Antakya Uğur Mumcu Meydanında coşkulu partili topluluğuna hitap eden İYİ Parti Cumhurbaşkanı adayı Genel Başkan Meral Akşener 16 yıllık Ak Parti iktidarını eleştirerek “Damat var ya damat kızmış! Benim kayınpederimin öyle bir seçmeni var ki; marsta dört şeritli yol yapsak bu seçmen inanır diyor. Bu aziz milleti ne yerine koymaktır? Onu koydur bir kenara; çok çılgın projeler yapılıyor ya; son çılgın projeleri marsa 4 şeritli yol açmak!” dedi.

 

İYİ Partinin Türkiye vizyonuna da vurgu yapan Akşener “Haram lokma yemeyen, bürokrasiden siyasetten oluşmuş, yandaş kayırmayan, yolsuzluk ve rüşvetin önüne geçmiş, kadın ve çocuk istismarına son vermiş, gençleri mutlu, huzurlu ve umutlu, erkekleri; yani anneler babalar çocuklarının gelecek endişesinden kurtulmuş, huzurlu refah içerisinde bir Türkiye vizyonumuz var” diye konuştu.

 

En çılgın projelerinin tülbent müzesi olduğunu esprili bir şekilde ifade eden Akşener “Ama bunu anlamayanlar açısından söyleyeyim, bu ne biliyor musunuz? Barışın kardeşliğin sembolü damat bey; bilir misiniz Anadolu’nun her yerinde Şırnak’ta Hatay’da Edirne’de, Yozgat’ta da eğer erkekler kavga edip barışmıyorsa, orada bir kadın çıkar, Tunceli’de de aynıdır bir kadın çıkar, alır başından örtüsünü bu tülbentti atar yere, herkes arkasını döner. Ve herkes barışır, barışır…” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’nin daha rahat hareket edebilmesi için erken seçim istediklerini hatırlatan Akşener “Biz de eyvallah dedik, bizim eyvallah dememize asapları bozuldu. Şimdi bevüüü bevüüü diye gidiyorlar. Yani fırsat olsa seçimi iptal edecekler” dedi.

 

Vatandaşlık kimliğini göstererek ‘İşte bizim çılgın projemiz’ diyen Akşener şöyle devam etti: “Bu nüfus cüzdanı 81 milyonu bu ülkenin tapu sahibi yapıyor. Dolaysıyla senin iş bulmak için, senin bu ülkenin bütün vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olabilmesi için torpil de bu. Ağada bu, paşa da bu, reis de bu! Halbuki tarıma sanayi gözüyle baksak biz ve en başından ziraat mühendisleri, ondan sonra tarımın gıdaya döndüğü yerde gıda mühendisleri devreye girse, girebilir, muhataplarıyla yan yana gelse ve biz gıda ve tarım ürünü ihraç eden ülke oluruz. Ha buradan size söz veriyorum. Beş yıl içinde ülkemiz dışarıdan gıda ve tarım ürünleri ithalatı yapmayan bir ülke olacak. Öyle kanunlar çıkaracağım ki, kadına çocuğa el atanların eli yanacak. Bu feto meselesinde; en önemli mücadele yöntemi, yardım yatakçılarının da yargılanmasıdır. Öyle bir sistem kuracağım ki, bir daha ordunun içine, polisin içine, eğitimin yargının içine ne feto, ne meto, ne de keto giremeyecek. Yeniden sanayileşeceğiz. Eğer ekonomiyi güvenir hale getiremezsek, yani iç ve dış yatırımcının, yatırım yapmaya kalktığı zaman rüşvet vermeyeceğine emin hale getirmezsek, iç ve dış yatırımcıyı senden benden diye ayırmazsak, önüne gelenin tokatlamadığı bir sistemi kuramazsak, sanayileşme bugünkü gibi durur, bina üzerinden bir ekonomik yapı kurulur, ondan sonra da Türkiye bugün içindeki duruma gelir”