cahidegali @ gmail.com

AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER…

Bir yıllık maraton artık bitiyor. Türkiye’deki sınav süreçlerinin hem aileler hem de çocuklar için oldukça stresli geçtiğini biliyoruz. Çocuklar bu süreçte bir yandan sınava hazırlanırken, diğer yandan yaşadıkları gelişimsel dönem olan ‘ergenlik’e alışmaya, ani duygusal ve fiziksel değişimlerini anlamaya çalıştılar. Aileler ise üniversitenin ve meslek sahibi olmanın ilk basamağı olan lise hazırlığında çocuklarının geleceğini belirleyecek bu sınav için kaygılandılar. Son bir yıl çoğunuzun evinde  bu duygular hakimdi.

Peki sona geldiğimiz bu günlerde nelere dikkat etmeli?

-Son dönemde çocuklar ‘acaba yapamayacak mıyım? İstediğim gibi geçmezse ne olur?’ gibi kaygılar yaşamaya başlar. Bu durumda unutmamanız gereken en önemli şey her çabanın, emeğin bir karşılığı olduğudur. ‘Emeklerinin karşılığını alacağına inanıyorum, sana güveniyorum’ şeklinde cümlelerle olumlu iletişim sağlamanız çocuğunuzun motivasyonunu ve kendine olan inancını arttırmasını sağlayacaktır.

 -Aile büyükleri en az ebeveynler kadar heyecanlıdır.  Büyükanneler ‘dur bir okuyayım torunumu’ der, amcalar teyzeler her fırsatta başarı dileklerini sunar, başaramazsan da ‘canın sağolsun’ diyerek aslında çocuğunuzun en tedirgin olduğu yere parmak basmış olur. Çünkü durum çocuklar için pek de ‘canım sağolsun’’ şeklinde değildirJ Aile büyükleri dışında komşular, arkadaşlar hepsinin söyleyecek bir sözü vardır ve sınav öncesi bol bol öğütlerle başarı dileklerini iletirler. Tüm bu yapılan konuşmalar çocuğunuzun heyecanını oldukça arttıracaktır. Kendini geri dönüşü olmayan dipsiz bir kuyuya gidiyormuş gibi hissetmemesi için, bu görüşmelere doğrudan maruz kalmasını engellemenizi şiddetle tavsiye ederim.

-Çocuklar son ana kadar vicdanen de olsa çalışmak ister ve bu normal bir durumdur. Ancak kısıtlı sürede yeni bir şeyler öğrenmesi oldukça zordur hatta yeni bir şey öğrenmek kafasının karışmasına neden olabilir. Bu yüzden son güne kadar ders çalışsın ancak yeni bir şeyler öğrenmek yerine tekrar testleri çözerek ve konu tekrarları yaparak son günleri değerlendirmesi emin olun çok daha yararlı olacaktır.

-Sınavdan önceki akşam ve sınav sabahında her zaman ne yapıyorsanız o şekilde vakit geçirmelisiniz. Çocuğunuz zaten heyecanlı ve stresli olacağından durumu normalleştirmenizde fayda var. Okunmuş pirinçler, sınavın önemi için kurulan cümleler, panik tavırlar, kaygılı bakışlar… bunların hiçbirine gerek yok. Çünkü sizin duygularınız, rahatlığınız ve kaygınız, her şey doğrudan çocuğunuza yansıyacak bunu lütfen aklınızdan çıkarmayın.

-Sınava giderken giyineceği giysiyi bir gün önceden hazırlaması sınav sabahı zamanı daha iyi yönetmesini sağlayacaktır. Ortamın sıcaklığına göre rahat giyinip çıkarabileceği kıyafetler giyinmesi sınav anında daha rahat olmasını sağlayacaktır. Bazen bu detaylar akıldan çıkabiliyor, sabah evde bir koşuşturma yaşanabiliyor, kimlik kartı vs. bu hazırlık sürecini de ihmal etmeyin.

-Sınav sabahı en geç saat 09:00’da sınava gireceği okulda bulunacak şekilde zaman planlamanızı yapmanız gecikme telaşı yaşama ihtimalinizi engeller. Zaten herkes içinden gergin ve stresliyken sınav sabahında yeni streslere hiç kimsenin ihtiyacı olmayacak!

Ebeveynler bazen çocuklarından daha stresli ve gergin olabiliyor ancak bu çocuğunuzun sınavı ciddiye almadığını değil sizin sınava olması gerekenin üstünde önem verdiğinizi gösterir. Hiç şüphesiz aile olarak çocuğunuzun iyiliğini ve geleceğini düşünüyorsunuz. Bu duygunuzu aranızdaki olumlu iletişimle açığa çıkartmanız emin olun tüm aile üyeleri özellikle de çocuğunuz için çok daha yararlı olacak! Olumlu iletişimi, ‘Bildiğin öğrendiğin ne varsa sınavda dikkat et, yapabileceğine inanıyorum, sana güveniyorum gibi cümleler ile sağlayabilirsiniz.

Sınavların ardından, sonuç ne olursa olsun, çocuğunuzun ruhsal ve fiziki sağlığının sonuçtan çok daha önemli olduğunu unutmayın ve tabi ki çocuğunuza da unutturmayın.

Emeklerinin karşılıklarını görecekleri başarılı bir sınav dilerim.