dodicocuk @ hotmail.com

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…

Desem, başlasam bir masal anlatsam sizlere…

Karşımıza kötü kurtlar çıksa da, üvey anneler yaksa da canımızı, kötü kral alsa da tüm haklarımı elimden; bir iyilik perisi yada beyaz atlı bir şövalye çıkar mı karşımıza?

Zaman denen sihirli çark hızla dönerken, günü bile yetiştiremeyen dostlarımıza ayıracağımız bir dakika bile yoksa nasıl yaşamalı ve baş etmeliyiz bu zamanla…

Her şey de masallardaki gibi değilse, ya da masal gibi hayatımız var da biz farkında değilsek…

Aslında güzel bir kalp ve iyi bir gözle bakarsak olaylara ve yaşama, her olumsuzluğun içinde ararsak iyiliği, eskilerin dediği gibi varsa “her şerde bir hayır” işte o zaman yaşantımız bir masala dönüşür hem de çok güzel bir masala.

Biz güne başladığımızda; hem olumlu düşünceyle başlayıp, yapılan her kötülüğü iyiliğe çevirip yokluklardan varlık çıkartıp günü bitirdiğimizde inanın çok hafiflemiş olarak yatarsınız yatağınıza, başınızı koyduğunuz vicdan yastığında uyumak zor gelmez o zaman… Çünkü kulağımıza fısıldayan kötülük perisini susturmuşuzdur. Hep bize o sana neler söyledi, bak yine aynı şeyleri yapıyor! Selam verme sesleri yok olmuş gitmiştir…

Zordur aslında iyi olmak olaylara hep olumlu bakabilmek. Çünkü küçük bir dolduruşla kızarız herkese hiç kimsenin bize haksızlık yapamayacağını düşünür, kim oluyor da bana bunları söylüyor sözleri kalkanımızdır. Aslında farkında olmadan hep ben dediğimizi fark etmeyiz. İşte hep ben demek kötülüğün ve olumsuzluğun başlangıcıdır zaman yeni yıl da kendi güzel masalımızı yazmak için elimize alalım kalemi başlayalım öncelikle iyi dileklerle sonra hedefler koyalım kendimize. Önce küçük sonra büyük hedefler. Sonrasında karşımıza çıkan kötü canavarların, insancıl bir yönünü bulup değiştiremiyorsak onları onlarla yaşamayı öğrenelim. Belki önce biraz mesafeli canımızı yakmayacak kadar, sonrasında parçası olsun yaşadığımız masalımızın.

Sonrasında iyisiyle kötüsüyle bizim olan hayatımızın her anının keyfini yaşayalım sabah uyanmanın bir mucize olduğunu, kalkıp yürümenin keyfini, duymak çevrendeki tüm sesleri doyasıya mutluluk olsun !Sonra tadına vararak bir dilim ekmeği paylaşmak  sevdiklerinle ve sevdiğinle, bir of çekerek yudumlamak tadı acı , kendi keyifli kahveyi…

Küçük geldi belki bu mutluluklar! Ama inanın bütün bunların birazı olmadan yaşamın tadına varmak mümkün değil! Kısacık ömrümüze sığdırdıklarımız öyle az ki. O zaman bu yıl  ki masalımıza yapmak istediğimiz önce küçük 10 hedef koyalım. Baktık oluyor hedeflerimizi azıcık büyütüp devam edelim yaşamaya… Hoş geldin 2018… Tüm sevdiklerime önce sağlık sonra mutluluk ve iyilik getir… Benim ilk hedeflerim belli;

-Küçük tatillere çık en sevdiğinle,

-Dostlarını unutma,

-Ailenle daha çok buluş,

-Her gün küçük bir iyilik yap,

-Üşenme komşularının kapısını çal, ara ve kahve iç,

-Çocuklarını daha çok gör uzakta olsalar da,

-Bildiklerini paylaş… Başarının ve iyiliğin paylaştıkça arttığını öğrendim.