hasankorkmaz68 @ mynet.com

Bir kenti 3 dönem, yaklaşık 15 yıl yönetmek öyle kolay bir iş değildir. Günahıyla sevabıyla, seveniyle nefret edeniyle, öyle ya da böyle bu şehirde iz bırakan Sn. Mete Aslan, İskenderun Belediye Başkanlığına Demokrat Parti’den, 10 yıl aradan sonra yeniden aday oldu.

Siyaset ve koltuk işte böyle bir şeydir. Aradan yıllar geçmiş, yaşınız ilerlemiş bile olsa, o koltuğa oturmak her zaman aklınızdadır. O koltuğu isteyen kişiye sorsanız “Memlekete ve millete” hizmetten başka hiçbir şey düşünmediğini söyler. Gerçekten de öyle midir? Tabii ki mümkündür. Şayet halkta da bir karşılığı varsa ve o şehrin insanları, o kişiyi, o koltukta görmek istiyorlarsa, o kişi de gelir, aldığı oylara sırtını dayayarak o şehri yönetir. Bu son derece normal bir durumdur.

1994’te  Belediye Başkanlığı koltuğuna ilk oturduğunda 50 yaşında olan        Sn. Aslan,  takip eden 1999 ve 2004 yerel seçimlerinde de koltuğu kimseye kaptırmadan, İskenderun Belediye Başkanlığını 65 yaşına kadar sürdürdü ve şehre önemli hizmetlerde bulundu. 2009 yerel seçimlerinde ise sürekli desteğini aldığı etkin insanlarla ters düştü ve devamlı ittifak yaptığı siyasi partinin desteğini alamadığı için de seçimi kaybetti ve kendi deyimiyle “hukuk eğitimi almak için” yıllar sonra tekrar üniversitenin yolunu tuttu.  Bu arada 2014 yerel seçimlerinde Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına da MHP’den aday olup kaybeden Sn. Mete Aslan, 2019 yerel seçimlerinde 75 yaşında olarak, tekrar meydanlarda ve İskenderun Belediyesine talip.

Okuduğunuz üzere, 1989 yılından bu yana hiçbir seçimi boş geçmemiş ve sürekli aday olmuş. Yukarıda belirttiğim gibi koltuk sevdası mı yoksa millete, memlekete hizmet sevdası mı bunu okuyucuların takdirine bırakıyorum.

Mete Bey’in önemli denilebilecek bir belediyecilik ve seçim propaganda tecrübesi olduğu aşikâr. Diğer adayların aksine, en büyük projesinin “huzur” olduğunu söylüyor. Hak, hukuk diyor, nizam diyor, şehir adabı diyor. Tabii doğal olarak geçmişte yaptığı işlere güvendiği için proje söylemlerine fazla girmiyor. Zaten şehir estetiğinin nasıl yapılması gerektiğini iyi bildiği için de  kafasında yapmayı planladığı işlerle ilgili fazla endişe duymuyor. Sloganı ise ilginç ve yaratıcı ; “Gelen gideni arattı dediniz, giden geri geldi.” Kabul etmek gerekir ki şehri uzun yıllar yöneten bir aday için güzel bir slogan. Fakat unutulmaması gereken bir durum var ki  o da ;  İskenderun Belediyesinin artık tamamen bağımsız bir belediye olmayıp, Büyükşehir Belediyesine bağlı olduğudur. Kısacası; yönettiğiniz şehirde eskisi gibi yüzde yüz değil, sadece yüzde 17’lik bir sorumluluk oranıyla ne yapabilirsiniz ki?    

15 yılda İskenderun’un tek hakimi olduğu dönemde, ne gibi hizmetler yapmış, girersiniz Google’da inceleyip bakarsınız veya o dönem parti gözüyle bakmayan tarafsız, tecrübeli seçmenlere sorarsınız, ona göre karar verirsiniz. 1989’dan bu yana 30 yıldır her seçimde aday olan, bu seçimlerin üçünü kazanan Mete Bey, 75 yaşına gelmiş olmasına rağmen hala pes etmiyor. Şayet seçimi kazanırsa görev süresi dolduğunda 80 yaşını geride bırakmış olacak olan Sn. Aslan, bu durumda da Türkiye Cumhuriyeti’nin günümüzde,         Sn. Yılmaz Büyükerşen’ den sonraki galiba en yaşlı belediye başkanı olmuş olacak ve bu şehrin siyasi tarihine ilginç bir şekilde damga vuracak. Seçim nasıl sonuçlanır bilemiyorum; lakin Sn. Mete Aslan’ın sürekli “Ben, belediyeciliğin duayeniyim.” deyip seçim sahnesinde boy göstermesinin, İskenderun’da yerel seçimlerin heyecanlı geçmesine neden olduğu kesin.

Seveni de çok, sevmeyeni de çok olan, kıdemli bir siyasetçinin kazanamasa da,  bu yerel seçimin sonucuna direkt etki edecek  bir numaralı kişi olduğu o kadar açık ki! Diğer ittifaklara nazire edercesine, bizimki de  “İskenderun İttifakı”  diyerek yola çıkıp, sahada olağanüstü performans gösteren Sn. Mete Aslan’a başarılar diliyor, bütün bu mücadelelerin sonucunda asıl kazananın İskenderun olmasını temenni ediyorum.