Ercan Gida

Ziyaretçi Defteri

halil ibrahim

kaldırımdaki ağaçlar neden budanmıyor çok merak ediyorum
bu kaldırımlar ne zaman yapılacak kuaförler caddesinde kaldırımlara araç parkediyorlar inanmazsanız bir geçin bakın arabalar kaldırımda yayala...

Oku  |  Yaz

Hatay Tarihinde Otuzdokuzlular

Hatay Devleti Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in torunu Eğitimci, yazar Mehmet Mursaloğlu Türk Askerinin Hatay’a 5 Temmuz’da İki koldan girdiğini Şükrü Kanadlı’nın İskenderun Değil Hassa’dan giriş yaptığını söyledi. Atatürk’ün Hatay şehidi olduğunu ifade eden Mursaloğlu “Atatürk ve Hatay Dosyası adı altında CD ve kitapçık ile borcumuzu ödemeye çalışıyoruz, maalesef branş öğretmenlerimiz dahi tam anlamıyla Hatay tarihini bilmiyor” dedi.

Mursaloğlu Türk ordusunun mümtaz birliği 39 tümenin İskenderun’dan adına türküler yakılan Trablusgarp’a Yemene ve Kıbrıs’a buradan gittiğini belirterek hiç yenilmeyerek tarih yazıldığını sözlerine ekledi.

Mursaloğlu, dedesinin kardeşi Kemal Mursaloğlu’nun Türk Askerinin Hatay’a girişi sırasında 6 yaşındaki tek kızını kurban etme girişimine General Şükrü Kanadlı’nın engel olduğunu da anlattı.

39. Mekanize Piyade Tugayı Tarih Araştırma grup proje başkanlığı görevi ile gönüllü olarak oluşturdukları OTUZDOKUZLULAR sivil dayanışması ile Türk ordusuna ve tarihe yazdığı zaferlere ışık olmak, geleceğe yapılanları anlatmak için mücadele verdiklerini söyleyen, Hatay Devleti Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen’in torunu Mehmet Mursaloğlu ile sefere çıkmış ve bir tane ferdi geri dönmemiş OTUZDOKUZLULAR’ı konuştuk.

Otuzdokuzlular kimdir?

Mazisi insanlık tarihi ile başlayan ve zaferlerle dolu olan Kahraman Türk ordusu’nun mümtaz birliği olarak 1883 yılında ilk olarak kurulduğunda otuzdokuzuncu tümendi. Bu tümende bulunanlar dönmemek üzere Trablusgarp’ta ve ardından türkülerin yakıldığı Yemen çöllerinde savaştı. Mağrur düşmanlara her cephede mağlubiyet acısı tattırdı. Ama hiç yenilmedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hatay için Şahsi Meselemdir” dediğinde de Otuzdokuzlular Hatay’a ilk olarak giren birlikti. Kıbrıs’a barış getirmek maksadıyla Kıbrıs’a ilk otuzdokuzlular çıktı. Daha sonra otuzdokuzlular tümeni Bugünkü 39. Mekanize Piyade Tugay komutanlığı adını aldı. Bizlerde tarih yazan bu birliğimizin gönüllü temsilcileriyiz. Tarih yazan bu birliğimizi yaptıklarını tanıtmaya çalışıyoruz.

Otuzdokuzlular neler yapıyor?

Başkanlığını yaptığım Tarih Araştırma grubu ile birlikte 39. Mekanize Tugay Komutanlığı bünyesinde sivillerden oluşturduğumuz yaklaşık 20 kişinin yer aldığı OTUZDOKUZLULAR’ı tanıtma grubuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Askerimizin onurlu dik duruşunun yanındayız. Eski Tugayımızın tadilatının yanı sıra fotoğraflarla Trablusgarp’a askerlerimizin çıkışı, Yemen’deki mücadeleleri anlatıldığı dokümanları bir araya getirip kışlada sergileniyor. Ayrıca hazırlanan orijinal yemen türküsü seslendirilmesi ile film tanıtımı yapıldı. Daha birçok geçmişi anlatan tarihi belgeler ile Hatay tarihine ışık tutuyoruz. Burayı görmek isteyen, gezmek isteyen herkese açık, izin alındığı süre içerisinde gelip görebilirler. Bunun dışında sivil toplum etkinliklerine de otuzdokuzlular olarak katılarak Türk ordusunun neler başardığını anlatmaya çalışıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz.

Hataylı Tarihi bilinmiyor mu?

Üzülerek söylüyorum ki kendi öğretmenlerimiz, dışarıdan gelen öğretmenlerimiz, kendi branşlarında olanlar dahi, pırıl pırıl öğretmenlerimiz. Ama Hatay tarihini sorduğumuzda bir haberler. Bunun için bizde boş durmadık İskenderun Halk Eğitim Merkezi, İskenderun Sanayici ve İşadamları Derneği olarak on yedinci Türk devleti Hatay başlığı altında Atatürk ve Hatay Dosyasını bir 14 dakikalık bir CD ve yanında kitapçık ile okullar başta olmak üzere ücretsiz Hatay’a dağıtıyoruz.

Bu CD içeriğinde neler var?

Bu kitapçık ve CD Hatay tarihini anlatıyor. Halk Eğitim Merkezi olarak 1938 yılına ait Türk ordusunu iki koldan Hatay’a girişi ile başlayan 14 dakikalık bir CD Atamıza olan borcumuzu ödemek için bu çalışmayı yaptık. 4 bin yıllık tarihi olan Hatay için, gazi ve şehit olanların anısına yaptık. Okullara ücretsiz olarak gönderdik. Bu kültür hizmetini alıp okuyan ve izleyenler Hatay’ın bugüne nasıl geldiğini görecek, uğruna şehitler gaziler verildiğini hatırlayacaktır.

Hatay’a Türk askeri Şükrü Kanadlı komutasında İskenderun’dan girdiği bilinirdi. Ama siz öyle değil diyorsunuz. Biraz açar mısınız?

1938 yılının 5 Temmuz sabahı İskenderun üzerinde ve diğer koldan Hassa’dan Türk askeri Hatay’a giriş yapmıştır. Dünyada eşi benzeri olmayan bir savaştı. Çünkü 1918 de Türkiye’deki kurtuluş savaşının ilk mermisinin atıldığı yer Yine Hatay’ın Dörtyol ilçesidir. İlk kurşunun atıldığı tarihi kayıtlarda ortaya çıkmıştır. Türk askerinin yaya olarak İskenderun’a girişi sırasında at üzerindeki komutanın Şükrü Kanadlı olduğu yıllarca bilinmekteydi. Araştırma sonrasında baktık ki O komutan Binbaşı Süleyman Dinç. 3 Temmuz’da gelen haber üzerine Kurmay Albay Şükrü Kanatlı Suriye tarafından bir karışıklık olacağı ihbarı üzerine Dörtyol üzerinden Hassa’ya geçerek Aktepe üzerinden 5 Temmuz günü ayna andan iki koldan Türk askeri Hatay’a girmiştir. Şükrü Kanadlı komutasındaki Türk askeri 7 Temmuz’da Antakya’da diğer koldan da Binbaşı Süleyman Dinç öncülüğünde 5 Temmuz’da İskenderun’a Türk Askeri giriş yaptı. Askerlerin her geçtiği bölgede büyük coşku ve sevgi seli yaşanmıştır. Türk Askerinin Hatay’a girmesi ile birlikte 23 Temmuz 1938 tarihinde Hatay’da bulunan tek Fransız bölüğü de çıkarak Fransız işgali ile ilgili asker kalmamıştır. Hatay devleti 23 Temmuz 1939’da Türkiye Cumhuriyeti Devletine iltihak etmiştir zorlama yoktur.

Atatürk Hatay Şehidi dediniz neden?

Hatay davası Atatürk davası Atatürk davası da Türkün davasıdır. Atatürk söz veriyor ‘Hatay’ı ecnebi eline bırakmayacağım’ diye. Biz bunu araştırırken şunu gördük Atatürk verdiği sözü yerine getirmek için Hasta yatağından kalkarak Buralara kadar geliyor. Hükümetini dahi dinlemiyor. Dinlenmesi gerekirken sağlığını düşünmeden hareket ediyor. Onun için Atatürk Hatay şehididir

ÇANAKKALE ZAFERİ KORKUTTU

Fransızlar 100 Bin Asker Çıkartmasını Neden Yapamadı?

İngiliz Casusu Lawrence İskenderun çıkartma projesi üzerine, kent hakkında rapor yazıyor. Raporda; çıkartmanın gerçekleşmesi halinde bu harekâtın Suriye’de bir Arap ayaklanmasına sebep olabileceğini fark ettiğini belirterek ‘İskenderun Fransızlara bırakılan Suriye’nin dışındadır. İskenderun Doğu Akdeniz’in anahtarıdır. Bağdat demiryolu hattının başlangıcı olan İskenderun Mezopotamya ve kuzey Suriye’nin ( Şimdiki Kuzey Irak) çıkış yeridir. Kilikya (Çukurova) ve Küçük Asya’dan, Asya içlerine gidebilecek en kolay yol İskenderun’dur. İskenderun her yönüyle stratejik, askeri ve ekonomi bakımından önemlidir. İskenderun’u ele geçiren Fransızlar her zaman için Mısır’a denizden hücum edebilecekleri bir üsse kavuşacaklardır. Suriye’yi elinde tutacak olan Fransa savaşın ilanından itibaren 12 gün içinde Süveyş kanalından 100 bin Fransız askerini Mısıra çıkartabileceği dikkate alındında İskenderun daha da önem kazanmaktadır’ diyordu.

Bütün bunlar göz önüne alındığında Orta doğudaki yeraltı zenginliklerine göz dikenler Çanakkale yenilgisinden dolayı İskenderun’daki bu önemli çıkartmayı göze alamamışlar ve başaramamışlardır. Hatta Atatürk 5 kolordunuz gelse gücünüz yetmez diye mesajda göndermiştir.

Mursaloğlu neden kızını kurban etmek istedi?

Dedemin kardeşi Kemal Mursaloğlu’nun andı vardı. Altı oğlunun üzerine doğan kızı Necla Mursaloğlu, daha sonrasında Tayfur Sökmenoğlu’nun gelini olmuştur…

Kemal Mursaloğlu “Ben yaşadığım sürece Türk ordusunu Hatay’da görürsem altı oğlumun üzerine doğan kızımı kurban ederim” demiş. Türk Askeri Şükrü Kanadlı komutasında Reyhanlıya gelmek için hareket edince Fransız döneminde kalma Çatal höyükün üzerinde bulunan köprüde Kemal Mursaloğlu rahmetli halamı kurban etmek üzere yere yatırmış tam kesecekken, Paşa Şükrü Kanadlı hemen atından inerek engel olmuş. Ve neden böyle bir şey yaptığını sormuş. Durumu anlatan Kemal Mursaloğlu’na, Paşa ‘tamam adağını kabul etmişim gibi kızını bağışla’ demiş.

Halam Bıçık Kesiği İziyle Yaşadı

20 yıllık Fransız işgali altından Hataylıyı kurtaran Türk Askeri’ne Altı yaşında kurban edilmekten kurtulan rahmetli halamın boğazında bıçak kesiği izin yaşadığı sürece kalmış… Daha sonra Şükrü Kanadlı ve askerleri Reyhanlıya doğru hareket ederken 300 tane koyunun yol üzerinde kurban edildiği Reyhanlı’nın kurban kanı gölüne döndüğü anlatılır.

Ufuk Aktuğ

Arkadaşına Gönder   Yazdır
  Pegem Akademi - İskenderun