Hatay’da bazı meslekler yalnızca bir geçim kapısı değil, nesilden nesile aktarılan bir hayat hikâyesine dönüşüyor. Minare ustası Abdullah Pilavcıoğlu’nun hikâyesi de bunlardan biri. 55 yaşındaki Pilavcıoğlu, henüz 13 yaşındayken babası Mehmet Pilavcıoğlu’nun yanında çırak olarak başladığı minare ustalığını 42 yıldır sürdürüyor. Babasının 1955 yılında başladığı mesleği devralan Pilavcıoğlu, aradan geçen yıllarda Hatay’ın birçok ilçesinde yüzlerce metrelik minareleri kendi elleriyle gökyüzüne yükseltti.

TAŞTAN BETONA,

DEĞİŞEN YILLAR

Son 30 yıldır minare yapımını büyük ölçüde tek başına sürdüren Pilavcıoğlu, bugüne kadar yaklaşık 150 minare yaptığını, mesleğe başladığı yıllarda minarelerin ağırlıklı olarak taş işçiliğiyle yapıldığını, teknolojinin ve yapı anlayışının değişmesiyle birlikte son 25 yıldır betonarme minare yaptıklarını söyledi.

Pilavcıoğlu, babasından öğrendiği mesleği yaşatmaya kararlı olduğunu ifade ederek, “Babam 1955 yılında başladı. Ben de ilkokuldayken yanında yetiştim. Eskiden taş örme minareler yapılırdı. Son 25 yıldır betonarme minare yapıyoruz. Babamdan öğrendiğim mesleğimi sürdürmeye kararlıyım” dedi.

BABASININ YAPTIĞI MİNAREYİ

DEPREM YIKTI, OĞUL YENİDEN YAPIYOR

Pilavcıoğlu’nun meslek hikâyesindeki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Reyhanlı’nın Harran Mahallesi’nde yaşanıyor. Babasının yıllar önce yaptığı ve Kemal Sunal’ın “Maho Ağa” filminde de yer alan caminin minaresi, 6 Şubat depremlerinde yıkıldı. Aradan geçen yılların ardından baba yadigârı mesleği sürdüren Abdullah Pilavcıoğlu, aynı mahallede depremde zarar gören başka bir caminin minaresini yeniden inşa ediyor. Pilavcıoğlu, şu an Harran Mahallesi’nde betonarme minare yaptığını vurgulayarak “Daha önce rahmetli babam 1965 yılında Kemal Sunal’ın Maho Ağa filminde yer alan minareyi yapmıştı. Tabii depremde yıkıldı. Mesleğimde yalnızca minarenin belli bir bölümünü değil, yapım sürecinin tamamını üstleniyorum. Demir, kalıp ve beton işlerinin yanı sıra minarenin boya işlemlerini de yapıyorum. Hazır beton yerine ihtiyaç duyduğum miktarda betonu ben hazırlıyorum. Minare tamamlandığında son rötuşları da yine kendi ellerimle yapıyorum. Reyhanlı en fazla minare yaptığım ilçelerden biri, deprem öncesinde 10, deprem sonrasında ise 4 minare yaptım, Hatay’ın birçok ilçesinde çalıştım” diye konuştu.

“BABAMIN 250, BENİM 150 ESERİM VAR”

Babasının meslek hayatı boyunca yaklaşık 250 minare yaptığını anlatan Pilavcıoğlu, kendisinin ise bugüne kadar 150 minareyi tamamladığını dile getirerek “Deprem sonrasında yapı güvenliği daha fazla önem kazandı, taş işçiliği yerine betonarme yapılara döndü ve tercih ediliyor. Minareler genellikle 25 ila 30 metre yüksekliğinde yapılıyor. Mesleğimi gücüm yettiğince sürdürmek istetiyorum…

Orman Yangınları Açısından Kritik 3 Gün!
Orman Yangınları Açısından Kritik 3 Gün!
İçeriği Görüntüle

“BU MESLEKLE ÇOCUKLARIMI

ÜNİVERSİTEDE OKUTTUM”

Üç çocuğum var. Yıllarca yaptığım minarelerden elde ettiğim gelirle çocuklarımı üniversitede okuttum ve onlar bugün çalışma hayatına atıldılar. Ben babamın mesleğini devam ettiriyorum. Allah izin verirse mesleğe devam edeceğim, gücüm yettiği kadar. Üç çocuğum var, bu meslekte elde ettiğim gelirle çocuklarım üniversite okudu. Şimdi çalışıyorlar. Bu mesleğin sayesinde elhamdülillah. Ailemizde baba mesleği bana kaldı. İlkokul yıllarından bu yana minare ustalığının içindeyim. Yaptığım her eserde en ince ayrıntıya kadar ben çalıştım” şeklinde konuştu.

Minareci (3)Minareci (2)Minareci (1)