31 Mayıs 2026 tarihinde saat 16.00 sıralarında Samandağ açıklarında görüntülenen balina, Hatay Dalış Merkezi sahibi Samet Uygur tarafından kayda alındı. Görüntüleri inceleyen Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, yapılan ön değerlendirmelerde balinanın türünün kesin olarak belirlenemediğini ancak görüntülerdeki morfolojik özelliklerin önemli ipuçları sunduğunu ifade etti.
Balinanın türüne ilişkin yapılan ilk incelemelerde, bireyin Akdeniz’de yaşayan ispermeçet (kaşalot) balinası olabileceği, kuyruk yapısı ve dalış davranışının bu ihtimali güçlendirdiği değerlendirildi.
KUYRUK YAPISI VE DALIŞ
DAVRANIŞI DİKKAT ÇEKTİ
Prof. Dr. Turan, balinalarda kuyruk yapısının tür teşhisinde önemli kriterlerden biri olduğunu belirterek, görüntülerde hayvanın dalış öncesinde kuyruğunu tamamen su yüzeyinin üzerine kaldırdığını söyledi.
Kuyruğun geniş ve üçgensi bir yapıya sahip olduğunu aktaran Turan, kambur balinalarda görülen belirgin girinti ve çıkıntıların görüntülerde seçilemediğini, arka kenarın ise daha düzgün bir görünüm sergilediğini kaydetti.
Dalış davranışının da önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Turan, ispermeçet balinalarının derin dalışlara başlamadan önce kuyruklarını karakteristik şekilde su yüzeyinin üzerine kaldırdığını hatırlatarak, görüntülerdeki bireyin de benzer bir davranış sergilediğini ifade etti.
KAŞALOT BALİNASI
İHTİMALİ ÖNE ÇIKIYOR
Uzman değerlendirmelerine göre görüntülerdeki bireyin, Akdeniz’de düzenli olarak görülen İspermeçet Balinası (kaşalot) olma ihtimali diğer türlere göre daha yüksek bulunuyor. Prof. Dr. Turan, mevcut görüntülerin ön değerlendirme niteliğinde olduğunu belirtirken, türün ispermeçet balinası olduğu görüşünün Prof. Dr. Bayram Öztürk tarafından da doğrulandığını aktardı.
BOYU 8 İLE 12 METRE
Görüntülerdeki teknenin referans alınarak yapılan değerlendirmelerde balinanın yaklaşık 8 ila 12 metre uzunluğunda olabileceği belirtildi. Bu boyutun yeni doğmuş bir yavrudan çok daha büyük bir bireye işaret ettiğini vurgulayan Turan, hayvanın genç (juvenil) ya da erginliğe yaklaşan bir birey olabileceğini söyledi.
İspermeçet balinalarında yeni doğan yavruların yaklaşık 4 metre uzunluğunda olduğunu hatırlatan Turan, gözlemlenen bireyin gelişimini büyük ölçüde tamamlamış bir balina olduğunu kaydetti.
BÖLGENİN BİYOLOJİK
ÜRETKENLİĞİ ETKİLİ OLABİLİR
Samandağ kıyılarının ekolojik açıdan dikkat çekici özelliklere sahip olduğunu belirten Turan, Asi Nehri’nin Akdeniz’e taşıdığı besin elementlerinin bölgedeki biyolojik üretkenliği artırdığını ifade etti.
Bu durumun planktonlardan küçük pelajik balıklara kadar uzanan besin zincirini desteklediğini belirten Turan, balinanın da bu zengin besin kaynaklarından yararlanmak amacıyla bölgeye yaklaşmış olabileceğini dile getirdi.
İSKENDERUN KÖRFEZİ İÇİN
DENİZ MEMELİLERİ PROJESİ
Türkiye kıyılarında gerçekleştirilen her balina gözleminin bilimsel açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Turan, geçmiş yıllarda İskenderun Körfezi’nde karaya vuran veya canlı olarak tespit edilen balina kayıtlarının da dikkate alındığına vurgu yaptı.
Turan, Atlas Üniversitesi ile Türk Deniz Araştırmaları Vakfı iş birliğinde, İskenderun Körfezi’nde deniz memelilerinin izlenmesi ve korunmasına yönelik projeler geliştirdiklerini belirterek, bölgedeki gözlemlerin bilimsel çalışmalar açısından önemli veriler sunduğunu sözlerine ekledi.









