kocagazi @ gmail.com

Arap Baharı ile başlayan kanlı iç savaşlar ve gittikçe daha da radikalleşen terör örgütleri bölgemizi adeta bir ateş topuna çevirmiştir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın çevrelediği Doğu Akdeniz’in tam ortasında Kıbrıs Adası bulunmaktadır. Güvenlik konusunun temel mesele olduğu bu bölgede Ada stratejik bir üs konumu almıştır.

Kıbrıs Türkiye için hem stratejik bir üstür hem de oradaki soydaşlarımızın bir numaralı garantörü Türkiyedir. Üstüne üstlük Doğu Akdeniz petrollerinin münhasır ekonomik sahalarının ortağıyız. Rum tarafı bu konuda Türk tarafının hak ve hukukunu görmezden gelmesine rağmen Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz petrolleri üzerine vazgeçilmez bir payı vardır. Konu şakaya gelmeyecek kadar önemlidir. Gelecek zamanlar için bu konuya önem vermezsek veya kandırılırsak ülke olarak çok çile çekebiliriz. 1974’ten beri iki toplum ayrı bölgelerde huzur ve barış içerisinde yaşanmıştır. Rum tarafı Türk askeri adayı terk etsin, garantörlük hakkından vazgeçsin diye Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne baskı uygulamaktadır. Biz çekilirken sizde yarım kalan soykırımı bitirin.Öyle bir şansınız yok. Türkiye garantörlük hakkından vazgeçemez. Uzun vadede Kıbrıs’ta yaşayan Türk soydaşlarımızın ve trilyon dolarlık petrol rezervlerinin kaderi düşman eline bırakılamaz.

Uluslararası güçlerin emperyalist dayatmaları tamamen Rum yanlısıdır. Bu dayatmalar karşısında Türk hükümetine düşen görev direnmek ve asla teslim olmamaktır. Harpte kazandığımızı masada verirsek bunun vebalini kimse kaldıramaz.

Bir yanda Suriye’deki iç çatışmalar ve belirsizlik, diğer yanda Irak’ta devam eden çekişmeler bizi çok temkinli olmaya davet etmektedir. Amerika PYD gibi terörist grupları destekleyerek Suriye’nin kuzeyinde ve sınırlarımıza bitişik bir kanton devlet inşa etmeye çalışmaktadır. Türkiye’nin tüm girişim ve itirazlarını duymazdan gelen Amerika bu destekten vazgeçmediği gibi Kuzey Irak federal devletinide el altından kışkırtarak bağımsızlık ilanı yolunda ilerle demektedir. Kuzey Irak’ta Kürtlerin kontrol ve isteğiyle oluşan bir referandum bölgeyi kaosa sürükleyebilir. Irak’ın bütünlüğü bozulursa gerilim daha fazla artarak sonu gelmeyen çatışmaları başlatabilir. Bu gerilimin merkezinde kalacak olan Kerküklü soydaşlarımız ise varlıklarını kaybetme durumuna gelebilir ki bence bu Türkiye için bir savaş nedenidir. Eğer biz Kıbrıs’ı veya Kerkük’ü orada yaşayan soydaşlarımızı koruyamazsak, onların güvenlik tedbirlerini alamazsak kendi topraklarımızı da koruyamayız.

Gelelim Katar meselesine… Yıllardır petrol ve doğalgaz satarken dolar kabul etmeyen İran’ın yanına ağırlıklı olarak Çin’e doğal gaz satacak olan Katar’ın eklenmesi Washington’u rahatsız eden konuların başında gelmektedir. Katar finansal olarak bir süredir Çin’le yakın temas halindedir. Çin para birimi Yuan’ın uluslararası para fonu tarafından SDR sepetine dahil edilmesi ticari işlemlere kolaylık getirdiği için Katar’ın Çin’e olan gaz ihracatı Yuan ile olabilmektedir. Amerika’nın hoşlanmadığı bu gelişmelerin üzerine kürt politikasına karşı çıkan Türkiye’yi de bu arada cezalandırmak amacıyla Katar’a operasyon yapıldı. Çünkü Türkiye ticari ve askeri alanda Katar’la çok yoğun bir ilişki içinde.

ABD kongresinin İran’a ve Rusya’ya yaptığı yaptırımlar ile körfez ülkelerinin Katar’a uyguladıkları yaptırımlar birbiriyle bağlantılı.Yaptırımların arkasında Basra körfezindeki İran ve Katar a ait dünyanın en büyük doğal gaz rezervleri ve ticarette kullanılan döviz savaşı var.ABD dünyada gücünü nispeten kaybeden ancak rezerv para olarak dünya ticaretine etkin olarak yön veren doların zayıflamasına asla izin vermeyeceğini belirterek ters yönde hareket edenleri terörist olarak ilan etmektedir.

Milletler arasında ebedi dostluk olmadığı gibi ebedi düşmanlıkta yoktur.Olay milli menfaatlara göre gelişmektedir.Nato da müttefikimiz olan Amerika sık sık stratejik ortağım Türkiye’ dir demesine rağmen kendi menfaatine bölgesel olarak daha yakın gördüğü için terörist kürt gruplarını Türkiye’ye ragmen desteklemektedir.Bizim ülke ve millet olarak gerçek dostumuz ne yazık ki pek az.Ancak ALLAH bu güzel ülkeyi ve bu asil milleti koruyup gözetiyor.İnşallah bu ateş çemberinden de kurtulacağız.