5 yaşındaki çocuktan 100 yaşındaki insanlar da bu sıkıntının içine girebileceğini İntihar’a kalkışma yaşının sadece gençlere ait olmadığını ifade eden Yiğit, İntihar’ın bir hastalık olduğunu ve tıbbın tedavi konusunda zorlandığını vurguladı.

 

Yiğit; “İntihara kalkışan ve 15-25 yaşlarında olan gençlerin intihara kalkışması parasuisidal girişimidir, yanı intihar denemeleridir. Denemeler sırasında kazaen gençler hayatını kaybeder”dedi.

 

İNTİHARIN SEBEBİ KAYGI BOZUKLUĞU

 

Son zamanlarda intihar konuşlarının kaygı bozukluğundan kaynaklandığının altını çizen Yiğit;”İnsanlar ilk önce kendi içinde kendine güvenmemesi sonrada başka insanlara güvenemediği için yalnızlık duygusu içini giriyor. Yalnızlık duygusuna içerisine giren herkes bu kez de etrafındakilere olumsuz bakıyor buda kişiyi çok kötü duruma getiriyor. Hiçbir insan çok önemli bir hastalık olmadıktan sonra hayatına kast etmez”şeklinde açıklamada bulundu.

 

İnternet ve teknoloji hayatımızın her alanında olduğunu  belirten Yiğit, bir çok alana teknoloji ile ulaşmak durumunda olduğumuzu bununla beraber bizi  dış dünyadan soyutladığını söyledi.

 

HERKES TEKNOLOJİNİN KISKACINDA

 

Yiğit; “Ancak teknolojinin bizi kullandığı bizim üstümüzde yoğunlaştığı dönemlerde çocuklar yalnızlaşıyor. Odalarına gidip tablet ve bilgisayarlarla içi içe oluyorlar. Onlar sessiz görünse de yalnızlaştıklarını fark etmiyoruz. Sohbet etmiyoruz. Eskiden aile olarak, bir birimize sarılarak,sevgimizi gösterirdik şu anda kaç aile bunu gerçekleştiriyor. Herkes teknolojinin kıskacı altında”dedi.

 

İnsanların göz göze gelip, konuşmanın önemine değinen Yiğit, gençlere yalnızlık olmadıklarını, aile olarak hissettirmenin önemine değindi. Hayatta iki gerçeğin olduğunu söyleyen Yiğit ; “Bunlar İnsanın doğumu, ve insanın ölümüdür. Arada geçen zaman oyundur. Bizler  üzerimize düşen görevi yapabilirsek bu oyunu güzel ve rahat şekilde geçirebiliriz. Bütün olumsuzlukların başı sevgisizlik, birbirimize seni seviyorum demeliyiz” diye açıklamada bulundu.

 

Sevgi eksikliği ve tahammülsüzlüğün evlilikleri de bitirdiğini belirten Yiğit; “Temmuz ayında yaptığım araştırmada evliliklerin yoğun olduğu tarihlerde 200 nikah kıyıldı.Bunun akabinde aynı tarihlerde 675 boşanma davası oldu. Buda bizlere kimsenin sabrı kalmadığını gösteriyor. Seven insan sevdiğine sabreder. Birbirimizi sevelim” dedi.