12- 15 Şubat tarihleri arasında Kaya Palazzo Belek Hotel Antalya’da gerçekleşen ve oldukça verimli geçen organizasyonuna bu yıl stand açarak katılan Güven, fuarda ürünlerini tanıtma ve müşterileriyle buluşma fırsatını yakaladı.
Un, makarna ve yem sanayicilerini, tüccarları, tedarikçileri, değirmen makinecileri ve fındık mamulleri üreticilerini, alanında uzman panelist ve yöneticilerle kamu kurum ve kuruluşları yetkililerini, konusunda uzman birçok sektör paydaşlarını bir araya getiren büyük organizasyonda Güven’in standı ilgi odağı oldu. Firmanın İmalattan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Kirmit, un, nişasta, arpa, yem ve tahıl ürünlerinin güvenle taşınmasını sağlayan özel üretim Silobaslarının fuarda Türkiye’nin en büyük un üreticileri yetkililerinin ve sektör temsilcilerinin dikkatini çektiğini belirterek,” Firma olarak en büyük başarımız müşterilerimizin bize duydukları güven ve sadakattir. Bunu fuarlarda bize olan yaklaşımı daha iyi görüyoruz ve anlıyoruz. Yaptığımız her yeni ürünü en iyi yaptığımızı biz değil müşterilerimiz ve rakip firmalarımız söylüyor. Bundan daha iyi bir başarı ve mutluluk olabilir mi?” diyerek duygularını ifade etti.
Birçok yeni sipariş aldıklarını ve bunları tam zamanında teslim etmek için şimdiden planlama ve programlama yaptıklarını dile getiren Mehmet Kirmit, “Bu fuarlar hem firmamız için hem de ülke ekonomisi için çok faydalar sağlamaktadır. Yaptığımız çalışmaların ve yatırımların karşılığını bu fuarlarda alırken piyasaların ve sektörün nereye koştuğunu, ihtiyaçlarını daha iyi görüyoruz” dedi.
Güven’in İmalattan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Kirmit, yaptıkları imalat hakkında da şu bilgileri verdi:
“Damper ve MILLENIUM TİPİ silobasların gıda taşımacılığında kullanıldığını zaten Avrupa’da görüyorduk. Neden ülkemizde de kullanılmasın diye de kendimize hep soruyorduk. Araştırmalarımız sonucu böyle bir talebin un firmalarından yoğun bir biçimde geldiğini de belirleyince hemen uygulamaya geçtik. Yaptığımız ürünün birebir Avrupa’daki muadilleriyle karşılaştırdığımızda arada çok farkın olmadığı da ortaya çıkıyor. Türk mühendisi ve Türk işçisinin kalitesini de böylece ispat etme fırsatı bulduk. Silobaslarımızı 45- 50 m3 olarak imal ettik. Unun yoğunluğunun çok düşük olması, bizi bu hacimde silobas üretmeye zorladı. Silobasımızın iç yüzeyinde ve kullanılan tüm hava tertibatlarında, gıda tüzüğüne uygun DYO’ nun solventsiz EPOXY ASTARINI kullandık. Çünkü taşınan gıdanın temiz ve sağlıklı şartlarda depolanması, korunması, saklanması gerektiğini bildiğimiz için bu cins boyaya ürünümüzde yer verdik. Ayrıca yağsız hava kompresörleri kullanarak da hem gürültü kirliliğini azalttık hem de kompresörden çıkacak olan su veya yağ partiküllerinin silobasın taşıdığı gıdaya zarar vermesini de azalttık.”
Kirmit, dökme un silobasının müşteriye getireceği avantajları da şu şekilde açıkladı:
“Dökme un kullanımının ambalajlı ürüne göre avantajlarının başında daha hijyenik koşullarda taşınması ve muhafazası gelir. Bunun yanında maddi kazançlar, kullanım kolaylığı, işçilik ve depolama alanı önemli kazanımlardır. Un silosu için yapılan yatırımın geri alınabileceği ve en önemlisi de insanların temel tüketim maddesi olan unlu mamullerde kullanılan buğday ununun daha sağlıklı koşullarda kullanımının sağlanacağı unutulmamalıdır. ”diyerek avantajları şöyle sıraladı:
“ *Kullanım sonunda çuvalda kalan (yaklaşık 100 gram) undan tasarruf sağlar.
*Hammaliye ve tahliye masraflarını düşürür.
*Yükleme ve boşaltma sırasında zamandan tasarruf sağlar.
*Taşıma ve kaldırmadan dolayı personelde meydana gelen sağlık problemlerini önler.
*Kullanım aşamasında ilave personele gerek duyulmaz, hatta işçilik azalacağından personelden tasarruf sağlar.
*Özellikle tasnifleme, depolama ve muhafaza yönünden kolaylık sağlar.
*Stok için un siloları kullanıldığından depolama alanı yönünden yer kazancı sağlar.
*Tahliye (boşaltma) sırasında istifleme ve ambalajdan kaynaklanan problemleri ortadan kaldırır.
*Ambalajı ortadan kaldırır. Çuval, etiket, ip kullanımını sonlandırır. Bu nedenle ürün maliyetini düşürür.
*Ambalajdan kaynaklanan çevre kirliliğini önler. Ayrıca ambalaj üretiminde kullanılan hammadde ve enerjiden tasarruf sağlayarak kaynak israfını önler.
*Sevkiyatta ihtiyaç halinde kullanılan palet, naylon, şilling gibi malzemelere gerek duyulmaz.
*Çuval boşaltma sırasında ambalajdan ürüne parça düşme (ip, etiket, çuval) riskini sonlandırır.
*Daha güvenli temiz ve hijyenik ortamda taşınır ve muhafaza edilir.
*Hava ile tahliyesi sırasında ürünün olgunlaşmasını hızlandırır.
*Son ürün mikrobiyal yük çuvallı ürüne göre daha düşük olur.
*Daha homojen hammadde kullanımını sağlar.”
Dökme un sektörünün kendileri için önemli Pazar olduğunu ifade eden ve geleceğe umutla baktıklarını belirten Mehmet Kirmit, un ve dökme gıda ürünlerinin güvenle taşınabileceği yeni tip silobaslarını tüm sektör temsilcilerine önererek sözlerini tamamladı.
DÖNMEZ’DEN GÜVEN STANDINA ZİYARET
Antalya’da Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu tarafından bu yıl 20, sin düzenlenen ‘İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği’ temasıyla gerçekleştirilen TUSAF Uluslararası Kongre ve Sergisi etkinliğinde Güven Silobası standını ziyaret edenler arasında İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez de vardı. Başkan Dönmez’e, Güven’in İmalattan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Kirmit, ürettikleri Un ve gıda silobasları hakkında bilgi verdi.
Öte yandan Özler Lojistik Yönetim Kurulu Başkan vekili Bilal Öz’de Güven standını ziyaret etti.










