Ercan Gida

Ziyaretçi Defteri

halil ibrahim

kaldırımdaki ağaçlar neden budanmıyor çok merak ediyorum
bu kaldırımlar ne zaman yapılacak kuaförler caddesinde kaldırımlara araç parkediyorlar inanmazsanız bir geçin bakın arabalar kaldırımda yayala...

Oku  |  Yaz

Sokak Çocukları ve Sorunları

İskenderun Demirçelik Fabrikaları’nın özelleşmesiyle, Fabrikadan ayrılan ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde çalışırken Sokak çocuklarına yardım etmek için On yıl önce kurucu üye olarak çocuklara yardım etmeye kendini adayan Zeynep Çakmaklı geçen sürede 450 sokak çocuğunu topluma kazandırdıklarını söyledi. Çakmaklı, çocukları mendil satmaktan, gül satmaktan hırsızlık yapmaktan ve balli çekmekten kurtararak vatanına ailesine iyi birer birey olmalarını sağlamanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek,”Bu çocukları kazanmak kolay olmadı. Parçalanmış, babaları cezaevinde, hasta veya babası olmayan bu ailelerin çocuklarını hayata bağlamak için önce ailelerine el uzattık.”dedi

 

Zeynep Çakmaklı şuanda şiddet gören kadınlardan, korunmaya ihtiyacı olan çocuklara kadar geniş bir yelpazede kendilerine ihtiyacı olanlara yardım etmek için yönetim kurulu üyeleriyle birlikte hiçbir gelirleri olmadan yardımlarla bu mücadeleyi verdiklerini söyledi.

 

Herkesin acı ama gerçek bir hayat hikayesinin olduğu özellikle çocukların yaşadıkları acıları ve kaderine boyun eğmiş yaşama mücadelesi verenlerin topluma kazandırılmasında mücadele verenlere karşıda kimsenin banane demeye hakkı ve lüksü yok…

 

Zeynep Hanım Sokak çocuklarını koruma anlamında bir derneği kurmak nereden aklınıza geldi?

İskenderun Demirçelik Fabrikalarında çalışırken hükümetin aldığı karar doğrultusunda özelleşmesine karar verildi. Bende o zaman kurum değişikliği talebinde bulunarak Sosyal Hizmetler Çocuk esirgeme kurumuna geçiş yaptım. İskenderun ilçe müdürlüğünde görev yapmaya başladım. Dönemin kaymakamı Ünal Erdoğan ve Kurum müdürüm sokak çocuklarını topluma kazandırmak için çalışma yapmak üzere dernek kurulacağını bu dernekte görev almamı istedi. Daha öncede okul aile birliklerinde başkanlık ve sendika genel sekreterliği yaptığımdan dolayı bu çalışmayla da çocuklara hizmet edeceğimden kabul ettim. Derneği kurucu üyelerimizle birlikte İskenderun Sokak Çocuklarını Koruma Derneği adı ile kurduk hizmetlerimize başladık.

 

Aileniz bu çalışmalarınızı nasıl karşıladı?

Ben genç yaşta anne ve babamı kaybettim. Eşimide trafik kazasında kaybettim.iki kızımla hayata tutunmaya çalıştık ve çocuklarım iki kızımda öğretmen iki de torunum var.Ben çocukları sevdiğim için gece gündüz onlara yardım etmek onlara bir ışık olmak için verdiğim mücadelemde çocuklarımda bana destek veriyorlar. Çünkü benim böyle mutlu olduğumu görüyorlar.

 

Sokağın çocukları neler yapıyordu?

Sokaklarda peçete satan, gül satan, araba camlarını silerek insanlardan para kazanıp ailelerine yardım ediyorlardı. Balli ve tiner çeken, hırsızlık yapan bu çocuklar her türlü yasadışı işi yapıyorlardı.

 

Peki, bu çocukları toplamak ve ikna etmek kolay olmasa gerek?

Tabiî ki çok zor bir iş. Öncelikle Kaymakamlı, Sosyal Hizmetler, Milli eğitim müdürlüğü, Emniyet ve Belediye zabıta ekipleri ile bir araya gelerek koordineli bir çalışma başlattık. Çocuklar isimleri ve yaşadıkları yerler aileleri hepsinin tespiti yapıldı. Alınan bu çocukların ailelerine gittik. Onlarla oturup saatlerce günlerce konuştuk önce onların güvenini çocuklarının güvenini kazanmamız gerçekten kendilerine yardım edeceğimizi anlatabilmemiz gerekiyordu. Bu çocuklar bizim çocuklarımız onların sırtından para kazanamazsınız. Hakkınız yok çocukları alın teri ile para kazanamazsınız suç işliyorsunuz diyerek zaman zamanda korkuttuk.

 

Görüştüğünüz bu çocukların ailelerin durumu nasıl gözlemledikleriniz neler?

Çocukların çoğu parçalanmış ailenin çocukları. Kiminin babası yok terk etmiş, kimisinin babası hasta çalışacak durumda değil. kiminin babası cezaevinde. Anneleri de olmayanlar var. Yaşadıkları ortam ekonomik yapılar çok kötü olan bu ailelerde çocuklar çocukluklarını yaşamadıkları gibi sevgiden de yoksunlar.

 

Çocukları okullara nasıl kazandırdınız?

Tek başımıza yapılacak bir şey değildi yönetim kurul üyelerimiz gönüllü gelenler destek olanlar çocukları sevdiklerinden bu işi başarmamızda bize en büyük destek olanlardı. Çocukları eğitim anlamında okullarda başarılı olmalarını sağlamak ta milli eğitim müdürlüğü ve okullarımızdaki müdür ve öğretmenlerin büyük desteği çocuklara sahip çıkması ile başardık. Çünkü çocuklar okumak ve çocukluklarını yaşamak istiyorlardı. Zaten bu duygular hayatın acımasızlığı altında bastırılmış biz onları ortaya çıkarttık.

 

Çocukları kazanırken ailelerle başka neler yapıyordunuz?

Özellikle anneleri eğitimine çok önem verdik. Zaman zaman anneleri toplayarak onlara bir avukat veya doktor ile bir araya getirerek onları sağlık konusunda sorunlarını gidermeye çalıştık. Hukuksal olarak hakları konularında bilgiler verdirdik. Bilinçlenmelerini eğitilmelerini sağladık. Birey olduklarını hatırlattık. Alın terleriyle para kazanmalarını öğrettik. Eğitilmiş bilinçli anneler çocuklarını daha sağlıklı büyütürler. Kızlarımız anneler tarlalara çalışmaya gidiyor anneler bilinçli olunca çocuklarını daha iyi eğitir. İmam nikahı ile kimliksiz insanlarımıza da sahip çıktık. Evde bulunan diğer kardeşlere hasta babalarına sahip çıktık ve onlara şunu da söyledik sokakta kalan ocukların suça meyilli olabileceklerini ve başlarına kötü şeyler gelebileceklerini kız çocuklarını tecavüze uğrayabileceği tacize uğrayabileceğini anlattık.

 

Çocuklar ve aileleri ile neler yapıyorsunuz?

Yönetim kurulu üyelerimiz gönüllülerimiz kimi zaman bir aileye gideriz onunla oturur kahvaltı yapar sohbet eder onlarla yaşar güzellikleri acıları paylaşırız. Biz kocaman bir aile olduk gece saat kaç olursa olsun birbirimize ihtiyacımız varsa arar iletişim kurarız. Sokakta ise çocuğu gelmemiş geç gelmiş ise arar söylerler kalkar giderim.

 

Biz çocuklarımızı bazen anneleri el bazen de sadece çocuklar veya anneleri gezilere götürürüz. Çanakkale’ye götürdük Anıtkabir’i ziyaret ettik. Kimi zamanda Hatay’a gezmeye götürdük. Bütün bu gidiş gelişlerde neşe içerisinde hoplaya zıplaya güle oynaya neşe içerisinde gider geliriz. Kimi zaman bir resim sergisinde, kimi zaman bir şenlikte, bazen lüks bir restaurant da oturup yemek yeme zevkine ulaşırlar. Bir keresinde çocuklar kurulan sofradan ağızları açık kaldı çünkü böyle zengin çeşitli sofra hiç görmemişlerdi. Yemeye bile kıyamadılar uzun süre baktılar. Nasıl yiyeceklerini dahi bilemediler. Kimi zaman sinemaya götürdük kimi zaman tarihi kültür gezileri yaptırdık. Her gittiğimiz yerde yaptıkları işleri ilk kez yapıyordu görüyordu bu çocuklarımız. Tabiî ki en acısı da her eğlencenin her gezinin dönüşünde ağlayarak evlerine gitmeleriydi. Ama şunu öğrendiler biz dernek olarak yine varız yine yanlarındayız.

 

Bu kadar gezi, yemekler, eğlenceler, sinemalar geliriniz nereden?

Yılda bir kez takvim bastırıyoruz. Bastırdığımız takvimin geliri ile derneğimizin kirasını ödemeye çalışıyoruz. Kaymakamlık başta olmak üzere, Sosyal Hizmetler müdürlüğümüz ve işadamlarımız esnaflarımız bizlere inandıkları yaptığımız işleri gördüklerinden yaptıkları yardımlarla bu çalışmalarımızı yapıyoruz. Kimi otelini açıyor. Kimi restourantını kimi giyecek, kimi kırtasiye yardımı yapıyor. En büyük destekçimiz ise basın bize onlarda inandıkları için yaptığımız işleri başarımızı kamuoyuna anlattıklarından kocaman bir aileyi kurduk imece usulüyle yürütüyoruz. En önemlisi bizler birbirimize güveniyor ve çocukları seviyoruz.

 

İskenderun sokaklarında peçete satan çocuklar var mı?

Bugün sokaklarda bu işleri yapan çocuklar kalmadı. Çıkmaya başladığı zaman hemen tespit ediyoruz. Sistemi kurduğumuz için hemen ekip olarak çocuğumuzun ailesi ile iletişime geçerek sokağa çıkmasını engelliyoruz.

 

Sokakta beş yıl önce çalışan çocuk kalmayınca bizde adımızı değiştirdik. İskenderun Sokak çocukları koruma derneğini İskenderun korunmaya muhtaç çocukları koruma derneği olarak yeniledik. Birde sokak çocuğu kelimesi ağır ve yıpratıcı bir kelime olduğunu düşündük.

 

Bu sokak çocuklarından topluma kazandırdıklarınızdan bahseder misiniz?

Biz sokaklardaki çocukları kurtarmak için yola çıktığımızda ortaokulda olanların bir kısmı üniversitede şuanda okuyor. Okulunu bitirip askere gidenlerden gelenler var şimdi özel sektörde, sanayi kuruluşlarında çalışanlar var. Turizm sektöründe çalışanlarımız var. Üniversiteye giden iki yıllık bitiren kızlarımız çalışıyor.

 

Bu acı dolu yaşamın içinden yaşadığınız bazı anılarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Evet, çok hikayeler var. Bir oğlumuz vardı. İki kere okulu bıraktı ben çok üzüldüm okumasını istiyordum. Hatta hasta oldum en sonunda işe yerleştirdik çalışarak para kazanmasını istedik. İki işyeri de bu çocuk başarılı olmaz. Bundan bir şey olmaz, adam olmaz, bırak dediler. Ama biz bırakmadık o çocuğumuz askere gidip geldi. Şimdi bir sanayi kuruluşunda özel sektörde çalışıyor. Kendine güzel bir düzen kurdu.

 

Belediye Zabıta ekipleri bir çocuğumuzu sokakta alıp bana getirdi. Karşım da boynunu büktü ve babamdan ötürü bizim boynumuz hep bükük mü kalacak dedi. Hayır, evladım dedim kalmayacak biz size yardım etmeye çalışacağız dedim. Çok üzülmüştüm ve el birliği ile bu çocuğumuza ve kardeşleri de vardı yardım ettik. Kız kardeşi şuanda Anadolu lisesinde okuyor diğer kız kardeşi üniversite sınavına girecek.

 

Peçete satan bir çocuğumuz bir gün elinde bir şey derneğe geldi. Bana bir hediye getirdiğini söyledi. Nedir o dedim baktım pusula. Pusulayı bana neden getirdin dedim. Siz bizim pusulamızsınız bize yön gösteriyorsunuz içimden size getirmek geldi dedi. Çok duygulandım.

 

Şuanda İskenderun’da da dilenen Suriyeli çocuklar var. Onlarla ilgili çalışmanız var mı?

Suriyeli çocuklar dileniyor onlar bizim çocuklarımıza da kötü örnek oluyor. Yetkililer görüyor biz rahatsızlığımız ilettik. Bu çocuklar arasında Suriyeli olmayanlar da bazen görüyoruz. Araştırıyoruz bizim bölgemizin çocukları değil dışarıdan geliyorlar. O konuda da yetkiler gerekli tedbirleri almaya çalışıyor.

Kolay kazanç olduğu için geçtiğimiz yıl iki kızımız tekrar sokağa peçe mendil satmaya döndü. Hemen tespit ettik öğretmeni okullar anne ile konuştuk.

 

Hedefinizde ne var?

Hedefimizde dernek bünyemizdeki çocuklarımızı en az üniversite bitirmelerini kariyer yaparak ailelerine annelerine güzel yaşam sunmalarını sağlamalarını istiyoruz. Kadınlarımızı da dimdik ayakta kalarak çocuklarını iyi yetiştirmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Biz onlara hep destek vereceğiz.

 

Bize kadına şiddete maruz kalmış çok müracaat yok çünkü biz yaptığımız toplantılarla haklarını öğretmeye çalıştık ve öğrettik. Ama zaman zaman karşılaşıyoruz. Kocasından şiddet görmüş bir bayan üç çocuğu ile savcılık kanalıyla bize geldi. Kalacak yeri yok bana yardım edin dedi. Aksam üzeriydi karakola götürdüm. Burası nezarethane erkekler kalıyor. Olmaz sen çocuk büroya git dediler. Bende kadını ve çocukları alıp çocuk büroya götürdüm. Sorumlu amire durumu anlattım o da bana Zeynep Hanım burada barındıramam dedi. Sığınma evine bu tür olaylar olunca şart diye düşündük ve harekete geçtik. Kadın ve erkek için sığınma evine açıldı.

 

Beklentiniz var mı?

Bizim beklentimiz hükümetten yasalar çerçevesinde sığınma evlerinin iyileştirilmesini istiyoruz. Üç ay altı ay kimi yerler tacize uğrayan tehdit edilenler var daha fazla önlem alınmasını istiyoruz. Peçete mendil satan çocuklar için öyle bir ceza getirilsin ki anne ve babalara ceza verilsin.

 

Vatandaşlara da seslenmek istiyorum. çocuklardan acıyarak bir şey almayın en büyük kötülüğü yapıyor sokağa teşvik ediyorsunuz. Onlar bunu yaptığında günlük gelirleri 150 tl. Az paraya çalışmayayım gidip peçete satıp, cam silip dileneyim diyor. Yasalar güncellenmeli yetersiz olduğunu düşünüyorum.

 

Kadına yönelik istihdamın arttırılmasını istiyoruz özel sektörde çalışan kadınlarımızın şartları iyileştirilsin tarlaya giden kadınlar sigortasız eğitimsiz okum yazması var. Çevre illere çalışmaya giden kadınlarımız var bezelyeye maydanoz toplamaya gidiyorlar az para ve sigortasız çalıştırıyorlar. Bunlara sahip çıkmak lazım temizliğe giden kadınlarında sigortası yok alın teri ile çalışırken hakları verilmiyor.

 

Son olarak bir şeyler söylemek ister misiniz?

Bizler sokaklardan 450 çocuğumuzu kurtardık. Ama uyuşturucudan, kurtulmak isteyen çocuklarımız, çocuklarını kurtarmak isteyen annelerimiz var. Bu çocuklara ve ailelere yardım etmek için bizler girişimde bulunduk emniyet başta olmak üzere devletin ilgili kurumları da bu konuya acilen el atmalarını istiyoruz. Bakalım neler yapabileceğiz.

 

Evet, Zeynep Hanım güzel bir sohbet oldu. Sokaktaki çocukların annelerin o acılarını paylaşırken gözleriniz doldu, başarılarını kariyerlerini anlatırken gözlerinizi ışık doldurdu. Sizinle başlayan bu ışığın sönmemesi dalga dalga yayılmasını diliyor, başarılarınızın devamını temenni ediyorum.

UFUK AKTUĞ

Arkadaşına Gönder   Yazdır
  Doğru Cevap