Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji Bölümü Öğretim üyesi Dr. Semir Beyaz , “Teknoloji ve Endüstri 4.0 Çağında Kansere Etki Eden Etmenler” isimli konferansı için İskenderun Teknik Üniversitesi  (İSTE) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Konferans Salonunda bilim severlerle buluştu. Hatay’ın Samandağ ilçesinde doğan Dr. Beyaz , Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji Bölümü’nde doktora çalışmalarını tamamladıktan sonra Cold Spring Harbor Labrotory’de kendi araştırma laboratuvarını kurdu.  

 “Kanser nedir?” sorusu ile konuşmasına başlayan Beyaz; bir kişi 90 yaşında sigara kullanıyor ve hala kanser taşımadığı için sigara kanser yapmaz diyemeyiz. Kansere etki eden faktörleri çalışırken neden-sonuç ilkesi gözeterek değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. Kanserde İlk unsur olarak sigarayı önceleyen Beyaz,  Yeme içme alışkanlıkları, obezite ve fiziksel inaktivite etkisine değindi.  Hayati ve biyolojiyi anlarken tamamen lineer bir koordinasyon olmadığını ama sigara ve obezite gibi faktörlerin kansere sebep olma riski olduğunun altını çizdi.

Kansere ilk tedavi yaklaşımı tümörün cerrahi olarak alınması olduğunu, yüzyıllarca önce düşünülen bir teknik olsa da, günümüzde hala kullanıldığını söyleyen Beyaz,”  Bu tedavinin problemleri tümöre erişememe veya tümörün yayılması durumunda etkili olmamasıdır. 1900 de radyo terapinin kullanılması evresine geçildi. Böylece kanserli hücrelerin öldürülmesi amaçlandı. İlk bulunduğunda bu yöntem çok ilkeldi. Simdi daha efektif kullanılmakta ve sadece kanserli hücrelere odaklanılabilmektedir. Buna benzer yıllara yayılan gelişimler, inovasyonu hedefleyen ve işbirliğini on plana çıkaran ISTE gibi üniversitelerde mümkündür. Avantajlarına rağmen, radyoterapinin problemleri, tümörün yayılması durumunda etkili olamaması ve yaşamsal organlara hasar verebilmesidir. Herkesin en çok bildiği kanser tedavilerinden biri de kemoterapidir. Kemoterapi 1940’larda Harvard Kanser Enstitüsünde hızlı bölünen hücreleri toksik ilaçlarla öldürmek fikri üzerine kullanılmaya başlanmıştır. Kemoterapinin yan etkileri ve problemleri kanser hastaları için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Bu yüzden kansere bütünsel ve etkili bir tedavi yöntemi geliştirmek için basit ama multidisipliner yani birden fazla disiplini içine alan bir yönteme odaklanmamız lazım.” dedi.

 2000’li yıllarda insan genom çalışmaları ile insan DNA si incelemeleri kanser çalışmalarına yeni bir boyut getirdiğine dikkat çeken Beyaz, “ Tümörün tedaviye karşı direnç mekanizmaları geliştirmesinden dolayı kanseri zamana ve yüzlerce değişkene bağlı olarak çalışmak gerekiyor.”dedi.

KANSERDE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İLE MÜCADELE

Kanserde en heyecan verici gelişmelerden biri, son yıllarda immunoterapi adi verilen ve bağışıklık sistemini kullanarak kanserli hücreleri yok etmeyi hedefleyen tedavi yöntemi olduğunu konuşmasında belirten Beyaz şunları söyledi:

“Kanserin bağışıklık sisteminden kaçma ve onu kandırma mekanizmasını immunoterapi ile ortadan kaldırmak amaçlanıyor. Bu yaklaşım, temel bilimlerin desteklemesi sonucu mümkün oldu. Bu yüzden temel bilimleri toplum olarak desteklememiz lazım ve kaynak ayırmamız lazım ki hastalıkların temel mekanizmaları anlaşılsın ve buna göre immunoterapi gibi yenilikçi tedavi yöntemleri geliştirilsin. Vücudun ve yaşamın kendi mekanizmasını anlamadan hastalıklar düzgün bir şekilde tedavi edilemez.”

Dr. Semir Beyazın konuşmasının ardından İSTE Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyyüphan Yakıncı; teşriflerinden dolayı teşekkür ederek İSTE ’de yapılan manyetik malzemeler ile kanserin teşhisi ve tedavisi konusunda yapılan çalışmalardan ve yapılabilecek iş birliklerine değindi.

Konuşmaların ardından İSTE Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tolga Depçi, Dr Semir Beyaz’a plaket ve hediye takdim etti.