drserif71 @ gmail.com

             Katı yiyecekleri yemek, sıvıları içmek ve vücudun ürettiği tükürük ve mukusu yutmak için günde yüzlerce kez yutma işlevi gerçekleştirilir. Yutma eylemi oldukça karmaşıktır, alınan gıdanın çiğnenmesi ile başlar, çiğnenen gıdalar ağız içinde mukus ile karıştırılır, dil ile ağız gerisine doğru itilir ve nihayet belli kas ve sinirlerin yardımıyla yemek borusu ve mideye ilerletilir. Bu sürecin herhangi bir yerinde gelişen kesintide yutma güçlüğü oluşur. Yutma güçlüğü (diğer adıyla ‘disfaji’) gastroenteroloji ve kulak burun boğaz polikliniklerine başvuru nedeni olan önemli bir şikâyettir. Katı ve sıvı gıdaların ağızdan yemek borusu ve/veya mideye geçmesi sırasında zorluk hissedilmesi olarak da tanımlanabilir. Özellikle yaşlılarda olmak üzere tüm yaş gruplarında yaygın olarak rastlanır.

            Yutma güçlüğü orofarengeal veya özofageal (yemek borusu) nedenlere bağlıdır. Yutma eyleminin ilk saniyesinde eylemin başlatılmasında problemle giden durum orofarengeal yutma güçlüğüdür. Bu tip yutma güçlüğü en sık olarak nörolojik hastalıklara eşlik eder. Eylemin devamında oluşan yutma güçlüğü türü yemek borusu hastalıkları (özofageal yutma güçlüğü) nedenlerindendir. Yutma güçlüğü sağlıksız dişler, uygun olmayan takma dişler veya soğuk algınlığı (farenjit, bademcik iltihabı) gibi basit nedenlere bağlı gelişebilir. Yutma güçlüğünün en yaygın nedenlerinden biri de mideden yemek borusuna geri kaçış olarak bilinen reflü hastalığıdır. Bu durum mide asidinin yemek borusundan yutağa doğru yukarı hareketinin sonucu oluşur. Uzun süreli reflü ile yemek borusunda doku hasarı ve buna yanıt olarak darlıklar meydana gelir. Diğer nedenler arasında felç, ilerleyici nörolojik hastalık, ses teli hastalıkları, yemek borusu hareket ve kasılma bozuklukları (akalazya vs), yemek borusuna dıştan bası, yabancı cisim (yutulmaya çalışılan büyük et parçası, bozuk para, piller), ağız, gırtlak veya yemek borusu tümörleri ile baş boyun bölgesine uygulanan cerrahi operasyonlar, ışın tedavileri ve psikolojik bozukluklar (globus) sayılabilir. Bölgemizde sıkça karşılaştığımız diğer bir neden korozif madde alımıdır. Kişiler yanlışlıkla veya kasıtlı olarak yakıcı maddeler (çamaşır suyu, lavabo açıcılar, bazı deterjanlar) içmekte ve yemek borusu boyunca saniyeler içinde yaygın yanıklar oluşmaktadır. Bazı şiddetli olgularda buna bağlı yemek borusu yırtılmaları, hatta ölümler gelişmektedir.

            Yutma güçlüğünün yansımaları şunlardır: ağızda tükürük artışı, yiyecek ve içeceklerin boğaza takılması hissi, boğaz ve göğüste rahatsızlık hissi (mideden yemek borusuna asit kaçışı), boğazda yabancı cisim veya parça hissi, uzamış veya belirgin yutma güçlüğüne bağlı yetersiz beslenme ve kilo kaybı, yutma sırasında kolayca geçmeyen yiyecek parçaları sıvı ve tükürüğe ve bunların akciğerlere aspire edilmesine bağlı olarak gelişen öksürük ve boğulma hissi.

            Yutma güçlüğünün tedavisi altta yatan nedene özgü değişir. Neden belirlenebilmişse yutma güçlüğü tıbbi tedavi, yutma tedavileri veya cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Korozif madde (çamaşır suyu, lavabo açıcılar, bazı deterjanlar vs) alındığında kesinlikle kişiler kusturulmamalıdır. Solunum yolu açık tutularak bir an önce sağlık merkezine ulaştırılmalıdır. Bu hastalıkların birçoğu tıbbi tedavi ile tedavi edilebilir. Mide asit salgısını engelleyen ilaçlar kas gevşeticiler ve asit gidericiler var olan ilaçlardan bazılarıdır. Darlık bölgelerine dilatasyon balonları uygulaması, stent yerleştirme veya cerrahi girişim yapılabilir.

            Yutma güçlüğü çeken hastaların ileri değerlendirme için zaman kaybetmeden gastroenteroloji, nöroloji ve KBB polikliniklerine başvurmaları oldukça önemlidir.