dodicocuk @ hotmail.com

Merhaba Sevgili Dostlar;

Tatil rehaveti bizi de sardı diye düşünmeyin! Biz Çalışmaktan yazmaya zaman bulamıyoruz! Kusurumuzda bu olsun bu yazımızda da

yazla birlikte çocuklarımızın yerleştirme sınav sonuçları geldi! Çalışan başardı; çalıştığını düşündüğümüz ve çocuklarımızın gerçeğini göremediğimiz çocuklarımız sıkıntı yaşadı! Kim suçlu; pek çok lise dengi okullara yerleşemeyen çocuk var! Ve ülkemizde zorunlu eğitim 12 yıl Üniversiteler barajı geçemeyen çocuklarımıza bile 2 yıllı hak tanımaya başladı!

Bir iki tane yaşanmış olaylarla konuyu bağlamaya çalışalı mı?

Devletimiz çocukların ilkokula başlama yaşını 72 ay üzerinden yapıyor ve hazır olmadığını düşündüğümüz çocukların RAM raporu almasını istiyor! Aileler de çocukların bir raporla yaftalanmasını istemediği için çeşitli özel okullara çocuklarını yerleştiriyor! Çocuğun hazır olmaması onun öğrenmesi ile alakalı değil oysa ! Zamanı kullanma, kurallara uyma, dayatmalarda davranış geliştirme ve pek çok şey! İşin aslı aslında çocukların bireysel ayrılığı ve maalesef ülkemizde 7 yaşına gelmiş her çocuk okula gitmelidir dayatması !...Gitti ; sonra ne bekliyor bu çocuğu okul hayatında !... İki yılı bir şekilde geçirecek yada sınıfın yerinde duramayan yaramaz ve hiperaktif çocuğu olacak! Sınıf öğretmeni eminim deneyecek ama başaramayınca kolayca vazgecip; kendisini dinleyen çocuklarla yola devam edecek! Çünkü Çocuklarını Kasım ayında okutmuş olmak temel hedefi olacak! Eee çocuğumuz henüz bu okumanın tam olarak zihninde yerini bilmeden okuyup-yazınca ne olacak !...3.sınıftan sonra okula gitmekten hoşlanmayan çocuklar olacaklar. Ve yine sevgili aileler çocukları için, kurs, özel ders, özel öğretmen arayacak! Çocuklarımızı mahvetmenin ilk perdesini hep birlikte tamamladık! Kutlayın kendinizi!

Bunun yerine çocuğumun yaşı 7’de olsa onun zamanını bekleseydik; 8 yaşında zamanı kullanmayı ve dinlemeyi öğrendiğinde başlasaydı bu masal çocuğum için daha iyi olmaz mıydı?

Bu sadece başlangıçtı! Sonra bu çocuklarımızın hayatında en büyük olumsuzluklardan birisi de teknoloji kontrol edilemediğinde çocuklarımızı bağımlı yapan ve sosyal ilişkilerini gerçek yaşamda yerle bir eden oyunlar, diziler, çizgi filmler, sosyal medya  vb. Ders çalıştığını düşündüğünüz çocuklarınızın kendi yanlışlığında bir bağımlı olduğunu yıllar sonra keşfedersiniz!...

Bizler ki; çocuklarımıza zararlı diye süt markalarını, mamalarını özenle seçen bizler !... Cildini korumak için en iyi koruyucuları alan bizler; çocuklarımızı kendi ellerimizle zehirledik! En iyi telefonları tabletleri, bilgisayarları aldık; onları en iyi ilköğretime yolladık, hatta alışsın diye anaokulu yaşındayken! Sonra işte bu her şeyi özel olan çocuklarımız  ülkemizin ölçme-değerlendirme yöntemlerinden sıfır çektiler !...

Bütün emekler , maddi manevi yatırımlar uçtu gitti; Çocuklarımız mutsuz ,biz mutsuz!

Bu arada aile olmayı, çocuklarımızı anlamayı çocuklarımızın vicdanlarını da kaybettik!

Ülkemin sevgili anneleri, babaları uyanın artık bu gaflet uykusundan!...Pırıl pırıl çocuklarınız karanlık bir tünelin önünde yığılmakta!...Kazansalar bile sevmedikleri meslekleri , yada bitiremedikleri bir üniversiteleri olacak !...

Ne mi? yapalım ; çocuklarımızı okul öncesinden itibaren iyi gözlem yapalım ;çocuklar size kendilerini anlatırlar ;onlar hazır değilse ülke kurallarını bir daha tartışalım; teknolojiyi böyle denetimsiz sunanları konuşalım ;özel ve devlet okullarımızdaki sistemleri ve öğretmenleri konuşalım ; körü körüne bağlamayalım!...Kıyamadığınız kuzunuz büyüdü diye böyle çabuk harcanmasın !...Ülkem için gerçek meslek sahipleri yaratalım!...Ömür çok kısa bunu unutmadan gerçekten önemseyerek yaşayalım.