruz. Çocuklar bireydir, çocuklar hakları olan bireydir, 18 yaş altı her birey çocuktur. Cinsel ilişki rıza yaşını 15’e çektiği yetmedi, Anayasa Mahkemesi kararı ile onu da 12’ye indirmenin yolunu açtı. 12 yaşındaki çocukların altında cinsel istismara uğrayanların daha ağır cezalandırılması demek 12 yaşın rıza yaşı kabul edilmesi demektir. Biz bu politikaların hepsine karşıyız”

 

Hadım ve idam tartışmasına da değinilen açıklamada Hülya Ateş “Yaşam hakkı devredilemez, vazgeçilemez en temel insan hakkıdır ve bir cezalandırma konusu asla ve asla olamaz, gündemden derhal düşürülmelidir” dedi.

 

Sınavlarla çocukların geleceğini imam-hatipleştirmeye, imam-hatiplere teslim etmeye çalışıldığını da savunan Hülya Ateş, buna karşı mücadelelerini sonuna kadar devam ettireceklerini, önleyici politikalar hayata geçirilene, çocuk istismarına, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete yol açan bütün koşullar ortadan kaldırılıncaya kadar ataerkine, erkek egemen sisteme ve kapitalizme karşı yılmadan sürdüreceklerini sözlerine ekledi.