Skolyoz hastalığının erken teşhis ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabileceğini söyleyen Koparan, bu hastalığın bir çok sağlık sorununa da yol açabileceğini kaydetti.Koparan; “Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesidir. Normalde insan omurgasında çukurluk ve kamburluk vardır. Yani normal omurga, tam düz değildir. Omurganın, normal ve sağlıklı bir insanda arkadan bakıldığında düz bir hat şeklinde uzanması gerekir. Yani omurga yukarıdan aşağı bir ip gibi uzanmalıdır. Skolyozda ise omurgadaki bu düzlük kaybolmuş, omurga sağa ve sola doğru yer değiştirmiştir. Hastalar tedavi edilmediğinde; kalp yetmezliği, akciğer yetmezliği, ani kalp durması gibi sonuçlarla karşılaşabilir”dedi.

 

Skolyozda esas olanın erken teşhis olduğunu belirten Koparan, kız çocuklarda daha sık görüldüğünü, nedeninin bilinmediğini her yaşta sağlıklı veya sağlıksız her bireyde ortaya çıkabileceğinin altını çizdi.

 

Skolyoz hastalığının aşamalarını detaylı olarak anlatan Op. Dr. Mehmet Koparan ; “Skolyozu olan hastanın omurga eğriliği, 10 dereceye kadar cerrahi gerektirmeden tedavi edilebilir. Omurgada eğriliği olan hastanın yaklaşık yüzde 10’unda tedavi gerekir. Omurgadaki eğrilik ne kadar fazla ise hastalığın ilerlemesi ve cerrahi tedavinin boyutu da o oranda artmaktadır. 20 – 40 derece oranlardaki skolyoz eğriliklerine, korse tedavisi uygulanır. Korse tedavisinden sonuç alınamaz ise cerrahi planlanabilir. Omurga eğriliği 40 - 45 derece üzerinde ise cerrahi gündeme gelir” açıklamasında bulundu.

 

Eğer çocuğunuzun bel ve sırt bölgesinde asitmetri yani eşitsizlik varsa, bir omuzu diğerinden yüksekse, kalça ve omuz seviyesi arasında eşitsizlik görülüyorsa, kürek kemiği diğerinden belirginse, gövde ve göğüs bir tarafa kaymış görünüyorsa mutlaka bir uzmana başvurmalısı gerektiğini ifade eden Koparan, erken teşhisin önemine bir kez daha değindi.