dodicocuk @ hotmail.com

    Merhaba Sevgili Dostlarım!

    Bu hafta sizinle sohbet konusunu kelimelerin gücü ve emek nedir? Biz emeğin değerini biliyor muyuz? Belirlemek isterim!

    Bizim günlük yaşamımızda kullandığımız kelimeler; eğer bir yazışma hitap ve konu anlatımı yaptığımız mekanlar değilse azalır; hatta günümüzde kısa kodlara dönüşür! telefonlarda (Slm ,tel v.b.) yazı yazmayı unutan ellerimiz için içimizde biriken hikayeleştirmek pek mümkün olmaz ! Çünkü en özel kelimeyi bulamamışızdır! diyelim ve kısacık bir masal anlatayım sizlere.

Zamanın birinde bir heykeltıraş dünyanın en güzel kadın heykelini yapacağını söylemiş! ve yapmışta; görenlerin hayran olduğu bu heykele kendisi aşık olmuş; her gün heykele onun güzelliğini, ona olan aşkını ve sevgisini ifade eden sözcükler söylüyormuş! Masal bu ya; heykel canlanmış! Çok güzel bir kadın olmuş! Sevgi sözcükleri taşa can verirmiş derler! Bu masalı anlatanlar!

Söylediğimiz sözler; bizi biz yapar! Çalışkan, başarılı, akıllı, uslu, söz dinler; dediğimizde karşıdaki kişi bir süre sonra bu sözcüklerin gücü ile bu türlü bir davranış gösterir.

Öfkeli, Haylaz, Hırçın, Aptal, Tembel, Yalancı, Sevimsiz gibi sözcüklere maruz kalanlar da bir zaman sonra bu sözcüklerin gücü ile olumlu yaptığı davranışları unutabilirler!

Gördüğünüz gibi sözcükler sihirli ve çok güçlüler!

 O zaman; çocuğumuzla, eşimizle, çevremizdeki insanlarla konuşurken olumlu sözcüklerin gücüne inanıp bu yönde seçmeliyiz bence.

Çocuklarımıza seçtiğimiz sözcüklerle kimlikler edindirmeden önce onları tanıyıp kendilerini ortaya koyduklarında; kendi sözcüklerini bulmalarına yardım etmeliyiz.

Yapılan bir çalışmada ; bir Profesör aynı yaşta ; 5 çocuğu seçerek ; bir öğretmene ; bunların Üstün Zekalı , çok başarılı ve Yetenekli  Çok Özel çocuklar olduğunu söylüyor.Ve onları yılın sonuna kadar eğitmesini ; yılın sonunda çok başarılı olacaklarını ifade ediyor!..

Buradaki sihirli kelimeler neler , (zeki , başarılı, yetenekli , ve çok özel olmaları  ve öğretmen onlarla çalışmaya başlıyor çocuklar zaman zaman anlamadıklarında ; acaba ben mi, yetersiz anlattım deyip usanmadan bir daha anlatıyor! Ve çocuklarda bu kelimelerin gücü ile daha dikkatli ve daha motive olarak dinliyorlar ve yılın sonunda her alanda inanılmaz bir başarı! Ama işin gerçeği seçilen bu çocuklar; normal sıradan, hiçbir farklı, özelliği olmayan çocuklar!

Ama onlar sözcüklerin sihri ile başkalaşıyor ve değişiyorlar. Birde bu sözcükleri söylemenin yollarını bilerek söylediğimizde; örneğin ; emir kipi ile değil de ; rica ederek ve düşünce boyutunda olduğunu belirterek ! Kolay ve daha etkili bir iletişim olacağını düşünüyorum! Ne dersiniz!

Bu sözcüklerden bahsedince! Aklıma eski Yeşilçam filmleri geldi !.. Filmdeki kahraman kötü olsa bile rica ederim; diyerek başlardı yaptığı kötülüğü anlatmaya bile!

Ve sözcükler kadar kıymetli olan bir şeyden daha bahsetmek istiyorum sizlere!...

Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük güç ve miras nedir sizce! Çok para mı; ya da çok güzel binalar mı, ya da arabalar mı?

Biliyorum biraz tebessümle nedir diye geçti aklınızdan ve çoğunuzda benimler aynı şeyi düşündünüz!

Çocuğunuzun kendi gücünü keşfetmesi ve verdiği emek ve zamanla başardığı şeyin onun en güçlü yanı olduğunu öğretmek olduğudur!

Çocuklarımız emeğin gücünü bilmiyor! Çünkü hiçbir şey için çaba sarf etmiyorlar! İstedikleri her şeye sahipler hatta daha fazlasına! Bu nedenler sahip oldukları ve içinde yaşadıkları şeylere yeterince değer vermiyorlar diye düşünüyorum!

Bunun en büyük sorumluluğu biz yetişkinlerde! Zannettik ki çocuklarımız akademik olarak başarılı olurlarsa çok ama çok mutlu ve başarılı olacaklar ve biz tüm gücümüzü onların ders çalışmaları için en iyi ortamları hazırlamak için harcamalıyız! Ama görüyorsunuz ki hep birlikte yanıldık. Çok üzgünüm! Biz yetişkinler onlara gerçek sorumluluklar vermedik; onlarda her şeyi sınavlara girip çıkmak ve test çözmek gibi algıladı!

Oysa ki; bizim yapmamız gereken bir konuda gerçek çaba sarf etmesini sağlamak ve yaptığı olumlu ve olumsuz her şeye kendinin katlanmasını sağlayarak ; bir  iş üretmek , emek sarf etmek ve sonunda bunun başarısının kendine ait olmasını sağlamaktı!...

Şimdi kırklı yaşlarda olan bizler yaz tatillerinde çalışıp, kazandıklarımızla ya bisiklet alırdık, ya da okul başlarken defter ve kitaplarımızı!

Ve onlar ne kıymetliydi bizim için! Hatırladınız değil mi? kendi çocukluğunuzu! Bence kendi çocukluğumuzu bugün kocaman kucaklayıp iyice sırtını sıvazlayalım! Aferin bize ve bizi yetiştirenlere!

Bugünde sihirli güzel sözcüklerle ve emeğin gücünü hatırlatarak sizlere hoşçakal diyorum

 Sevgilerimle