Konsey’in ilk toplantı’sına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çaavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Türkiye Cumhuriyeti KKTC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Ana Muhalefet Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ersin Tatar, Türkiye, KKTC ve farklı ülkelerden gazeteciler katıldı.

KGK Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim Konseyin kuruluşunda son aşamaya gelindiğini ifade ederek,” Türkiye’de 400’den fazla adında gazetecilik, medya, basın, iletişim, dernek olan meslek örgütü olduğunu üzülerek öğrendim. Birçok sektörde olduğu gibi bu sektörde de enflasyon haline gelmiş bir süreci yaşıyoruz. Fakat Küresel Gazeteciler Konseyi Dernekler Kanunu’na tabi bir kuruluş değil. Tamamen farklı, bir yasa ile kuruluyor. KGK, Dışişleri Bakanlığımızın önerisi, onayı ve en son noktada Cumhurbaşkanımızın onayı ile kurulma aşamasında sona gelmiş bir örgüttür. Ve bu örgüt Türkiye’de ilk defa, yaygın, yerel ve dış medyayı aynı çatı altında buluşturan bir örgüttür. Bizim neredeyse 55 ya da 60 yıldan beri kanayan bir yaramız var ve bu yüzden buradayız. Biz de bu yüzden Kıbrıs’a nasıl bir katkımız olabilir diye buradayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, çıktıkları yolda Küresel Gazeteciler Konseyi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Ali Dim , yönetimi ve Konsey Üyesi gazetecilere başarılar diledi. Kıbrıs sorununda hem masada hem sahada haklı ve tutarlı tavırlarını sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Haklılığımızın verdiği güçle yolumuza devem edeceğiz. Hem sahada, hem masada güçlü olmaya devam edeceğiz. Sahada güçlü oldukça, masada da daha güçlü olacağız” dedi.

Akıncı, Kıbrıs sorununun konuşulmaya devam ettiğini ve edileceğini, çünkü sorun oldukça çözüm arayışının da sürdüğünü söyleyerek, “Hayat devam ediyor, hayat durmuyor. Kıbrıs sorunu var diye Kıbrıs Türk halkı gelişmişlik, kalkınma mücadelesinden vazgeçecek değil. Ya da her şeyi bir çözüm sonrasına erteleme lüksüne sahip değil” dedi.

Son dönemlerde Rum liderliğine bakıldığında bir kavram kargaşası yaratma çabası içinde olduklarının gözlemlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, farklı ortamlarda, farklı kişilere, farklı söylemlerde bulunan bir lider olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

“Yeri geldiğinde iki devletli çözümden bahsediyor, yeri geldiğinde konfederasyon diyor, sonra buraya geliyor Kıbrıs’ta gevşek federasyon diyor. Benimle buluştuğu zaman hayır onu kastetmedim desantralize federasyon diyor. Ama desantralizasyonu konuşalım, bu Kıbrıs Türklerinin öteden beri istediği, kanatları daha güçlü merkezdeki yetkiler daha aza bir çözüm fikri öteden beridir savunduğu bir tezdi. Rahmetli Rauf Denktaş’ın zamanından günümüze gelinceye kadar. Buna karşılık onlar her zaman merkezi daha güçlü kılma çabası içinde oldular. Bunu söylüyorsan sen ‘hangi merkezi yetkileri kurucu devletlere aktaralım?’ sorusunun yanıtı hep cevapsız kaldı. ”

Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’in enerji konusunu bile Kıbrıslı Türklerin hayati konusu olarak görmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis’in, enerji politikalarında ve mali politikalarda Kıbrıslı Türklerin hayati çıkarları olduğunu görmezden geldiğini kaydetti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Konseyin çalışmalarını ve süreci yakından takip ettiğini belirterek, “ Kıbrıs Türk halkını yok sayan, siyasi eşitliği temelden yok sayan ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir çözümü bizim kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının her zaman çözümden yana olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bugün bir çözüm yoksa bunun sebebinin, Rum tarafının hiçbir şeyi Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmak istememesi olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, “Tüm seçenekler dahil hepsinin müzakere edilmesini, hangisi olacaksa müzakereye açık olduğumuzu söyledik. Herhangi bir seçeneği dayatmıyoruz. Herhangi bir seçeneğin de bize dayatılmasını doğru bulmuyoruz” dedi.