İnsanları intihara sürükleyen sebepler neler? Neden intiharı kurtuluş olarak görüyorlar sorularının cevabını Psikiyatrist ve Aile Terapisti Doktor Suat Yiğit verdi. Yiğit intiharın bir hastalık olduğunu ve en büyük sebeplerinden birinin sevgisizlik olduğunu kaydetti. Ailenin burada çok önemli bir etken olduğunu, teknolojinin insanları hayattan soyutladığına dikkat çeken önemli mesajları yaptığımız röportajda verdi.

Neden İnsanlar İntihar girişiminde bulunuyor?

Gençlerimizin içinde bulunduğu en önemli konu sevgiyi hissetmemeleridir. Hiç bir insan çok önemli bir hastalık olmadığı sürece kendi hayatına kast etmez. Bazen başkalarına sevgisini ifade etmek için bu tür parasuisidal dediğimiz intihar davranışları içerisine girebilirler. Ama bu denemeler sırasında maalesef hayatlarını kaybederler. Bunun yolu da onlara dokunmaktan geçer. Onlara gözünüzle gözlerine sevginizi değdirmekten geçer. Tabii ki bu çok önemlidir.

Son zamanlarda artış görülüyor neden?

Çünkü kaygı bozukluğu dediğimiz bir konu var. Bu kaygı insanların ilk önce kendi içerisinde kendine güvenememesi, sonra da başka insanlara güvenemediği için yalnızlık duygusu içine giriyor. Yalnızlık duygusu içine girdiğinde bu sefer herkese olumsuz anlamda bakıyor. Ya böyle olursa ya şöyle olursa diye hep olumsuzluk anlamında bir bakış açısı ortaya çıkıyor. Ancak gençlerle ilgili özellikle internet nesli dediğimiz bir durum var. Teknoloji hayatımızda şart, şu anda birçok insana ulaşabilmek için biz yine teknolojiyi kullanıyoruz. Ancak teknolojinin bizi kullandığı, bizim üzerimizde yoğunlaştığı dönemlerde çocuklar yalnızlaşıyor. Cep telefonları ile yada tabletleri, bilgisayarlar ile o odaya girdiklerinde bu çocuklar rahat sakin gibi görünse de kendi içerisinde yalnızlaşmaya başlıyor. Hatta bu sıkıntıdan dolayı android veya dijital dünyaya gidiyor. Yoksa dijital dünyadan dolayımı sıkıntı içerisine giriyor. Aslında bu birbirleri ile bağlantılı olan bir durum. Yalnızlaşıyoruz. Sohbet etmiyoruz. Çünkü eskiden gözümüzün gözünüze değdiği sesimizin sesi ile çarpıştığı, tenimizin teninize değdiği, kokumuzun kokunuza karıştığı ortamlar gittikçe azaldı.

İntihar girişiminde bulunanların yaş aralığı var mıdır?

 18-24 yaş arasında psikotik atak dediğimiz bir rahatsızlık vardır. Şizofrenin başlangıcının olduğu yaşlardır. Bipolar bozukluğunun başlangıcıdır. O dönemler de her insan hayatında bir defa psikotik atak geçirir. Yanlışı ve doğruyu ayırt edemediğimiz bir süreç.

İntiharlarda cinsiyet var mı?

Yok şu anda yok. Borderline kişilik dediğimiz bir kişilik yapısı vardır. Bu kişilik yapısında çocukların kendilerinden uzaklaşmaları, boşlukta hissetmeleri söz konusudur. Kitaplarda genelde 1’e 3 oranında anlatılır. Yani 1 kadın 3 erkek. Benim tecrübelerime göre 1’e 1’dir.

Erkek kadın intiharlarından farklılıklar var mıdır?

Kadınların intihar hareketleri daha yumuşaktır.100 kadın intihar eder. 10-15 tanesi vefat eder. 50 erkek intihar denemesinde bulunur. 49’u hayatını kaybeder. Erkeklerin intihar şekilleri çok agresiftir. Bunların içerisinde küçük denemeler vardır. Çocukluk yaşlarında bu kişiler önce falçata atarlar.

Bu tür vakalarda önceden sinyal veriliyor mu ?

 Bir çocuk arkadaşları arasında ya ölmek istiyorum, ölsem de kurtulsam gibi kelimeleri konuşmaya başlarsa, yada çeşitli resimlerle ölümü çağrıştıran resimler kullanmaya başlıyorsa lütfen bunu kayla alın. Bir sinyaldir. Belki milyarda bir ihtimaldir. Milyar kere söylemiştir yapmamıştır, kızmışsınızdır. Yani bize numara yapıyor diye kızabilirsiniz, ne kaybedersiniz ki, yani onun sizi kandırmasından dolayı ne kaybedersiniz ki. Ama gerçekten ciddiye alırsanız ve gerçekten böyle bir durum varsa ve siz bu durumu atladıysanız. O zaman bunun geri dönüşü yok lütfen bu konuda gerekirse salak olun kaybetmezsiniz. Aptallığınız ve salaklığınız akıllılığa ve bilgeliğe dönüşebilir. Ama bir nefesi geri almak için hiçbir şeyiniz yetmez.

Yani intihar denemeleri vardır diyebiliriz. İlk defa gerçekleşmiyor değil mi?

Hayatında hiç intihar etmemiş bir insan, anlık psikotik atak dediğimiz mikro psikotik ataklarda insan doğruyu yanlışı kaybeder. Bu bir hastalıktır. Doğru yanlışı ayırt edemeyen insan hayatında hiç intihar etmemiş dahi olsa intihar eder ve ölür. Buna parasuisidal girişim dediğimiz özellikle bordurline kişilikte ortaya çıkar. Borderline kişilik bozukluğunda hep denemeler olur. İlaçlarla, vücuda kesik atarak Lütfen kız çocukları özellikle bacaklarına gözükmesinden diye kesikler atarlar. Ağrı kesici içiyorlarsa uyuşturucu niyetine içerler. Bu çok önemli bir konudur.

Bunlarla ilgili nasıl önlemler alınabilir?

Bir kere şunu yapın. Lütfen evde akşamları en az 30 dakika yada 60 dakika bu dijital dünyadan arının. Arınmaktan kastım kapatın. Televizyonunuzu, tabletinizi, telefonunuzu 30 dakika kapatın yemek yerken birbirinizin gözlerine bakın. Çocuğunuz yemek yerken ağız şapırdatmalarını dinleyin, onun çatal kaşık seslerini dinleyin. Onlara dokunun, birbirinizle iletişime geçin. İlk yapabileceğiniz şeylerden bir tanesi de budur. Ve sık sık seni seviyorum demenin geç olduğunu ancak sevdiklerinizi kaybettiğinizde anlarsınız. Kaybetmeden önce bunu söyleyin. Ben şuna da inanıyorum. Sevgi madeni kendi içimizdedir. Bu maden kazıkça kazıdıkça artar. En çok kime yarar biliyor musunuz? Seven insana yarar.

Hayata bakış açımızda polyannacılık mı oynamalıyız?

Evet, ekonomik anlamda sıkıntılar yaşadığımız bir ülkedeyiz. Siyasi anlamda belki sıkıntılar yaşadığımız bir ülkedeyiz. Savaş anlamında sıkıntılar yaşadığımız bir ülkede yaşıyor olabiliriz. Ama biz şu anda varız. Elimizdeki hazinenin kıymetini bilmek, öncelikle anne olmayı, baba olmayı, evlat olmayı bilmek çok önemli ve biz bunu çocuklarımıza aktarabilirsek, seven insan merhametli olur, vicdanlı olur, bütün bu savaşların, bütün bu sıkıntıların altında yatan şey maalesef merhametsizlik ve vicdansızlığın artmasıdır. Benim memleketimin insanı merhametlidir, vicdanlıdır, benim memleketimin insanı sevgi doludur. Benim memleketimin insanı içinde barış hisseder, sevgi hisseder. Ve bunu lütfen çeşitli elektriksel aktivitelerle bozmasına izin vermeyin.

Çocukları nasıl kazanabiliriz?

Çocukların kitap okuması çok önemli maalesef bu dijital dünya nedeni ile çocuklar artık kitap okuyamıyor. Kitap okumadıkları için hayal dünyaları gelişmiyor. Güzel şeyler hayal etmiyor. O savaş oyunlarında öldürmenin ödüllendirildiği bir durum olduğu için bu çocuklar ölmenin ve öldürme rutin hale geliyor. Onlar için bir anlam ifade etmiyor.

İntihar olayı ile karşılaşan bir aile böyle bir durumda ne yapmalı?

Bu bir yas dönemidir. Kayıp dönemidir. Bununla ilgili en önemli konu kabullenmektir. Çünkü değiştirebileceğiniz hiçbir şey yok. Doğumu nasıl bizler sevinçle kabul ediyorsak, ölümü de kabul etmek zorundayız Keşke yok. Anneler babalar ilk önce kendilerini suçlu hissederler. Ama hiç kimse isteyerek, bilerek yavrusunun, annesinin babasının, yakınının böyle bir olaya maruz kalmasını istemez. Kendilerini suçlu hissetmemeleri gerekiyor. Çocuklarının annesi babası kardeşleri varsa onların üzerine gitmeleri önemlidir.

Günümüz rahatsızlığı panik atak için ne söylersiniz?

Panik atakta bir mikro Psikotik ataktır. Kalbiniz çarpıyor ve doktora gidiyorsunuz. EKG leri çekilen hastanın kalp hastalıkları olmadığını psikolojik rahatsızlık olduğu söylenince hastalar inanmazlar.  Maalesef öyle panik hastalar var ki 2-3 defa anjiyo olurlar. Asıl konu bence Psikosomatik rahatsızlıklar ve konversiyon rahatsızlığı olan hastalardır. Bu insanlar şizofrendir ve depresyonda daha çok intihar eden insanlar olarak bilinse de asıl psikomatik  konversiyoneli önemsemek zorundayız.

Panik atak hastaları aslında çok önemli psikiyatrik hastalardır. Onların içinde intihar eden hastalar daha fazla olur. Çok dikkat etmemiz gerekir. En basit görünen şey aslında en zor olan şeydir.

Peki, İnsanlar sıkıntılardan nasıl kurtulabilir ?

Ölümden öte her şeyin dermanı vardır. Hayatımızda yaşadığımız her sıkıntı bizi öldürmediği sürece bizim hayatımıza bir lütuftur. Biz bunu kabullendikçe kendimizi daha çok yenileriz.

Hayatta gerçek olan sadece iki şey vardır. Biri doğum biri ölüm. Aradaki sadece bir oyun. Bize verilen bu oyunu iyi oynamamız, bize verilen bu süreyi herkesin süresi de farklı bize verilen bu süre çok farklı bazen kısa bazen uzun. Bu oyunu iyi oynamamız gerekiyor. Babaysam, babalığı iyi oynamalıyım.  Anneysem anneliği iyi oynamalıyım, evlatsam evlatlığı iyi yapmalıyım. Kocaysam kocalığı iyi yapmalıyım. Kadınsam eşsem eşliği iyi yapmalıyım. Bunun en önemli ve en ucuz, en basit olan şeyde sevgiyi sunabilmektir. Ve sevgiyi sunarken sakın arkadaşlar beni sevsin diye kimseyi sevmeyin. Sevmeyi sevdiğiniz için sevin. İnanın sevmeyi başarırsanız sevilmenin tadı daha güzel oluyor. Ömer Hayyam’ın bir dörtlüğü vardır. “ Sevgi ile yoğrulmadıkça yüreğin tekkede manastırda eremezsin. Bir kez sevdin mi gönülden cennetin cehennemin üstündesin”

Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı ?

Sevgiler çabuk tüketiliyor. Buradaki konular çok hızlı değiştiği için maalesef evlilikler çok hızlı bitiyor.  Temmuz ayında bir araştırma yaptım. Bu bölgemizde en çok nikahın, düğünün olduğu dönemde 200 tane nikah yapılırken 675 tane boşanma davası olmuş. Eskiden bu tersine gidiyordu. Çünkü sabır kalmadı. Sabrın altında yatan şey birini seversen ona sabredersin. Ama önce kendinizi sevmelisiniz.

Bu güzel sohbet için Psikiyatrist ve Aile Terapisti Doktor Suat Yiğit’e zaman ayırdığı için çok teşekkür ediyorum.