dodicocuk @ hotmail.com

Duygularımız mı yönetir; Beynimizi! İnsanın kırılınca kalbi; çok üzülünce… Neden vücudu da hastalanır! Yeteri kadar nefes almaz; vermez ve hareket etmez beden!

O güçlü, azametli ve en değerli Beyin; engelleyemez bu çöküşü!

İşte o zaman bir kılıf olan bedenimiz; hastalanır ve yaşlanır! Gün ışığını görmez, yediğinden içtiğinden tat almaz! Çevresine saçtığı ışık ve enerji solmaya başlar!

Kalbi incinen beden; çok sevdiği şarkıları duymaz; eşlik ettiği zamanlar, unutmuştur dili; sesleri ve ezgileri!

Uyku kaçıştır; çok ama çok uyur, kimseyi görmez, duymaz içine döner; ışıklar sönmeye ve sis çökmeye başlar, bedenin üstüne!

Tutmak istemez hiçbir eli, ailesi bile yabancıdır ona; kırılan kalp; tekrar atması için; incindiği şeyin düzelmesini bekler umutla;

Zaman zaman o umut onu tekrar ışığa doğru çeker ve beklentileri olmayınca çöküş çok daha hızlanır!

İşte dostlar asıl olan kalbimizdir! Ve fark etmeden sarf ettiğimiz sözler, istemeden kırdığımız kalpler neler yaşatır zavallı BEDENE! İnançlarımızın gereği ölüm haktır. Her canlı bir gün ölümü tadacaktır; o zaman bedenimizden ruhumuz ayrılır ve ebedi dinlenmeye çekilir!

Ama kırdığınız kalpler; sizin farkında olmadan sarf ettiğiniz sözler insanı yaşarken öldürür bazen!

Beden en çok bu zamanlarda zayıflar ve savunmasız kalır; işte o zamanda kapıda bekleyen, hastalıklar çalar kapısını bedenin; kanser, tümör, kalp krizi vb.

Sizi inciten bazen; sizin güçsüzlüğünüzdür; beklersiniz anlamasını sizi sevdiklerinizin; bazen sizden beklentileri karşılayamamaktır; anlayış ve destek beklersiniz! Ama bunlar hiçte beklentiniz gibi olmaz!

‘Söz ola bal ile şeker, söz ola ağu ile zehir ’bir kelimenin söylenmesinin bence pek çok yolu ve şekli vardır! Söylediğiniz; sözün şiddeti, beden diliniz,  vurgunuz! Zamanı; karşınızdaki kişinin bununla ilgili beklentisi ve daha pek çok şey sizi bir sözle yerle bir eder!

İnanmak gerek kelimelerin gücüne; dualar kelime ile ise ,yapılan ,büyüler efsunlar kelimelerleyse , o zaman nasıl yok sayarız onların gücünü!

Yaşadığımız dönemde; kelimelerle savaşlar yapılmakta ve hiç tanımadığımız insanlara bile sarf ettiği sözlerden dolayı düşmanlık beslemez miyiz?

Öfkemiz katmerleşerek artmakta ve gücümüzün, sözümüzün özümüzün yetmeyeceği işlere bile kinlenip kızmaktayız!

Aslında yakın çevremizdeki insanlarda başlayıp gerçekten kırmadan incitmeden; onların duygularına saygı duyarak davransak, empati kursak, gerçekten dostlarımızın yanında olsak Nasılsın! Kelimesini kalpten söylesek,  bir arkadaşlık kardeşlik içinde olmasak belki de; bu naif kırılgan bedenlerimizi son dönemlerde artan; kanser, tümör, kalp krizi gibi hastalıklardan koruruz!

Sevginin gücüne; kelimelerin gücüne inanırsak ; belki kırık kalpleri onarır ,onların tekrar ışığa kavuşmasını sağlarız!

Fısıltıyla olsa bile onlara yalnız olmadıklarını ,hep orada olduğunuzu ve yaşanan hiçbir şeyin onun suçu  olmadığını ,söylersek  bu fısıltılarda gün ışığına tekrar kavuşur kalpler ! Umudu kaybetmeden kalp kırmadan sevelim birbirimizi ve unutmayalım hepimizin tek bir ömrü var!