MS Hastalığının ölümcül bir hastalık olmadığını, çeşitli bulgular verebileceğini kaydeden Üzel , hastaların çocuk sahibi olmaları için engel oluşturmadığını belirtti.

 

Hastalığın belirtileri hakkında bilgi veren Üzel; “Görme kaybı, bulanık veya çift görme, yürüme ve denge bozukluğu, kol veya bacaklarda uyuşmalar, konuşma bozuklukları, baş dönmesi, kollarda ya da bacaklarda güç kaybı,  cinsel sorunlar, hafıza ve düşünme sorunları, mesane ve bağırsak düzensizliği, idrar yapma güçlüğü, kas spazmları, yorgunluk ve bitkinlik gibi yakınmalar  görülebilir” dedi.

 

MS HASTALIĞININ GÖRÜLME  YAŞI 20- 40 YAŞ ARALIĞIDIR

20-40 yaş aralığında sık görülen MS, ataklar ile hastayı ağırlaştırmaya sebep olur. MS Kalıtsal olmayıp genetik yatkınlık söz konusu olabilir diyen Ünal; “MS Hastalığının, genç insanlarda daha fazla görülen, bağışıklık sistemi ile ilişkili merkezi sinir sistemi hastalığıdır.MS, beyinde ve omurilikte, mesajları taşıyan sinir lifleri etrafındaki ‘myelin’ adı verilen koruyucu kılıfın tahribatı sonucu ortaya çıkar. Kılıfın hasarlanmasıyla, sinir sistemi içinde değişik alanlarda plak adı verilen sertleşmiş sklerotik dokular oluşmaktadır. Bu plaklar, sinir sistemindeki iletişim ağını bozmaktadır. MS Hastalığının kesin sebebi bilinmemektedir” diye konuştu.

 

Ms Hastalığının tam tedavisini olmadığını, erken tanı ile atakların kontrol altına alınabileceğini söyleyen Üzel; MS, asla çaresiz bir hastalık değildir. MS, yaşamı değil yaşam kalitesini tehdit eden, akılcı ve işbirliği içerisinde yönetilmesi gereken önemli bir nörolojik hastalıktır. MS hastalığı, hasta ve yakınlarının işbirliği ile doğru tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile kontrol altında tutulabilir“ şeklinde konuştu.