nyildiz @ iskenderun.org

Bir şehir düşünün ki, belki de dünyada eşi benzeri olmayan...Dağ ve deniz arasında sıkışmış şirin mi şirin bir şehir…

Doğa güzelliğiyle diğer şehirleri kıskandıracak muhteşemlikte bir şehir ama Kültürel ve Sosyal yaşamdan yoksun...

Bu eksikliği muhteşemliğe yakışmayan hep kanayan yara olarak gördüğüm.

İskenderun da yaşayan 400 bine yakın insanın gözlerine sanki perde inmişçesine göremedikleri sosyal ve sanatsal tesislerin yeterince olmamasının bir türlü görmemeleri beni kahrediyor, bu şehir bunu hak etmiyor.

Neyi diyeceksiniz.

Yıllarca bizler bir ünlü tiyatro gösterisini, ünlü sanatçıların konserlerini, ünlü ressamların sergilerini, büyük alışveriş mağazalarını, cep sinemalarını hep İskenderun’da olmayışından dolayı tüm ihtiyaçlarımızı başka şehirlerde karşılamaya çalıştık, çalışıyoruz.

Hep düşünüyorum…

Neden bu kentte yaşayan bunca insan bunları yaşamak için İskenderun dışına çıkmak zorunda kalıyor?

Neden bütün bunları kendi kentimizde yapamıyoruz?

Sonuç olarak halen kentin ilerlemesi için yapılması gereken; birlik, beraberlik bir türlü sağlayamadığımızdan!

Ya siyasi çıkarlar, ya Ahmet, Mehmet kavgalarıyla bu kente şahsi çıkarlar bir türlü olması gereken yere gelmedi, gelemiyor da.

Niye benim, sizlerin, onların İskenderun’u cezalandırılıyor.

Ey memleketim! artık her bireyin elini taşın altına koymanın zamanı geldi ve geçiyor. Bizler belki de bazı şeyleri görmeyeceğiz ama geride çocuklarımız, torunlarımızı unutmayalım. Onlara öyle güzel bir gelecek bırakalım ki sanat ve sanatçılardan, spordan yoksun olmasınlar. Bütün bunları yapabilmek için belediyenin veya hükümetin atadığı, vali, kaymakamın görevi deyip beklemek yerine gerçekleştirmeye çalışmak her bireyin görevidir.

İyi bir yaşam birlik ve beraberlikle gelir…

Ey yurdumun insanları!

Ünlü tiyatro sanatçılarının oyunlarını izlemek istiyoruz. Ama Maalesef tiyatro salonumuz yok!

Ünlü sanatçılarımız konserlerini izlemek ve dinlemek için konser alanımız yok!

Ünlü sanatçılarımızın resim sergilerini tablolarını seyretmek istiyoruz. Sergi salonumuz yok! Uluslararası paneller yapmak istiyoruz. 5 yıldızlı otellimiz yok!

Büyük mağazalarda marka alışveriş yapmak istiyoruz yok!

Ünlü basketbolcular maç yapmak isteseler kapalı spor salonumuz yok!
Gençlerimizin yazları dinletiler, oyunlar oynayacak anfi tiyatro alanları yok. yok yok…

İskenderun’um hep bunlar unutulmuş, geriye atılmış. Hâlbuki bir gelişmiş kültürlü, sportmen genç neslin yetişmesi ülkesine faydalı bir birey olması için bunların bir şehirde olması gerekenler. 

Bakın Tiyatro salonu olarak fazla büyük olmayan, hiç bir ünlü tiyatro ekibinin ses ve küçük salon olduğunu söyleyerek gelmedikleri Kültür Sarayımız var.

Bir ikincisi yok. Konser yapılacak Anıt alanımız var bir ikincisi yok. Sergi açılacak Halk Eğitim Merkezi salon kullanılıyor, bir ikincisi yok. 5 yıldızlı otelimiz yok, kapalı spor salonumuz yıkıldı, halen de yapılacak. Bir ikincisi yok ne yazık ki yok. Bunlar hayatımızın önemli yerini kaplayan ve olmazsa olmazlarıdır.

Sosyal faaliyetlerden yoksun bırakıp kendimizi evimize kilitliyoruz.

Bu gerçekler ışığında yazımı Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü ile noktalamak istiyorum: “Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur.”