Halkın yerel yoğurt ve ayran markalarını tercih etmelerini isteyen Bek-Er Yoğurt firması sahibi Bekir Erzin, yerel ürünlerin katkısız olduğunu belirterek koruyucu madde içermediği için de tüketiminin daha sağlıklı olduğunu söyledi.

İsken­de­run hal­kı­na sağ­lık­lı ürün tü­ket­mek için yıl­ba­şın­da fa­ali­ye­te gir­dik­le­ri­ni ifade eden Bek-Er Yoğur fir­ma­sı sa­hi­bi Bekir Erzin, “Ku­ru­luş ga­ye­miz her ne kadar ti­ca­ri olsa da hal­kı­mı­za daha hij­ye­nik ve sağ­lık­lı ürün tü­ket­me­le­ri­ne yar­dım­cı ol­mak­tır. Yıl­ba­şın­dan bu yana ayran ve yo­ğurt da­ğı­tı­mı­nı ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz. Böl­ge­mi­zin be­nim­se­nen Soy­daş Yo­ğurt ve Doyum Ayran ürün­le­ri­nin bölge ba­yi­li­ği­ni ya­pı­yo­ruz. Pey­nir gu­rup­la­rı­mız da var. Ara­nı­lan iki ürüne sa­hi­biz. İsken­de­run’un hemen hemen tüm toplu yemek hiz­me­ti veren nok­ta­lar­da yer alı­yo­ruz. Yerel mar­ket­ler de bizi ter­cih et­me­ye baş­la­dı. Halk da be­ğe­ni­yor. Bu aydan sonra da tüm alt grup de­di­ği­miz mar­ket ve bak­ka­la gi­re­ce­ğiz. Bunun ya­nın­da pey­nir gru­bu­nun tüm çe­şit­le­ri de ola­cak” diye ko­nuş­tu.

Son za­man­lar­da ayran tü­ke­ti­min­de artış göz­len­di­ği­ne işa­ret eden Bekir Erzin, “Halk ara­sın­da ayran tü­ket­me bi­lin­ci arttı. Bunun daha da art­ma­sı ge­re­ki­yor. Çünkü ayran, sağ­lık­lı ve fe­rah­la­tı­cı özel­li­ği­ne sahip içecek tü­rü­dür. Ayran en fazla tü­ke­ti­len içe­cek­le­rin ba­şın­da gel­me­ye baş­la­dı. Yaz-kış içi­li­yor. Her sof­ra­da veya ma­sa­da ayran ye­ri­ni alı­yor. Mar­ka­mı­za da her geçen gün mem­nu­ni­yet ar­tı­yor” dedi.

Ger­çek ve sağ­lık­lı yo­ğur­dun raf öm­rü­nün kısa ol­du­ğu­nun al­tı­nı çizen Bekir Erzin, “Bizim yo­ğur­du­muz, özel­lik­le Mayıs, Ha­zi­ran, Tem­muz, Ağus­tos ay­la­rın­da gev­şer. Kat­kı­lı yo­ğurt­lar ise yılın 12 ayı ay­nı­dır, hiç de­ğiş­mez. Ka­şı­ğı vu­rur­su­nuz kalıp kalıp alır­sı­nız. Bu da için­de­ki katkı ve ko­ru­yu­cu mad­de­ler­den kay­nak­lan­-mak­ta­dır. Kat­kı­lar, yo­ğur­dun, ya­ğı­nı, su­yu­nu ala­rak kuru bir yo­ğurt bı­ra­kır. Ger­çek yo­ğurt biraz sulu olan ve ek­şi­yen­dir. Raf ömrü de kısa olur. Va­tan­daş, kalıp gibi yo­ğur­da kan­ma­ma­lı­dır” diye ko­nuş­tu.

Ay­ra­nın iki şe­kil­de üre­til­di­ği­ni de söz­le­ri­ne ek­le­yen Bekir Erzin şun­la­rı kay­det­ti: “Ya, yo­ğurt­tan suya, ya da süt­ten suya ka­rı­şan ay­ran­dır. Bizim üret­ti­ği­miz şekil ise süt­ten suya ka­rı­şan­dır. Yağı alın­ma­mış­tır. Yağlı ayran da sarı olur. İki gün sonra da acım­sı bir tat alır. İki şe­kil­de ya­pı­lan ayran da çok güzel. Ara­la­rın­da­ki fark üre­tim şek­li­dir.”