Yaşam

Toplum olarak girdiğimiz bu kısır döngüden nasıl kurtulabiliriz?

Her gün aynı şikâyetleri ediyor, aynı sorunları konuşuyor ve hiçbir şey değişmiyormuş gibi hissediyoruz. Öfke büyüyor, güven azalıyor, umut giderek zayıflıyor. Ama asıl soru şu: Bu düzeni gerçekten değiştirmek istiyor muyuz, yoksa sadece yakınmakla mı yetiniyoruz?

Bu döngüyü kırmak için:

* Sorumluluğu başkalarına atmamak.
* Duyduğumuz her şeye hemen inanmamak.
* İnsanlarla kavga ederek değil, konuşarak anlaşmaya çalışmak.
* Çocuklara küçük yaşta doğruyu ve merhameti öğretmek.
* Eğitimi hayat boyu sürdürmek.
* Televizyondaki şiddeti normal görmemek.
* Evlerde silah ve benzeri aletler bulundurmamak,.
* Korku yerine sevgi dili kullanmak.
* Küçük iyilikleri çoğaltmak.
* Umudu kaybetmemek, çözüm aramak.

Unutmamak gerekir ki toplum dediğimiz şey “başkaları” değildir. Toplum, bizim evde kurduğumuz dilde, çocuklara verdiğimiz eğitimde ve günlük davranışlarımızda şekillenir. Eğer öfke ekersek öfke büyür; ama sevgi ekersek, gelecek değişir. Gerçek dönüşüm, tam da burada başlar.

Haftaya yüzümüzü gülümseten bir konuyla buluşmayı diliyorum,
Sevgiyle kalın hoşça kalın.