avukatcihangir @ hotmail.com

Artık yadsınamaz bir gerçek toplum katmanlarında ve iletişimde sosyal medyanın rolüdür.

Medya üzerinden hakarete uğrarsak ne yapmalıyız,sosyal medyada telif ve reklamcılık,sosyal medyanın karanlık yüzü,sosyal medyada soruşturma,sosyal medyada kişisel ve ticari bilgi güvenliği veya neler suç olabilir,suç nasıl kovuşturulur,yasalar yeterli mi gibi pek çok soru sorulabilir.Tüm ve bunun gibi pek çok konu ciddi araştırmaların ,sempozyumların konusu olmaya başladı ve mecra kendi hukukunu yaratmaya devam ediyor .Peki bir sosyal medya yasasına ihtiyaç var mı.Konu geniş biz bu konuda bir fasıl açalım dedik.İncelediğimiz kadarıyla yararlı olacağını düşünüyorum zira hem mahkemeler ve hem de avukatların üzerinde durmadığı aslında geçiştirilmemesi gereken bu konuda gerek bilgi eksikliği gerekse uygulama hataları buna yol açmaktadır.

 

Diğer önemli konu ise bir sosyal medya yasasının ki “sosyal medya yasağı” olarak algılanıyor olması,siyasilerin sosyal medya konusunda ki bazı açıklamaları,hükümet açısından olumsuz bir yargı oluştuğu izlenimine neden olduğu bir gerçek.

 

Bir sosyal medya yasasına ihtiyacımız var mı bunda nasıl düzenlemeler olmalı?

Klasik suçlara bakıldığında hakaret, tehdit, suça tahrik, aşağılayıcı veya nefret söylemleri, dolandırıcılık vb Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre hali hazırda suç. Bu suçların işlendiği alan her yer olabilir.Sokakta,telefonda,internette işlenebilir bu suç.

 

Sosyal olsun olmasın medyayı düzenleyen yasaların önemli bir kısmı sosyal medya için de geçerli,

sosyal medyaya özel,yeni unsurların tanımlanması gerekir.

Bilişim suçlarına zaten girmeye gerek yok, onlar da var olan halleri ile zaten sosyal medyayı da kapsıyorlar.İfade ve haber alma özgürlüğü, haberleşmenin gizliliği, Başlığındaki üç konu da var olan yasalarla düzenleniyor.

 

İnternetin doğası,Sadece sosyal medyayı değil, daha geniş bir açıdan bakıldığında internet özelinde bir yasadan bahsediyorsak, internetin doğasının yasalarla düzenlenmeye pek de uygun olmadığını kabul etmek gerekiyor. İnternette yüzde yüz güvenlikten bahsetmek mümkün değil. Hiçbir yasa da interneti yüzde yüz güvenli hale getirmeyecektir.

 

Örneğin bu ülkede bir dönem YouTube yasaklanmıştı. O dönemde ortalama internet kullanıcıları bile DNS ayarlarının ne olduğunu öğrenmekte hiç zorlanmadılar.

 

Yasaların yapamayacağı,Yasalar nelerin suç olduğunu açıklayabilir ama insanları suçtan uzaklaştırmak için tek bir çözümü vardır; ceza. Çoğu zaman etkili bir yöntem olsa da, suçtan uzaklaştırmak için cezadan daha etkili bir yöntem daha var; eğitim.

 

Sosyal medya sadece Türkiye için değil, tüm dünya için yeni.

Bu kadar yeni bir kavramla ilgili olarak insanları ceza ile suçtan uzak tutmak bir çözüm olabilir ama uzun vadeli fayda sağlayabilecek yöntem farklı olmalı.

 

Sonuç Olarak,  internetin yasalarla sağlıklı bir şekilde düzenlemesi pek mümkün görünmüyor.

Ancak Bu işe yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının daha etkili olabileceği aşikar.

 

Facebook ve twitter ı ayrı ayrı incelemek gerekir ki en çok kullanılanlardır,

Öncelikle,Sosyal medya kamu mu yoksa özel alan mı

Fransa’da bir iş mahkemesi 2010 tarihinde Facebook ile ilgili olarak kamu-özel ayrımı konusunda önemli bir ölçüt ortaya koydu: Mahkeme kararında, Facebook hesabınının arkadaşların arkadaşlarına açık olduğunu, dolayısıyla tamamen özel bir alan sayılamayacağını hükmetti.

 

Yani siz sayfanızı herkese açtıysanız, artık burası benim özel alanım, istediğimi yazarım diyemezsiniz.

 

Kullanılan sosyal ağ kamusal alan sayıldığı ölçüde çalışan da dikkatli olmalı. Takipçi sayısı, hesabın açık ya da kapalılığı işverene verilecek zararın boyutlarını da arttırabiliyor. Yani her zaman sosyal medya karizması fayda getirmiyor da diyebiliriz.

 

Kurum adına sosyal medya kullanıyorsanız,

Kurumsal ilkeler kullanılmalı , örneğin şirket e-postaları özel amaçlı kullanılmamalı,işyerinde bir ya da 2 kişiye  işveren adına kullanma konusunda yetkilendirilmeli.Sosyal medyada tanıtım, reklam gibi konuların açıkça yazılı olarak düzenlenmeli ve önceden çerçeve çizilmeli.

Sosyal medyadaki haklarımız ve dikkat etmemiz gerekenler

Twitter’a gelirsek  hesabı olanlara soru ve cevap yoluyla anlatalım,

S- Twitter tuttuğu bilgileri neler?

C- Twitter kullanıcılarına ait bilgiler açık. Kullanıcı isterse yazdığı mesajlarla birlikte fotoğrafını, bulunduğu yeri, kısa özgeçmişini ve kendisine ait bir web sitesinin adresini adına açtığı mikroblogda herkesle paylaşıyor. Bunun dışında Twitter gerçek zamanlı iletişim esasına dayalı olduğundan, kullanıcıya ait bazı bilgileri belli bir süre için saklıyor.

S- bilgiler nasıl saklanır?

C- Twitter güvenlik birimlerinden gelen, devam eden hukuki bir süreç kapsamında bilgileri arşivleme taleplerini kabul ediyor. E-posta üzerinden de kabul edilen taleplerde kullanıcının Twitter adresinin belirtilip talebin bir yetkili tarafından imzalanması, Amerikan hukukuna göre ilgili yasa maddesinin belirtilmesi gerekir.

S- Bilgiler devletle paylaşılır mı?

C- ABD yasaları, Twitter’a gerekli durumlarda güvenlik güçlerine bilgi verme sorumluluğu yüklüyor. Şirket de bu kapsamda bir mahkeme kararı olması halinde mesajlar, DM’ler, fotoğraflar gibi kişisel bilgileri güvenlik birimleriyle paylaşabiliyor. Ancak Sahte isim üzerine sahte bir kullanıcı hesabı açmış olması durumunda şirket sorumluluk kabul etmez.

S- Twitter kişisel bilgilerini devletle paylaşırken kullanıcıyı bundan haberdar eder mi?

C-Eğer mahkeme bunun yapılmasının yasaklanması yönünde bir karar almadıysa, şirket politikası gereği kullanıcıya bilgilerinin güvenlik güçleriyle paylaşıldığını söylüyorlar.

S- Yabancı ülkeler nasıl yararlanır?

C- ABD kanunları, Twitter’a yabancı ülkelerin yasa kuruluşlarının da bilgi için başvurabileceklerini belirtiyor. Ancak bu yine ya ABD mahkemeleri üzerinden alınan bir karar ya da ABD ile yapılan bir karşılıklı hukuk anlaşması kapsamında olabiliyor. Twitter gerekçeleri inceleyerek bu tür talepleri de değerlendirir.Yazımızın yararlı olması dileklerimle.