nyildiz @ iskenderun.org

Denetimli Serbestlik Yasası altında son değişikle karısını döven ya da tehdit eden kocalar. Bu onanan yasa ile Türkiye de yaşayan kadınlarımızı kadın, erkek eşitliğinden ayrıştırıp kadınlarımızı adeta aşağılayıp yok saymaktadır.

 

       Kadınları koruma adına kanun çıkarıyor ve eşlerini dövenleri ve tehdit edenleri bu kanunla cezaevine atıyorsunuz. Ardından sözde denetimli serbestlik adına bu insanları (!) tekrar serbest bırakıyorsunuz. Bu gün bu yasa teklifini verenler ve yasayı onaylayanlar hangi vicdanla analarının, eşlerinin yüzlerine bakacaklar?

 

       Şimdi soruyorum; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve mevcut AKP Hükümeti, Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı’nı neden kurmuş başına da bir bakan atamıştır? Peki bu bakanlık kadınların haklarını savunamayacaksa, tabela bakanlığı yapacaksa, bu bakanlığı fesh etsin. Dayakçı kocaları koruma bakanlığını kursun derim.

 

       Kadınlarımızı bu devlet ve devletin başı koruyamayacaksa, yasayı onaylıyorsa bu memlekette kadın ve erkek eşitliğinden, ‘her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır’ sözlerini ağzınıza almayacaksınız. Bu ülkede kadın ve erkek eşitliği hakları tanındığı günden bu yana ülkemizde her iş alanında çok büyük rol oynamaktadır. Kadınlarımız, ülkemizde başbakanlık, bakanlık, milletvekilliği, öğretmenlik, doktorluk, mühendislik belediye başkanlığı, muhtarlık, işkadınlığı gibi birçok meslekte rol alıp katkıda bulunuyorsa kadının adı ve ayrıcalığı olmalı.

 

        Onun içindir ki bu yasa bana göre kadının rencide yasası olmuştur. Bir an önce iptal edilmesi gerekir. Kadınlarımızın hakları, kadınlarımıza geri verilmelidir. Biraz olsun sizi doğuran annenize saygınız varsa Denetimli Serbestlik Yasası altında çıkarılan bu yasayı tekrar gözden geçirilmelidir. Çünkü kadınlarımız bizlere verilen Allah’ın bir lütfüdür.

 

       Nazım Hikmet’in kadınlar için yazdığı bu güzel şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kadınlarımızı o kadar güzel anlatmış ki.

KADIN

Kimi derki kadın

Uzun kış gecelerinde

Yatmak içindir.

Kimi der ki kadın yeşil bir harman

Yerinde dokuz zilli

Köçek gibi oynatmak içindir

Kimi der ki ayalimdir

Boynumda taşıdığım vebalimdir

Kimi der ki hamur yoğuran.

Ne o, ne bu, ne döşek ne köçek,

Ne ayal, ne vebal.

O benim kollarım, bacaklarım

Yavrum, annem, karım kız kardeşim

Hayat arkadaşımdır.

     

        Anlayacağınız kadınsız bir dünya olmayacağını sizler, bizler, onlarda çok iyi biliyor ve gereken saygıyı, onuru toplum olarak vermek zorundayız.