dodicocuk @ hotmail.com

        Merhaba dostlarım; yine uzun oldu yazma zamanı!..

        Günlük işler öyle hızlı akıp geçiyor ki; oturup; sakinliği yakalayıp içimdeki Ben’e ulaşınca çıkıyor; içimizdeki yazar! Bahane ama özür diliyorum! Bizler çıktığımız bu hayat yolculuğunda bazen kendimizi öyle çok önemsiyoruz ki; bakmayı unutuyoruz!.. Unutunca da çevremiz, yanımızdan akıp gidiyor. Uzun zaman oldu; dost olmayı unuttuk; bir kahvenin hatırıyla yaptığımız iyilikleri ve yine uzun zaman oldu ki affetmeyi ve yalansız dolansız dinlemeyi de unuttuk. Sonra bu unutkanlıkla yetişkinlik yolculuğunda hatırımızda kalan azıcık vicdan, vefa, iyilik ve sevgi duyguları ile çocuklar yetiştirmeye başladık. Sandık ki bunlar yeterli! Çocuklar bu azıcık şeylerle gelecekte gölge olacak bizlere! Yetmedi değil mi hatırladıklarımız! Çocuklarımıza unuttuklarımızı da vermeliydik.

        Sonra yetişen çocuklarımıza bu eksiklerimizi kapatsın diye ihtiyacında fazla oyuncak aldık. Ama mutlu olmadılar; sonra en iyi kıyafetleri giydirmeye çalıştık, gülmedi yüzleri; baktık olmuyor iki dil bilen bakıcılar aldık evlerimize ve oyun ablaları yine varı bir noksan!..

        Sonra serdik önlerine teknolojiyi tabletler ve son teknoloji telefonlar; yine ters giden bir şeyler vardı; çünkü çocuğumuz bizimle iletişimi kesip sanal bir dünyaya girdi…

        Durduk düşündük ne yapalım diye! Marka okullara verdik çocuklarımızı o okullar ki müdahale bile ettirmiyordu velileri okulun işleyişine !.. çok uzakta bir hatıra ara- sıra kulağımıza “çocuğunu en iyi sen tanırısın” dese de, el-gün en iyisini yaptığımızı söylediler! Sonra mutsuz teknoloji bağımlısı ve sosyal iletişimden kaçan ama iki dil bilen testleri sorunsuz çözen ama basit bir kitabı anlamaktan uzak çocuklar yetiştirdik!

        Sonra aramızda fark eden birileri yaşam koçu oldu, danışman vb.. bize önemli olanı hatırlamamızı istedi…

        İşte benim sırrım unuttuklarımız!

        Biz iyiliği unuttuk; dünyayı iyilik kurtaracak!..

        Sonra iyi bir dünya değil iyi hale getirebilecek dayanıklı bireyler yetiştirmemiz gerektiği unuttuklarımızdan biri; Atalarımızın sözleri geldi aklımıza “Ben sana padişah olamazsın demedim; adam olamazsın” dedim. Bilgi verdik; vefayı unuttuk; eşya verdik minnet duymayı unuttuk; oyuncak verdik anne-baba olup onunla oynamayı ve nitelikli masallar anlatmayı unuttuk!

       Şöyle bir hatırlayın en son ne zaman gerçekten ağız dolusu güldünüz çocuğunuzla yada ne zaman; üstünüz başınız kir içinde oyunlar oynayıp keyif aldınız!.. Bizler önce kendimize sonra yetiştirdiğimiz çocuklarımıza- mutlu olmayı, mutlu olursak başaracağımızı –iyi olmayı çünkü iyiliğin sihirli olduğunu Sonra sevmeyi öğretmeliyiz çocuklarımıza !..

      Hayat çok kısa bir yolculuk –mış gibi yaşamak için; gerçekten bir sır duymak istiyorsanız!.. önce kendi unuttuklarınızla ışık olun!.. sonra çocuklarınıza bir meslek yerine iyi insan olmayı öğretin!.. Bugünkü aramızdaki sırda bu olsun!.. Sır tutamadığımız için herkesle paylaşacağım!   Sevgilerle …