Gündem

Büyük İskender projesinde ilk aşama tamamlandı…

İleri dönüşüm sanatçısı Mervan Altınorak, metal ve elektronik atıklar kullanarak hayata geçirdiği “Büyük İskender” temalı anıtsal heykel projesinin ilk aşaması, Büyük İskender’in tarihteki efsanevi atı (Bucephalus) figürü tamamlandı.

Eser sanatçı tarafından, metal ve elektronik atıklar kullanılarak üretilmiş; tarihsel bellek ile çağdaş endüstriyel artıklar arasında bilinçli bir gerilim kuran eleştirel bir heykel çalışması olarak tasarlandı. Tamamlanan Bukefalos heykeli; gücü, hareketi ve tarihsel sürekliliği simgeleyen formuyla hem mitolojik hem de tarihsel bir anlatının taşıyıcısı olarak kurgulandı. Tarih boyunca fetih, hareket ve hâkimiyetin simgesi olan at, bu çalışmada romantize edilmiş kahramanlık anlatısından uzaklaştırılıyor. Zincirler, dişliler, kablolar ve çeşitli mekanik parçalardan örülmüş endüstriyel bir organizmaya dönüştürülen figür; insanlığın “ilerleme” ideali uğruna geride bıraktığı maddi izleri temsil ediyor. Kullanılan her atık parça, teknolojik üretimin ve tüketimin görünmeyen yükünü estetik bir yüzeyde açığa çıkarıyor. Metal ve elektronik atıklardan üretilen eser, sanatçının uzun süredir sürdürdüğü sürdürülebilirlik, malzemenin sosyo-biyografisi ve kamusal bellek odaklı sanat pratiğinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Heykelin nihai aşamasında, atın üzerine yerleştirilecek olan Büyük İskender figürüyle birlikte eser tarihsel anlatısını tamamlayacak.

Antik çağın en güçlü figürlerinden biri olarak kabul edilen ve İskenderun’un kuruluşuyla ilişkilendirilen İskender’in heykelinin, Hatay’ın İskenderun sahilinde konumlandırılması planlanıyor. Projenin ikinci ve tamamlayıcı aşamasında ise Büyük İskender figürü üzerinde çalışmaların devam ettiği bildirildi.

At figürü ile binicinin bütünleşmesiyle birlikte eser; yalnızca bir heykel değil, Hatay ve İskenderun’un tarihsel kökenine gönderme yapan çok katmanlı bir kamusal sanat yapıtı kimliği kazanacak.

Sanatçı Mervan Altınorak projeye ilişkin değerlendirme yaparak “Bukefalos, yalnızca bir at figürü değil; tarihin taşıyıcısıdır. Bu çalışmada önce zemini, yani gücün bedenini inşa ettim. Büyük İskender figürü tamamlandığında anlatı bütünlüğüne kavuşacak. Amacım, tarihi yüceltmekten ziyade; onu bugünün çevresel ve toplumsal gerçekliğiyle birlikte yeniden düşünmeye davet etmek” dedi.

Tamamlandığında kamusal alanda sergilenmesi planlanan eser, ileri dönüşüm sanatı ile tarihsel anlatıyı buluşturan özgün bir anıt-heykel olarak konumlanıyor.