DODİ Eğitim Okulları kurucusu Gülser Yiğit, 18 yıl önce İskenderun’da eğitim alanında attıkları temelin bugün bir markaya, eğitim modeline dönüşmesinin sevincini yaşadıklarını belirtti. Yiğit, “ DODİ Eğitim kurumlarımızda çeşitli eğitim modelleri ile çocuklarımızın öğrenmelerini sağlamaya çalıştık. Yılların birikimi ve araştırmalarımız ile yaptığımız uygulamalar bize DODİMON modelimizi ortaya koydu. ”dedi.

 

Eğitim modelimizi yerinde görmek ve bilgi almak isteyen Bodrum’da eğitim kurumu Kartanesi ile üç yıllık bir anlaşma yaptıklarının altını çizen Yiğit, şunları söyledi:

“ Okulumuzu ziyaret ettiler ve okulumuzun fiziksel görüntüsü içerisindeki eğitim sistemi, hem kullanılan materyaller onların çok hoşuna gitti. 11 yıllık bir eğitim kurum Kartanesi bizde böyle yapabilir miyiz dediler. Neden olmasın dedik. El ele tutuştuk. Bizim eğitim modelimiz olan geliştirdiğimiz DODİMON eğitim modelini uygulamasına başladık. Yaptığımız ilk anlaşma bizim için gurur verici bir şey. 3 yıl boyunca DODİ’deki bütün eğitim sistemini Bodrum Kar Tanesinde yaşatmaya çalışacağız.”

 

DODİMON BİRDEN DOĞMADI

Geliştirdikleri eğitim modeli ile ilgili bilgiler veren Gülser Yiğit,” DODİ de 12 yıldır alternatif eğitim modeli ile yol alıyoruz. Bunun ilk ayağı Montessoriydi. Montessori çok güzeldi. Ama dedik ki bir şeyler eklemeliyiz. Waldorf geldi. Waldorftan sonra değerler eğitimi, vicdan, ahlak, iyi insan olmak, ahde vefa gibi duyguları baktık yitiriyoruz. Ratio tekniğininde çocuğun zaman göre davranmaya aldık. Bunlar vardı. Eğitimci bir arkadaşımın Ayşegül Dede’nin dediği gibi ben bir çorba yaptım. Bu çorbanın adı da DODİMON çokta lezzetli oldu. Ve biz bu modelin üzerinden çocuklarımıza eğim verdik. İskenderun’da çocuklarımız ilköğretime başladıklarında ve daha sonrasında hem sosyal becerileri, hem arkadaşları ile olan ilişkileri, hem dünyayı sorgulamaları o kadar farklı ki diğer akranlarından, işe yaradığını gördük ve bu modeli yaşatmaya karar verdik. Ankara da bir proje daha var. Ankara’da bir anaokulu ile ilgili bir projemiz var. Orası tamamen DODİ KUZU olacak, ismini de taşıyacak.” şeklinde konuştu.

 

Eğitim alanında kazanılan bilgi ve tecrübelerin paylaşılması gerektiğini ve bunun için kitap yazmak istediğini de konuşmasında vurgulayan Yiğit,” Bence başarı bilgiyi paylaştıkça güzelleşiyor. Ben sadece eğitim modelini bir yerlere aktarma ile ilgili şeylerim var. Bundan para kazanayım, çok büyük şubeleşeyim gibi bir derdim yok .İskenderun’u ve kendimizi bu konuda kutluyorum. Bir okul öncesi bir kurum olarak ulusal platformda bizde varız. Yaptığımız iş son derece kaliteli diyoruz. Ben kendi kentimi ve kendimi kutluyorum.

 

İnşallah bundan sonrada bu eğitim modeli, buna benzeyen eğitim modelleri ile eğitimde dayatma olmadan, okul öncesinde kitabın zorunlu olmadığı, her çocuğun tornadan çıkmış gibi eşit olması gerektiği düşüncesinin yavaş yavaş yok olduğu bir eğitim modeline hep beraber kanat açarız diye düşünüyorum ve diliyorum.”