Serdar Ortaç - Casmin Otel  

 
Ercan Gida

Ziyaretçi Defteri

halil ibrahim

kaldırımdaki ağaçlar neden budanmıyor çok merak ediyorum
bu kaldırımlar ne zaman yapılacak kuaförler caddesinde kaldırımlara araç parkediyorlar inanmazsanız bir geçin bakın arabalar kaldırımda yayala...

Oku  |  Yaz

Sanatın Eğitimdeki Önemi Bilinmeli ve Uygulanmalı

“Sanatın eğitimdeki önemi bilinmeli ve uygulanmalı” diyen 31 yıllık eğitimci emekli öğretmen Emine Kurbal, bu gün başarı ile yürüttüğü Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernek Başkanlığı görevi ile yılların verdiği bilgi ve tecrübe birikimini gençliğe yol göstermek için kullanıyor. Eğitimdeki eksiklikleri ve öğretmene saygıyı konuştuğumuz Kurbal, iyi bir eğitim programının uygulanması ile gençliğin kötü alışkanlıklarından kurtarılabileceğini, boş yetişmelerinin önüne geçilebileceğini söyledi. 7 kardeşten birisi olduğunu ve Eşinin İskenderunlu olması nedeniyle Akdeniz’in incisi İskenderun kentine yerleştiğini anlattı. İki çocuk annesi Emine Kurbal’a ilk sorum doğduğu kent ve öğretmenliğe nerede başladığı olacak?

1953 Alaşehir doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Alaşehir’de yaptım.1974 yılında İzmir Eğitim Enstitüsü mezunuyum. Tercihimi Resim İş branşını yaparak eğitimimi tamamladım. Alaşehir Lisesi’nin ilk fen çıkışlı mezunlarıyız.

Öğretmenlik mesleğini yapma“Sanatın eğitimdeki önemi bilinmeli ve uygulanmalı” diyen 31 yıllık eğitimci emekli öğretmen Emine Kurbal, bu gün başarı ile yürüttüğü Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernek Başkanlığı görevi ile yılların verdiği bilgi ve tecrübe birikimini gençliğe yol göstermek için kullanıyor. Eğitimdeki eksiklikleri ve öğretmene saygıyı konuştuğumuz Kurbal, iyi bir eğitim programının uygulanması ile gençliğin kötü alışkanlıklarından kurtarılabileceğini, boş yetişmelerinin önüne geçilebileceğini söyledi. 7 kardeşten birisi olduğunu ve Eşinin İskenderunlu olması nedeniyle Akdeniz’in incisi İskenderun kentine yerleştiğini anlattı. İki çocuk annesi Emine Kurbal’a ilk sorum doğduğu kent ve öğretmenliğe nerede başladığı olacak?

1953 Alaşehir doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Alaşehir’de yaptım.1974 yılında İzmir Eğitim Enstitüsü mezunuyum. Tercihimi Resim İş branşını yaparak eğitimimi tamamladım. Alaşehir Lisesi’nin ilk fen çıkışlı mezunlarıyız.

Öğretmenlik mesleğini yapmayı düşünmüyordum. Kazandığım halde de gitmedim. Gönlümde Mimar olmak Bilim insanı olmak vardı. Ancak olmadı. Yatılı parasız devlet okulunu kazanınca dedim ki,’öğretmen olacaksam resim öğretmeni olayım.’ Üstelik bir sanatla uğraşayım istedim. Bunun üzerine resim öğretmeni oldum.

Sizin yaşadığınız yıllarda okullarda sanat eğitimi alabilme gibi bir şansınız var mıydı?

Tabi ki o dönemde Üniversiteye gitme şansımız yoktu. İyi bir sanat eğitimi aldık. Türkiye’nin zor dönemleriydi. Okullardaki olaylar dahi insanları etkiliyordu. Ama bütün bunlara rağmen Alaşehir gibi bir yerde sanat eğitimimizi tamamlayacak kadar güzel, dolu dolu bir eğitim aldık.

İlk görev yeriniz neresi oldu?

 1974 yılında mezun oldum. Şimdiki gibi bekleme sınavlara girme yoktu. Bizler şanslıydık. Okulumuzu bitirir bitirmez hemen kura çekiyor görevimize başlıyorduk. Bende o zaman bir ay içinde göreve başladım. Kura çektim Artvin çıktı. Artvin Yatılı Erkek Öğretmen Lisesi’nde öğretmenlik yaptım.

Ege de yetiştiniz Artvin’de öğretmenlik o zaman bir genç kız için zor olmadı mı?

Evet, zor oldu. Çünkü Artvin’e gittiğimde okuldaki öğrencileri ve oradaki yaşam şartlarını görünce hiç öyle bir ortamda eğitim vereceğim aklıma gelmemişti.

Zor şartlarda öğretmenlik yaptınız. Bırakmayı düşünmediniz mi?

Hayır, hiç bırakmayı düşünmedim. Hatta Artvin’e gittiğim zaman büyük bir sel felaketi olmuştu. Selde mahsur kalıp büyük tehlike yaşadım. Buna rağmen geri dönmedim ve öğretmenlik mesleğimi yapmak için görev yerime gittim.

Günümüzde Doğu da mesleğini yapmak istemeyen çok sayıda öğretmen var. O zamanki şartlar, olaylar olsun daha zordu ama siz ve sizin gibi birçok öğretmen gidiyordu?

Bizlerin yetişme tarzı farklıydı. Bizim öğretmenlerimiz ideallerimizdi. Şimdi bu ruh verilmiyor. Aldığımız eğitimler dahi yüksek kalitedeydi. Biz resim öğretmeniydik ama Astroloji, fizik gibi dersleri okurduk. Halen temelimiz var. Ezbere dayalı bir sistemde öğrenmedik. Her şeyden öte öğrenci- öğretmen sevgi ve saygısı vardı.

İskenderun’a nasıl oldu da geldiniz?

Eşim İskenderunlu. Onunla Artvin’de tanıştık. O da öğretmen ve orda evlendik. Eşimin tayininin İskenderun’a çıkması üzerine eş durumundan birlikte 1976 yılında bu güzel kente geldik.

Sohbetimizin arasında sık sık bir şeyler ikram etmek için ısrar eden Emine Hanımı kıramadık sonunda bizde sohbetimize ara verdik. Pasta ve soğuk meyve suyu ikramında bulunan yılların eğitimcisi Emine Kurbal’ın heyecanı hayattan beklentileri ve yeni mezun öğretmenlere rehberlik konusundaki yardım etme isteği heyecanı bitmemişti. 31 yıllık eğitimci, emekli olduktan sonra, öğrendiklerini birileri ile paylaşma, yol gösterici olabilme isteğinin içinde yeniden filizlendiğini üstüne basa basa basa söylüyor.

İkramların ardından sohbetimize kaldığımız yerden devam etmeye başladık. İskenderun’a yerleşen Emine Kurbal o dönemin Namık Kemal Orta Okulu, şimdinin Kurtuluş İlk Öğretim Okulu’nda göreve başladığını söyledi.

Daha sonra hangi okullarda eğitim verdiniz?

 Eşim, Cumhuriyet Lisesinde görev yaptı. Bende 1983 yılında İskenderun Lisesi’ne tayin ile geçtim 1996 yılında da emekli oldum.

Neden emekli oldunuz?

Şuanda dahi eğitim dünyasının size ihtiyacı var iken?

Konuyu fazla açmak istemiyorum. Ama okullarda verilen eğitimler idarelerin iyi olması ile alakalıdır.

Çocuklarınız yanınızda mı?

Hayır, iki çocuğum var Barış ve Çağrı. İsimlerini de doğdukları dönemlerde Türkiye’nin zor şartlarında Barış’a Çağrı yapar gibi bir isim verdik. Bu iki çocuğum İstanbul da özel olarak çalışıyorlar. Çağrı İngilizce öğretmeni oldu, ama çalışmıyor. Barış uluslar arası ilişkileri okudu.

İyi bir eğitim aldım dediniz ve eğitim verdiniz. Şimdi bu gün verilen eğitim ile ilgili ne söylersiniz?

68’li yıllarda ben atölyelerde aldığım eğitimi veremedim. Hocalarımız bizim ideallerimizdi. Coğrafya, fizikçi öğretmenlerimiz sıradan öğretmen değildi. İdeallerdi. Onlardan çok güzel eğitim aldık. Artvin’de yaptığım öğretmenlik iyi idi. Zor şartlarda okumaya gelen ve öğretmen olacak adaylar öğrenci olaylarının yaşandığı dönemde dahi sınıflara girilir, dersler yapılırdı. İyi bir eğitim alınırdı, verilirdi. Kütüphanemiz vardı. Oraya bir gün sonrasının gazetesi gelirdi. Her türlü görüşe uygun gazete vardı. Sağcısı ve solcusu istediği gazeteyi alır ve kütüphanede okurdu. Hiçbir tartışma dahi olmazdı. Şimdi öğretmenler odasında dahi gazete yok. Gazete alanların sayısı dahi az.

 Öğrenci öğretmen, veli ilişkileri nasıl?

Namık Kemal Orta Okulu’nda görev yaptığım zaman öğrenci öğretmen ikili ilişkileri çok iyiydi. Öğretmenliğin saygınlığı vardı. Şunu unutmamak lazım; ikili diyaloglar okul idaresinden de kaynaklanıyor. İskenderun Lisesi’ne geçtim. Kozmopolit bir okuldu. Öğrenci ve öğretmen kitlesi arttı, kalabalık burada başarıyı azalttı. 70- 15o kişilik sınıflarda ders verdik. Eğitimin kalitesi düşüyordu. Lisede de iyi bir kadro vardı. Fizik, kimya kabus gibiydi. Ama aldıkları kaliteli eğitim sayesinde ilk yıl kazanamayan öğrenciler, bir sonraki yıl mutlaka bir üniversiteye yerleşme olanağını buluyorlardı. İskenderun Lisesi’nde iken güzel çalışmalara imza attık. Türkiye genelinde dereceler aldık. İl derecelerini kaptırmıyorduk. Aşrı yorgunluktan yemek yiyemediğimiz, zaman bulamadığımız anlar olurdu. Ama mesleği sevdiğimiz için sabahladık. Burada öğretmen öğrenci arasındaki saygınlık sevgiden geçer. Sevgi bizlere saygı duymayı getiriyor. Aileler bence ikinci planda. Benim eğitim verdiğim dönemlerde bazı durumlarda veliler ile tanışırdık. Yardıma ihtiyacı olan öğrenci için veliyi çağırır öyle iletişim kurardık.

Bu gün teknoloji gelişti. Eğitim için neler söyleyeceksiniz?

Sistem çok parçalanmalar göstermiş. Hiç dershaneye gitmeden bir yerleri kazanan, akşamları çalışıp gündüz okuyan öğrencilerimiz; önemli noktalarda görevler almış. Doktor, avukat olmuş öğrencilerimiz vardı. Bugün öğretmene karşı saygı yitirildi. Dershaneye para verir, oradan öğrenirim zihniyeti var. Sınav tekniği bakımından dershane iyidir. Ama okullarda verilen eğitimde ezbere dayalı. Biz okuduğumuz denemdeki verilenleri unutmuyoruz. Bugün üniversite sınavlarında sıfır alan öğrenciler var. 1980 sonrası eğitim sistemi katledildi. Şekilde değişti. Ezbere dayalı sistemle köreldi.  Toplumu yozlaştırmak eğitimden geçer. Çağdaş eğitimde bunların yeri yoktur. Eskiden, aldığı para ile öğretmen gazete kitap almayı düşünürdü. O zamanlar beklentiler, değerler farklıydı. Şimdiki genç öğretmenlerin beklentileri idealleri farklı tüketim toplumu parçası haline gelinmiş, ideallik bir kenarda kalmıştır. Şu aşamada öğretmen yetiştiren köy enstitüleri yeniden gelmeli. Tepeden inme, kredili sistemle deneme yanılma yolu ile eğitim yapılmaz. Önce eğitim yetiştiren kurumlar elden geçirilmeli.

Emekli oldunuz ama eğitimi bırakmadınız neden?

Emekli olmak istemezdim. Ama şartlar öyle gerekti ve emekli oldum. Ardından gelen teklif üzerine MKÜ Mimarlık Fakültesi’nde, İKEM Koleji’nde derslere girdim. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı olarak iyi bir yönetim oluşturarak gençlerimizle eğitime, destek olmaya çalışıyoruz. Türkiye için önemli olan Okul öncesi eğitim projesi çerçevesinde bugün İskenderun’a üç ana sınıf açıyoruz. Öğretmen olmuş genç meslektaşlarımızla oturup onlara rehberlik yapıyorum. Çağdaş Destekleme Derneği projesi Kardelenler Projesi için canla başla çalışıyoruz. Bilgi ve tecrübe birikimimizi paylaşıyoruz.

Okullarda uyuşturucu kullanımının küçük yaşlara düşmesi gibi tehlikeli konuların okullarda bugün artış göstermesi ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Öğrenci, öğretmen diyalogu saygınlığa dayalı, iyi bir zemine oturmuştu. Öğretmenin söyledikleri dinlenirdi. Bizim dönemimizde, uyuşturucu sloganlı afişler yapmıştık. İletişimi kurmuştuk. Gelecek için tehlikeydi. Şimdiki boyutlarda olmasa bile, o zamanda vardı. Daha bilinçlenip öğrenci özendirilmemişti. Ben şuna inanıyorum, öğretmen ve anne olarak. Öğrencilerime çocuklarımdan daha çok sevgi verdim. Karşılıksız öğrencinize verdiğiniz sevgi de kötü alışkanlıklar ve eğitim için vereceğiniz bilgilerde sizi dikkate alıyor ve dinliyor. Bu işin kilit noktası sevgi. Bugün öğretmen ve öğrenciler arasında güvensizlik var. Anne babalar da öğretmenlerde çocuklara karşı dürüst olsunlar en büyük müfettiş öğrencinin kendisidir. Öğrenci sizi kopyalar ve gözünden hiçbir şey kaçmaz.

Hoş bir sohbet oldu. Söylemek istediğiniz bir şey var mı?

 Evet, herkesin sivil toplum örgütlerine üye olarak destek olmasını istiyorum. Kazandığınız, aldığınız eğitim ve tecrübeleri paylaşmak gerekir. Gerçekler konuların içerisine girdi görünüyor. Bir şeyler üretip verdiğiniz sürece mutlu oluyorsunuz. Kapılarda bekleyen birçok gence ışık olmak lazım.

Evet, Emine Hanıma teşekkür ediyorum. Zaman ayırdınız. Bilgi birikiminizi, tecrübelerinizi bizimle paylaştınız. Bundan sonraki yaşamınızda size sağlık, mutluluk diliyorum.

Ufuk AKTUĞ

Arkadaşına Gönder   Yazdır
  Doğru Cevap