Serdar Ortaç - Casmin Otel  

 
Ercan Gida

Ziyaretçi Defteri

halil ibrahim

kaldırımdaki ağaçlar neden budanmıyor çok merak ediyorum
bu kaldırımlar ne zaman yapılacak kuaförler caddesinde kaldırımlara araç parkediyorlar inanmazsanız bir geçin bakın arabalar kaldırımda yayala...

Oku  |  Yaz

SUDAN’A DOSTLUK KORİDORU

Türklerin Sudan ile bağı Osmanlılara dayanır. İlişkiler o günlerden bu günlere kadar iki toplumun arasında çok iyi bir dostluk izleri bıraktı. Samet Atabay, Sudan’da On beş Türk firmasından birisinin sahibi. Samet Atabay’i farklı kılan ise bir süre önce gittiği Sudan’da, geçmişte var olan Osmanlı dostluğunu orada yeniden yeşertmesi ve çalışmalarıyla iki ülke arasında çok güzel bir köprü oluşturmasıdır.

İşadamı Samet Atabay, iki ülke arasıda kurduğu dostluk koridorundan Sudan’da yaşanan susuzluğa sondaj vurdu. Yapılan temasların ardından geçen yaz Türk hükümetinin bağışladığı sondaj Makinesini İskenderun liman üzerinden götürerek Sudan’a teslim etti. Sudan devleti tarafından savaş bölgesinde bulunarak iş yapan Samet Atabay uluslar arası teknik müşavirlik yazısı verilerek ödüllendirildi.

Osmanlı imparatorluğunun uzun yıllar Sudan topraklarında kalmasından kaynaklanan kültür benzerliğinin bulunduğunu ifade eden Atabay, bugün minimum 4 milyon Osmanlı ailesi ve son dönemde buraya yerleşmiş 3000’e yakın Türk vatandaşının yaşadığını söyledi.

Türkiye’den Sudan ‘a iş adamlarının yatırım yapabileceklerini de kaydeden Atabay ile konuşarak geçmişten kalan iki ülke insanlarının dostluğunu, yaşam benzerliğini globalleşen dünyada Türk işadamlarının yatırım yapabilecekleri alanları ve bir çok konuda önerilerini aldık. Biz Samet Atabay’in hoş sohbetinden büyük haz aldık, umarız sizin de röportajı keyifle okuyacaksınız.

Sudan’da iş yapmaya nasıl karar verdiniz?

Sudan Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını Türk televizyonunda bir belgesel yayınında izledim. Görüş ve düşünceleri beni etkilemişti. Sudan devletini tahmini 3 aylık bir süre içerisinde ülkenin sosyo-ekonomik ve kültürel yaşamlarını araştırma ve inceleme olanağım oldu. Toplam 16 ay ise Sudan da kamu kurum ve kuruluşlarla, meslek kuruluşları, üniversiteler ve halkın önerilerini alarak incelemelerimi sürdürdüm. Sonuçta Sudan devletinin doğal kaynaklarının zenginlikleriyle yeni bir yatırım ve yönetim anlayışıyla hızla gelişmekte olan bir ülke olduğunu gördüm. Özellikle sudan halkının güvenilir, ciddi ve dürüst bir yaklaşım içinde olması ve ülkemize karşı beslemiş oldukları olumlu duyguları, bizzat yerinde görerek ve his ederek Sudan’da iş yapmaya karar verdim.

Bu ülkeye yerleşmeye karar verdiniz, hangi alanlarda iş yapmaya başladınız, zor oldu mu?

İlk olarak, Sudan planlama ve mühendislik bakanlığı imar iskân genel müdürlüğü’nün 1000 adet toplu konut projesine ortak girişim yapma şeklinde sözleşme imzaladık. bu çalışmalarımızda Sudan halkının sosyo-ekonomik durumuna uygun uluslar arası teknik ve teknoloji uygulamasını ana prensip olarak kabul ettik. Halka bu projeyi tanıtmak için 2002 yılında değişik mimarilerde örnek evler yaptık. Şu anda da tanıtım çalışmalarımız devam etmektedir. Söz konusu inşaatlarımızda, Türkiye’nin inşaat malzemeleri konusunda isim yapmış firmalarımızın malzemelerini kullandık. Tarım alet ve makineleri konusunda, bir Sudan şirketiyle ortak girişim yapmış bulunmaktayız. En kısa zamanda faaliyete geçiyoruz. Devlet konuk evleri, spor tesisleri, sulama tesisleri, gıda sanayi, orta ve küçük sanayi siteleri, tekstil sanayi, tarım ve orman sanayi gibi sektörlerden gelen talep ve teklifleri değerlendirerek bunların araştırma ve fizibilite etütlerini yaptık, gerekli yapım ve finans konuları üzerinde de çalışmalarımız devam etmektedir.

Sudan cumhuriyeti güney kordofan eyaleti’nin uluslar arası teknik müşavirlik yetki belgesinin verilmesi nasıl gerçekleşti?

Cumhurbaşkanlığı sarayında resmi iş görüşmesi sırasında güney Kordofan eyaletinin değerli iki bakanı ( maliye ve bayındırlık bakanları) benimle yaptıkları teknik görüşmeler neticesinde, beni resmi olarak eyalete davet ettiler. bölgede iç savaşın ateşkes anlaşmasından bir hafta sonra gittim. eyalette 15 günlük bir süre içerisinde yapmış olduğum araştırma ve incelemeler sonucu hazırladığım raporu; eyalet valisine sundum.

bu rapor, eyalet valisi tarafından takdirle karşılandı. Her iki bakanın bana yazmış oldukları resmi yazı ve ayrıca eyalet valisinin, bana uluslar arası teknik müşavirlik yazısı tebliğ edildi. bir Türk vatandaşı olarak, bu yetki belgesinden duyduğum onuru bir kez daha belirtmek istiyorum. Bana göstermiş oldukları bu güvene karşılık, kendilerine ve sudan halkına layık olamaya çalışacağım.

Güney Kordofan eyaletinde yatırım programı çalışmaları yaptığınız anlaşılmakta, programda önemle öncelik verdiğiniz hususlar nelerdir?

Güney Kordofan eyaleti, iç savaştan sosyal ve ekonomik yönden en çok etkilenen bölge olmuştur. İç savaş sonrası, sudan halkına özgür, demokratik, güvenceli, etnik ve inançsal kimlikleri geliştirici, eşitlikçi, barışsal çağdaş bir toplum düzeni kurma yönünde güvence verilmektedir. Konuşmamıza konu yatırım çalışmaları bu güvence çerçevesinde başlatılmıştır. Bölge halkının yaşamında ciddi önem taşıyan, yıllardır özlemini çektikleri ve acilen yapılması gerekenlerin başında içme suyu ve enerji vardı. Ardından konut, tarım ve hayvancılık sağlık, eğitim, küçük sanayi ve işsizliği önleme gibi yatırımlar, bu çerçevede düşünüldü.

Bölgede savaşın getirdiği bir güvensizlik var, Türk iş adamlarının Sudan’da sağlıklı iş yapmaları hususunda görüş ve önerileriniz nelerdir?

İş adamlarımız, Sudan’da yapacakları işlerin araştırma ve incelemelerini çok iyi yapmaları gerekmekte ve yatırımlarını uzun vadeli düşünmeleri faydalı olacak. Yapacakları işler ve yatırımlarda çağdaş teknolojinin uygulaması hususuna önem vermeleri ve halkın sosyo-ekonomik durumu düşünülmelidir. İş adamlarımız, Türkiye’deki Sudan büyükelçiliği ve Sudan’daki Türk büyük elçiliği ile görüş alış verişi yaparak, girişimlerini yürütmelerinin daha sağlıklı olacağına inanıyorum. Sudan devleti, genel olarak öz varlığıyla kalkınmakta olan bir ülkedir. Dışarıdan gelecek yatırımcıların bu hususu göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Bu nedenle, yatırımcıların yapacakları yatırımlar için gerekli dış finansmanının, Sudan devletinin kabul edebileceği şartlara sahip olması önem taşımaktadır.

Biz, Sudan devleti güney Kordofan eyaletinin teknik müşaviri olarak, her zaman, Türk iş adamlarının yapacakları yatırımlarında yardımcı olmaya hazırız.

Sudan’da yatırım programlarınız hazırlarken devletin yatırımcı Türk işadamlarına desteği var mı, iki ülke için neler yaptınız ?

Çalışmalarımızda eyalet olarak bizlerin konaklama, şoför, güvenlik kuvvetleri görevlendirme ve bazı muhtelif masrafları karşılamaktadır. Müşavirliğini yürüttüğünüm ve işbirliği yapmış olduğum tüm kurum ve kuruluşların toplantı, panel gösteri, eğlence, kutlama, bayram törenleri gibi etkinliklerine katılıyor; onlarla tüm sorunları birlikte yaşıyor ve paylaşıyorum. Türkiye’nin de yardımları oluyor. Sudan devleti güney Kordofan eyaleti adına başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile tamrok drill marka tüm alet ve malzemeleri ile birlikte (su sondaj makinesi) , sağlık bakanlığı tarafından 2 uçak tıbbi ilaç, alet ve malzemeler, Kızılay genel başkanlığından giyim eşyaları, diyanet vakfından CD ve yayınlar, seçil konfeksiyondan giyim eşyaları ve ayrıca bazı kurum ve kuruluşlardan yardım gönderilmiştir.

Osmanlı kültürünün izlerinin bulunduğu Sudan halkı ile Türk halkı arasında sosyal ve kültürel yaşam farklılığı var mı?

Türk ve Sudan halkının sosyal ve kültürel yaşamlarında farklılıktan çok hemen hemen birçok benzerlikler bulunmaktadır. Buda Osmanlı imparatorluğunun uzun yıllar Sudan topraklarında kalmasından kaynaklanıyor. Bugün minimum 4 milyon Osmanlı ailesi ve son dönemde buraya yerleşmiş 3000’e yakın Türk vatandaşı Sudan da bulunmaktadır. Osmanlı imparatorluğuna ait yapı ve eserlerin olduğu başkent Khartoum’da Osmanlı paşalarının ve devlet görevlerinin mezarları bulunmaktadır.

Sudan’da sizi en çok etkileyen bir anınızı anlatır mısınız?

2003 yılında değerli iki bakanımız ve genel müdür arkadaşlarımızla bölgede yatırım programı çalışmalarımızda nüfusu 5800’e yakın olan Angola köyüne gittik. büyük yokluklar içinde yaşayan halkın bize en büyük ikramı yağmur sularından biriktirmiş oldukları bir bardak su oldu. Kendi yaşadıkları ortamda kıt kaynaklarını bizlerle paylaştılar. Araçlarımızda suyumuz olmasına rağmen yapılan ikramı geri çevirmedik. Bayındırlık bakanı konuşmasında köyün içme suyu ve enerji sorununu çözecek şirketimiz burada demesi aşiret reisini etkiledi. benim bölgede çalışmam ve gitmemem için köyden bir evlilik yapmam gerektiğini söyleyerek insanları neşelendirdi. Temiz ve güzel duygularını dile getirdi. O anı anlatmak çok zor. Beni çok duygulandırdı.

İşte 21. yüzyılda bozulmamış temiz bir toplum. Bu topluma hizmet etmek bana gurur veriyor. Onları çok seviyorum. Yaşamımın bir parçası olarak görüyorum. İyiyi kötüyü onlarla paylaşıyorum. Beni kendilerinden bir parça, kardeş gibi seviyorlar. Bunu hissediyorum.

UFUK AKTUĞ

Arkadaşına Gönder   Yazdır
  Doğru Cevap