Her sekiz kadından  birinde meme kanserinin görülme riski olduğunu, kendi kendine yapılan meme muayenenin erken tanı için önemli olduğunu vurgulayan Muallaoğlu; “Meme kanserinin, memedeki süt bezleri ve süt kanallarının normal olmayan şekilde kontrol dışı çoğalması olduğunu, kanser hücrelerinin meme dokusunun dışında öncelikli olarak koltuk altı lenf bezlerini tuttuğunu ifade etti.    

 

ERKEN TANI İLE MEME KANSERİNİ YENMEK MÜMKÜN

Erken teşhisine yönelik yapılan meme kanseri taramaları, bu kanserden ölümleri ve hastalığın sıklığını azaltmada en etkili yöntemler olduğuna değinen Muallaoğlu ; Erken dönemde teşhis edilmediğinde, öncelikle çevre lenf bezlerine daha sonra kan yoluyla karaciğer ve kemik gibi organlara yayılım olur. Meme kanserinin en sık karşılaşılan belirtisi; memede sert, ağrısız, zamanla büyüyebilen, hareket ettirilebilen ama bazen hareketsiz kitlenin hissedilmesidir “dedi.

 

Nadir olarak bazı belirtilerin olabileceğini belirten Muallaoğlu, meme de oluşabilecek deformelere, kızarıklık, meme ucundan gelen akıntı ve koltuk altında elle fak edilen şişliklerin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

 

Her kadın 20 yaşından itibaren, meme muayenesini yaparken, her ay adet döneminden sonra memesinin simetrisine, meme başında bir akıntı olup olmadığına, ele bir kitlenin gelip gelmediğine dikkat etmesinin önemli olduğunu söyleyen Muallaoğlu ;”Çünkü meme kanseri tümörü, basit bir değerlendirme ile algılanabilir. Meme kontrolleri 40 yaşından sonra doktor tarafından yapılmalıdır. Aynı zamanda doktorun önerisi ile yine her yıl mamografi taraması çok önemlidir” açıklamasında bulundu.

 

MEME KANSERİNDE EN BÜYÜK RİSK SİGARA-ALKOL KULLANIMI

Şişmanlık, alkol-sigara kullanımı, yanlış beslenme, ailede meme kanseri bir hastanın olup olmaması, hiç çocuk doğurmamak, adet görme yaşının erken, kesilme yaşının geç olması gibi durumların meme kanseri risk faktörleri arasında olduğunu ifade eden Muallaoğlu,  riskleri azaltmak için kilo kaybı, düzenli egzersiz gibi değişikliklerin etkili olabileceğini belitti.