Adana’dan Hatay Cilevgözü’ne 2009’da Gazze’ye destek yürüyüşü yapan işadamı Cuma Ay ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan açıklamasına İskenderun’da tepkisini gösterdi.

 

İskenderun’da Atatürk Anıt alanı önünde tepkisini dile getiren Cuma Ay, bugün dünyada olanları tüm dünyanın seyirci kaldığını ifade ederek Türkiye’deki insanlarımız seyrediyor. Ama bir şey var ki Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan buna sessiz kalmıyor” dedi.

 

Bundan 8 yıl önce Adana’dan Hatay Cilevegözü’ne 2009’da yapmış olduğu Gazze yürüyüşünde yaptığı açıklamayı hatırlatan Cuma Ay “Ben o zaman bunu belirttim. Diyordum ki dün Irak, bugün Gazze, yarın ne malum Türkiye’me gelmeyecek bu zalimler. 15 Temmuz gecesi uyandığımızda gerçekten kalbim titriyordu, kalplerimiz titredi. Çoluk çocuğumuzu acaba nereye götüreceğiz diye Türk milleti o paniği yaşadı” diye konuştu.

 

Dünyanın her tarafında zalimin zulmünü devam ettirdiğini vurgulayan Cuma Ay “Tek öldüren İsrail değil, ama İslam kanı dökülüyor, Müslüman kanı dökülüyor. Bu yetmezmiş gibi Amerikan lideri Trump’ın yapmış olduğu açıklama bugün insanlara, Müslümanlara, İslam alemine gözyaşı döktürüyor. Ama bu gözyaşı Allah’ın izniyle Trump’ın da düşüncelerinin de İsrail liderlerinin de, zalimlerin de boğulacağı bir dere, bir deniz olacaktır. İsrail’in başkentinin Kudüs olması gerçekten olabilecek bir iş mi? Bunun arka planında dünyayı karıştırma projesi var. Amerika’nın beyninde sürekli bu yer yapmıştır. Dünyada kimi karıştırıyorlar? İslam’ı” şeklinde konuştu.

 

Dünya’daki tüm İslam ve Arap devletlerine seslenen Cuma Ay şunları söyledi: “Lütfen, lütfen satılmayın. Bir koltuk için satılmayın. Satılırsanız yarın o koltukta sizi yer ve o suda sizde boğulursunuz. İnanıyorum ki tüm dünya Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan etrafında birleşecek bu zulüm bitecek. İstiyorum dünyada barış olsun, barış egemen olsun, insanlar öldürülmesin. Dini ne olursa olsun hiç fark etmez. Tüm dünyadaki İslam liderleri ve gerçekten İnsanlığa gönül veren, öldürmeyi değil, yaşatmayı kendine hedef edinen tüm insanların gerçekten bir yumruk olması lazım…”