Akdeniz Tüccar ve Sanayici İşadamları Derneği (ATSİAD) önderliğinde, İskenderun ve Arsuz ilçelerinden 10 sivil toplum kuruluşu ortak hazırladıkları deklarasyonu düzenledikleri basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu.   

 

ATSİAD, Alevi Kültürünü Araştırma Derneği (AKAD), Arsuz Turizm ve Kültür Derneği (ATKDer), Arsuz İşadamları Derneği (ARİAD), Arsuz Kültür Derneği (AKDER), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Arsuz Şube ve Karaağaç Temsilciliği, Eğitim-iş Sendikası Arsuz Şubesi, Arsuz Gözcüler Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi, İskenderun Güney Eğitim Vakfı (İGEV), İskenderun Cem Evi başkan ve yöneticileri ortak deklarasyona imza attı.

 

İskenderun ve Arsuz adaylarından birinin kesin seçilebileceği sıralamada gösterilmesi yönünde çağrıda bulunan 10 sivil toplum kuruluşu adına deklarasyonu Akdeniz Tüccar ve Sanayici İşadamları Derneği Başkanı Yusuf Yılmaz okudu.

 

Tüm siyasi partilere eşit mesafede olduklarını belirten çağrıda, bölgenin ekonomik gücü, nüfus yoğunluğu ve gelişmişlik düzeyine dikkat çekilerek şöyle denildi:

 

”Bölge insanı; kendisini temsil edecek milletvekillerin seçiminde kendisinin iradesinin dikkate alınmadığını, listeye giren milletvekillerinin halkın iradesini yansıtmadığını, ilçeleri/bölgeyi temsil edecek milletvekilleri dağılımı yapılırken adil davranılmadığını, bu dağılımda oy potansiyelinin dikkate alınmadığını düşünmektedir. Özellikle son süreçte bu konuda yoğun tepki gösterilmekte ve 24 Haziran seçimlerinde bu hususların dikkate alınması gerektiği her platformda dile getirilmektedir.

 

Bölge insanında; milletvekili listeleri belirlenirken halkla iç içe olan, halka dokunan, halkta karşılığı olan kişilerin listeye konulmadığı ya da seçilme ihtimali zayıf sıralara konulduğu kanaati hâkimdir. Bu uygulamanın halkın siyasilere olan güven duygusunu sarstığı ve memnuniyetsizliğe yol açtığı gözlenmektedir.

 

Örneğin Arsuz-İskenderun seçim bölgesinde yaşayan insanların sayısı, Hatay'ın en yoğun nüfusunu oluşturduğu halde bu bölgeyi temsil edecek milletvekili tespitinde “Bunlar zaten oylarını bize verecekler.” düşüncesiyle hareket edildiği, halkın iradesinin hiçe sayılarak temsilde haksızlık yapıldığı her seçmen tarafından dile getirilmektedir.

 

Sivil toplum Kuruluşları olarak bizler, bölgesel sorunlarımızın siyasi alanda tartışılması ve çözüme kavuşturulması hususunda sıkıntılar yaşadığımız bir gerçektir. Bu sıkıntıların en önemli ayağının yukarıda belirtilen hususların olduğu konusunda halkımızla fikir birliği içerisindeyiz.

 

Bu nedenle; bölgemizin ekonomik, işsizlik, sağlık, çevre, tarım, sanayi ve turizm potansiyeli açısından sorunlarının dile getirilmesinde, tartışılmasında ve çözümünde halkla iç içe/halkta karşılığı olan ve Sivil Toplum Örgütleriyle demokrasinin gereğini yerine getirecek milletvekili adaylarının seçim listelerinde kazanabileceği sıraya konulması talebimizdir.

Bu talep, halkın zorlayıcı uyarıları dikkate alınarak ilgililere yansıtılması zorunluluk halini aldığından kaleme alınmıştır.

Tüm siyasi partilerimizin halkın bu isteğini dikkate almaları ve gereğini yapmaları temennisiyle...”