dodicocuk @ hotmail.com

Öyle insanlar vardır ki gülünce gözlerinde yıldızlar parlar. İçinize alasınız gelir… Bakışlarıyla konuşur… Neşe verir, umut verir. Elinden tutup uçmak ne kolaydır o insanlarla.

Birde bakışları soğuk, içinizde buzdan kaleler kurabilenler vardır, ulaşılmazdır. Sonra iliklerinize kadar üşür şöyle bir titrersiniz, bu bakışlarla… Yaşamadınız mı bu deneyimleri, görmediniz mi bu gözleri… Eminim şöyle küçük bir tebessüm kondu dudaklarınıza.

Bugün umutları var edip, mucizeler yaratalım ve içimizi sımsıcak eden bakışlarla yazalım istedim günümüzü.

Öyle güzel kelimeler geçsin ki bugün aramızda ve hepsi gerçek olsun.

Hatta bugünün yazarı biz olalım ve yazdıklarımız, dileklerimiz gerçek olsun…

Bugün gazeteleri açalım ve üçüncü sayfa haberlerinde kanserin tedavisi bulunmuş olsun aynı zamanda ülkenin bilim insanları yaptığı çalışmalarla hayatınızı kolaylaştıran buluşlardan birine daha imza atmış olsunlar…

Bugün meclis toplantısı yapılırken ülke büyüklerimiz; öyle güzel kararları birlikte ve uyum içerisinde almışlar ki; izleyen tüm vatandaşlar çocuklarının da ileride politikacı olmasına karar vermiş. Gıpta ile izlemişiz…

Ülkemizin her toprağı güven ve refah içindeymiş…Kimse açlıktan , yokluktan, onu var eden topraklarından kalkıp, başka şehirlere göç etmiyormuş…

Öyle güzelmiş ki; toplumsal dayanışma. Belediyeler kendine ait arazilerde tarım yapıp şehir halkının geçimine katkıda bulunuyor, hem de paylaşarak çoğalıyorlarmış.

Dünyadaki tüm ülkeler dost ve dayanışma içinde yaşıyor. Yaşlı dünyamızın doğasına daha az zarar veriyor… Denizler, nehirler, göller, atıklarla kirlenmiyormuş çünkü çevre dostu fabrikalar varmış bütün gelişmiş ülkelerde. Tabi ki benim ülkemde de…

Komşu ülkeler, sadece ziyaret için ve güzel ülkemin tarihini görmek için geliyormuş ülkeme tüm dünya ülkeleri gibi. Ülke halkım dünya insanı olmuş, azıcık paralarıyla geziyorlarmış dünyanın tüm ülkelerini.

İnsanların dini; mezhebi, rengi, dili, birbirlerini anlamak ve sevmek için engel değilmiş. Herkes birbirine iyi davranıyor ve kişilerin özlük  alanlarına saygı duyuyormuş…

Bu alt bilincin olduğu ülkemdeki çocuklar, zorlamanın yarışın, akademik başarının zorlandığı okullarda ve sistemlerde değil, kişilik haklarına ve bireysel ayrıcalıklarına saygı duyulan bir eğitim sistemiyle eğitiliyorlarmış. Çok iyi müzisyenler, ressamlar, sinemacılar, heykeltıraşlar, sporcular ve bilim insanları varmış…

Öyle mutlu bir ülkeymiş ki ülkem; insanlar bakımsızlıktan, parasızlıktan, ilaçsızlıktan, yanlış tedavilerden ölmüyormuş. Doğal sebeplermiş ülkelerinde ölüm nedeni, sağlık problemleri değil.

Ülkemde; zaman zaman kötü şeyler olsa da; tek yürekle susturan iyi insanlar varmış.

Kırk yıl boyunca unutmadıkları gibi kahvenin hatırını; atalarını da güzel anılarla anıyorlar; ülkemiz ve dünya için yaptıkları için takdir etmeyi hiç unutmayan devlet büyüklerimiz varmış.

Öyle temizmiş ki dünya evrendeki bilmediğimiz gezegende yaşayan canlılar birbirlerine bizim dünyamızı hatta o kadar uzaktan bir mavi toz zerresi olan dünyamızı anlatırlarmış birbirlerine ulaşılmaz mutlu insanların gezegeni diye… Hadi gerçek olsun bütün bu umutlar…