Ercan Gida

Ziyaretçi Defteri

halil ibrahim

kaldırımdaki ağaçlar neden budanmıyor çok merak ediyorum
bu kaldırımlar ne zaman yapılacak kuaförler caddesinde kaldırımlara araç parkediyorlar inanmazsanız bir geçin bakın arabalar kaldırımda yayala...

Oku  |  Yaz

İSKENDERUN KÖRFEZİ’NE BAKIŞ

İskenderun Ekinciler Demir Çelik Fabrikasında 24 yıl birçok kademede görev yaptıktan sonra Payas’ta atıl bir fabrikayı kiralayarak ayağa kaldıran, Çelik okulu diye nitelendirdiği Ekinciler’de edindiği tecrübelerle kendi işini kuran Payas Haddeciler ve Sanayiciler Derneği Başkanı Osman Tufan ile gelecekte enerji, lojistik ve çelik sektörünün kalbinin attığı Körfezi konuştuk. Her alanda bakir olan Irak, İran, Suriye, Ürdün, İsrail gibi ülkelerin pazarlarına bölge işadamlarının girişimcilerinin girilebileceğini işaret eden Tufan, Kara, deniz, demir yoluyla çok rahat ulaşıma sahip İskenderun Körfezi’nin bu ülkelerle bağlantının en rahat yapılabilecek yer olduğuna dikkat çekiyor. Tufan, İskenderun Körfezi çevresindeki yeniden şekillenme ile bölge ve Türkiye’nin gerek katma değer girdisi, gerekse sanayileşmesinde gelecek vaat ettiğini de vurguluyor.  

 

İSKENDERUN ORG: Sayın Tufan,  İskenderun Körfezi’ne baktığınızda nasıl bir fotoğraf ortayla çıkıyor?

 

KÖRFEZ YABANCILAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ

TUFAN: İskenderun Körfezi’ne baktığımızda, dünyanın tam kalbi olarak görürüz. Sol tarafımızda Irak’ta inanılmayacak bir pazar var. Son 10 yıldan bu yana tıkanmış durumdadır. Geçen yıla bakarsanız K. Irak dediğimiz bölgede yıllık büyüme hedefi yüzde 18 olarak gerçekleşti. Demek ki, Irak’taki yabancı güçlerin çekilmesiyle o ülkede oluşacak altyapı yatırımlarını düşünün. Milyonlarca ton inşaat ve üst yapı malzemesi ihtiyacı doğacak. Bizim gördüğümüzü yabancı da görüyor. Oraya ulaşmanın en kolay yolu İskenderun Körfezi’dir. Karayolu, demir yoluyla çok rahat gidilebilecek bir yer. Büyük taşımaların yapılabileceği bir alandır. Irak, İran, Suriye, Ürdün, İsrail gibi ülkeler tamamen bakir pazarlardır. Eğer bir Avrupalı, kendi ülkesinde üretmek yerine, bu yerlerin imkânlarını ve daha iyi satış yapacağına inanırsa bölgemize gelmek için bu kriterleri göz önünde bulundurur. Son zamanlarda ülkemizde de çok gelişmiş lojistik firmaları doğdu. Dünya bunları da görüyor. Körfezin, önümüzdeki yıllarda yabancılar için bir cazibe merkezi olacağını görüyorum. İşte İskenderun Körfezi’nin kısa ama çok anlam içeren fotoğrafı bu.

 

İSKENDERUN ORG: Peki bu hatta son zamanlarda gerçekleştirilen yatırımlar yeterli mi? Olası bir yatırım talebine bölge karşılık verebilecek mi?

 

YASSI ÇELİKLE YAN SANAYİ DE GELİŞECEK

TUFAN: Yatırımlar bununla kalmayacak. Bakın, yurt içindeki firmalarımızın burada yatırım yapmaları için yoğun talepleri ver. Firmalar bize daha uygun ortamın oluşması durumunda gelebileceklerini söylüyorlar. İSDEMİR yassıya döndü. MMK. Atakaş yassı üretecek. Tosyalı Grubu da yassı üretecek. Yassıyla birlikte birçok yan sanayi ortaya çıkacak. Yan sanayi çıkması, bölgemizde yeni sanayi alanlarına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.

Yeni alanların oluşması işi devletimize aittir. Devlet, yatırımcıya önünü açacak alternatifler koymalıdır.  Ben bir yatırımcı olarak devletten, arsa tahsis etmesini, altyapıyı yapmasını, uygun enerjileri getirmesini isterim. Ondan sonra bizler üst yatırımlara gireriz. Yabancı yatırımcılar gibi Türkler de aynı şeyi düşünür.

 

İSKENDERUN ORG: Sayın Başkan, size göre yatırımcının sıkıntıları var mı?

 

YATIRIMCIYA ALAN AÇMAK DEVLETİN GÖREVİ

TUFAN: Maalesef, yatırımcı bir yatırıma giriştiğinde önüne bürokrasi çıkıyor. Türkiye’de ne kadar çok iş gücünü işverenin üzerine yüklerseniz kaçar. Bizim işverenlerimiz maliyetlerden dolayı yurt dışına kaçıyor. Daha önce bölgemize otomotiv fabrikası gelecekti, yatırım pahalı olduğundan dolayı Çek Cumhuriyeti’ne gitti. Üzerine yüklenen vergi yükümlülükleri ve işçi maliyetlerinin yüksek oluşuyla işadamlarımız yatırımlarını yurt dışına yapıyor. Devlet Demir Yolları’na ait Yeniköy’de denize sıfır 3 bin dönümlük arazisi için ihale yapıldı. G. Antepli bir grup kazanmasına rağmen ihale iptal edildi. Bu ve buna benzer araziler var. O arazide bir organize sanayi bölgesi yapılırsa o nitelikli iş gücü potansiyelini sağlayacak yatırımcılar da gelirse 10 tane fabrika demek. Her fabrikada bin kişi çalışırsa toplamda 10 bin kişi edecek. Şu işsizliğin olduğu bu ortamda istihdam sağlanırsa kötü mü olur? Erzin ve Osmaniye arasındaki Leçellik dediğimiz arazilerimiz var. Bu işin çözümünde mevcut olan bürokratik engellemeler çözümsüzlüğe yol açıyor. Bu ve buna benzer araziler sanayiye açılsa hem bölge sanayisi hem de burada yatırım yapmak isteyecek firmalar, ekonomik yönden yöreyi canlı tutacağı gibi hem de işsizliği de ortadan kaldırır. Devletimizin görevi yatırımcılar için alanlar oluşturmaktadır.

 

İSKENDERUN ORG: Anlattığınızdan yola çıkarak bölgede bir arazi sıkıntısı var. Bu sıkıntı nasıl çözülebilir?

 

PAHALI ARSALAR YATIRIMCININ ÖNÜNDE ENGEL

TURAN: Çevre planlama düzeni, Hatay, Osmaniye ve Adana üçgeninde değerlendirilmesi gerekiyor. Tamamıyla bir mastır planı yapılması gerekiyor. Pahalı arsalar yatırımcıların önünde bir engeldir. Payas’ta en kötü arsanın m2’si 200-300 bin lira dolayında oldu. İskenderun’un 2. OSB tam bir yılan hikâyesine döndü. Orası yatırımcıya verilseydi Tosyalı, Osmaniye gider miydi? Atıl duran yerlerin bir an önce bürokrasinin çözüm bulması gerekiyor. Ormanlık alanıdır’ raporu verilip kalıyor. Bataklık bir yer olduğunu hepimiz biliyoruz. Payas OSB’de de bin 400 dönüm yer ormanlıktır denilip değerlendirilemiyor. Atıl arsalar değerlendirilmeyince arazilerin fiyatları artıyor.

 

İSKENDERUN ORG: Arazi bulamayıp giden firma oldu mu?

 

BOSH ARÇELİK GİBİ FİRMALAR YER BULAMADI

TURAN: Tabi ki oldu. Örneğin, Hyndai üretimini burada yapacaktı. Ama uygun bir arsa bulamadığı için yatırımını Çek Cumhuriyeti’ne çekti. Bosh, Arçelik gibi firmalar buralarda yatırımlarını yapacaklardı. Uygun yer bulamadıkları için yapmadılar. Erzin OSB için yüzlerce başvuru yapıldı. En az 10 bin dönümlük talep geldi. İstanbul’dan birçok firma yer talebinde bulundu. Devletimizi ve milletimizi zorda bırakmadan oluşabilecek imkanları çok iyi değerlendirip kullanıcıların hizmetine vermek gerekiyor. Biz hizmet alabilirsek istihdam sağlayabiliriz.

 

İSKENDERUN ORG: Siz aynı zamanda Turan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu

 

ATIL FABRİKAYI KİRALAYIP AYAĞA KALDIRDIK

Başkanısınız. Grup olarak gelişmek için ne yapıyorsunuz?

TURAN: 2004 yılında Ekinciler’den ayrıldıktan sonra 2005 yılı başlarında çelik ve nakliye sektöründe çalışmalara başladık. Zaman ilerledikçe bu sektörde bilgi ve tecrübelerimizi daha çok pekiştirmek, bölgemize katkımızın olması gerektiğine inandık. 2005 yılının sonunda Payas’ta atıl olan bir fabrikayı kiralama sistemiyle faal hale getirdik. 70 kişiyle başladığımız fabrikayı daha sonra ortaklıkla Ertuğ Demir Çelik’i kurduk. Şu anda fabrikamızda 110 kişiye istihdam sağladık. Yıllık üretim kapasitemiz 200 bin tondur. Global krizden dolayı biz de bazı tedbirler almak durumunda kaldık. Bunları yaparken sürekli AR-GE çalışmaları yaparak kurumsal kimlikle iç ve dıştaki gelişmeleri de yakından takip ederek sağlıklı büyümenin yollarını arıyoruz.

 

İSKENDERUN ORG: Tufan Şirketler Grubu’nun büyümesini neye bağlıyorsunuz?

 

EKİNCİLER TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK ÇELİK OKULU

TUFAN: Ben Ekinciler Demir Çelik Sanayi A.Ş.’de bilfiil 24 yıl aralıksız hemen her kademede görev yaptım. Ben Türkiye’nin en büyük demir çelik okulundan mezun oldum. Bu okul tabi ki Ekinciler’dir. Onların verdiği bu tecrübe sayesinde çalışmaktan hiç yılmadık. Cesaretli adımlar ve zamanında olmamız gereken uygun yeri yakaladık. Bizim için en önemli şey, nerde ve ne zaman olmamızdır. Biz, öyle inanıyoruz ki o hedefleri iyi etüt ettik. Kriz olmasına rağmen hep büyüdük. Bölgemizdeki ortaklık kültürünü, ortağımla çok iyi geliştirdik. İkimizin ayrı ayrı firmaları olmasına rağmen beraber kurduğumuz demir çelik firmasını kapatmadık. Zor da olsa işçilerimizi sokağa bırakmamak için, bölgemizdeki sanayiciler gibi zarar ettik.

 

İSKENDERUN ORG: Çok uzağında olduğunuz bir de eğitim sektörüyle de meşgulsünüz. Sizi bu sektöre iten etken nedir?

TURAN: Her ne kadar mesleğim demir ve çelik ise, işin başı eğitim anlayışına sahibim. Bu anlayış çerçevesinde geçen yıl içimizde yer alan eğitim aşkıyla Dörtyol’da kapanmakla yüz yüze kalan okulu aldık. Son bir yılda özellikle 1. sınıftan itibaren İngilizce eğitimi verdirdik. Bir sanayici olarak dış pazarlara çıktığımızda lisan eğitiminin çok az olması bizi zor durumda bırakıyor. Bunun acısıyla okulumda ilköğretimin 1. sınıfından itibaren lisan eğitimine başladık.

İSKENDERUN ORG: Son olarak geleceğe dair ne tür planlarınız var?

TURAN: Hedefim, önümüzdeki dönemlerde muhakkak bölgemize, bu sektörle ilgili yabancı sermayeyi çekebilmektir. Sürekli araştırma ve girişim yapıyoruz. Belki üç ay, belki üç yıl içerisinde bölgemiz tam bir enerji ve çelik bölgesi olacak. İskenderun Körfezi, dünyanın en mükemmel yerdedir. Bunu yabancı da görüyor. Yabancının gördüğü imkanları biz de görüp yabancı sermayeyi buraya çekebilirsek önümüzdeki yıllarda daha güçlü gruplarla bölgede işbirliği yapabiliriz.

 

İSKENDERUN ORG: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz. Umarım görüşleriniz bölgemize yarar sağlar?

TURAN: Ben de, bana bu imkanı sağladığınız için teşekkür ederim. Bölgenin gelişmesi için de size büyük işler düşüyor. Sorumluluk bilinciyle hareket ediyorsunuz, sizlere de başarılar diliyorum

Arkadaşına Gönder   Yazdır
  Pegem Akademi - İskenderun