Parkinson hastalığının, genetik yatkınlık ve çevresel faktörler sonucu ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Meral Üzel, “Parkinson hastalığı; 55-60 yaşlarında daha sık kendini gösteren, ilerleyici bir hastalıktır. Parkinson hastalığının toplumda görülme sıklığı, yaklaşık yüzde 1’dir ve yaşlı nüfusun artmasıyla görülme sıklığı da artmaktadır. Nadir de olsa, ailevi parkinson hastalığı görülebilir. Daha çok 40 yaş altı genç yaşlarda görülmektedir. Parkinson, erkeklerde kadınlara oranla, biraz daha sık rastlanmaktadır. Bu hastalık, genellikle çok sinsi ve yavaş biçimde başlar. Parkinson hastalarının büyük çoğunluğunda sıklıkla ilk belirti, bir elde veya el parmağında titremedir. Titreme, başparmak ve işaret parmağının ileri-geri hareketleri, elin bozuk para sayma ya da hap yuvarlama hareketi şeklinde olabilir. Nadiren hastalık, istirahat halinde ayak titremesiyle ortaya çıkar. Zamanla basit istemli hareketlerin çoğunda zorlanmalar da başlar. Ayrıca göz kırpmak ve yürürken kolları sallamak gibi farkında olmadan otomatik olarak yapılan hareketler de, azalır ya da kaybolur. Bununla birlikte hastalıkta erken dönemde koku duyusunda azalma, eklem ve sırt ağrıları, depresyon, uyku bozuklukları, unutkanlık, kabızlık gibi hareket dışı belirtiler de görülebilir. Omuz ağrısı, başlangıç bulgusu olarak oldukça sıktır. Bu tip hastaların teşhisi, ağrıya odaklanıldığı için gecikebilir. Parkinson hastalığında tedavi; hastanın yaşı, hastalığın evresi ve baskın olan şikâyetlerin durumuna göre değişir” açıklamasında bulundu.

 

“EGZERSİZ, İLAÇ KADAR ETKİLİDİR”

Parkinson hastalığı ile ilgili hastalara ve ailelere önerilerde bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Meral Üzel, “Düzenli yapılan yürüyüş ve egzersizin, ilaçlar kadar etkili olduğu unutulmamalıdır. Yürüyüş, hem fonksiyonelliğin korunmasında, hem de ağrıların azalmasında oldukça etkilidir. Parkinson hastalığında kişinin yaşadığı yerin uygun düzenlenmesi, hayatı kolaylaştırır ve kaza risklerini azaltır. Özellikle eşyalarla dolu dar geçiş alanları, kapı eşikleri, küçük kaygan halı ve paspaslar, kaygan zeminler düşme riskini artırabilir. Parkinson hastalarında uyku sorunları, uykuda hareketlilik ve yataktan düşmeler de görülebilir. Bu nedenle yüksek yatak, sert köşeli komodin ya da sehpalar, sert zemin yaralanma riskini artırabilir. Parkinson hastalığı ile mücadele etmede; erken teşhis, fizik tedavi ve egzersiz, uygun ilaçlarla doğru tedavi seçiminin uzmanlarca yapılması önemlidir. Böylece hastalık, önemli ölçüde kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi yükseltilebilir. Konuşma bozukluğu gelişen hastalarda konuşma ve dil terapistlerinin de faydası olabilmektedir. Bugün gerek ilaç gerek cerrahi tedaviler, sadece hastalık belirtilerini hafifletmeye yöneliktir ve hastalığın seyrini durdurmamaktadır. Parkinson hastalığı yaşam boyu bireye eşlik edeceğinden, ona teslim olmamak ve onu yönetmek gerektirir. Parkinson hastalığında hastanın; hasta yakını ve hekim ile birlikte iyi bir gözlem ve geri bildirimlerle takip edilmesi önem arz etmektedir” dedi.