İSTE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Demirci, yaşanan krizin yalnızca yakıt fiyatlarından kaynaklanmadığını belirterek aşırı av baskısı, filo kapasitesi, düşük ürün fiyatları, ithalat ve sektörel yönetim sorunlarına dikkat çekti.

İskenderun’da ticari balıkçılar, artan yakıt, personel, bakım-onarım, ağ ve donanım, buz, kumanya ve finansman giderleri karşısında zor günler geçiriyor. Av gelirlerinin işletme maliyetlerini karşılamadığı durumlarda teknelerin limanda kalmasının ekonomik bir zorunluluğa dönüştüğünü belirten İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Su Ürünleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Demirci, sorunun uzun yıllar içinde oluşan yapısal nedenleri bulunduğunu söyledi.

SORUN SADECE

AKARYAKIT DEĞİL

Demirci, özellikle yüksek motor gücüne sahip teknelerin akaryakıt fiyatlarındaki değişimlerden daha fazla etkilendiğini belirterek, yakıt fiyatlarındaki artışın mevcut krizi görünür hale getirdiğini ifade etti.

Hassa’da Gaziler Günü Töreni Düzenlendi
Hassa’da Gaziler Günü Töreni Düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Ancak sektörün temel sorunlarının yalnızca akaryakıt maliyetleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Demirci, filo büyüklüğü, av gücü ve balık stokları arasındaki dengenin bozulmasının hem biyolojik hem de ekonomik sorunları artırdığını kaydetti.

“YAKIT DESTEĞİ

TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”

Av veriminin düşmesiyle balıkçıların aynı geliri elde edebilmek için daha fazla çalışmak ve daha fazla yakıt harcamak zorunda kaldığını belirten Demirci, “İskenderun Körfezi’nde av baskısı uzun yıllardır bilimsel çalışmaların konusu oldu. Sektörde uygulanacak desteklerin yalnızca yakıt giderlerini karşılamaya yönelik olmaması gerekiyor. Desteklerin kayıtlı avcılık, tekne izleme, av kayıtları, seçici av araçları ve enerji verimliliği gibi koşullara bağlanması gerekir, aksi halde verimsiz kapasitenin korunması balık stokları üzerindeki baskıyı artırabilir” dedi.

Trol balıkçılığında yaklaşık 20 yıldır gündemde olan 40 milimetre kare gözlü ağ uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini de ifade eden Demirci, kırmızı karides avcılığına yönelik düzenlemelerin geliştirilmesinin de Körfez’deki av baskısının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

BALIKÇININ ÜRÜNÜNÜN

FİYATI ŞEFFAF BELİRLENMELİ

Sektördeki önemli sorunlardan birinin de balıkçının ürününü yeterli pazarlık gücü olmadan satması olduğunun altını çizen Demirci, “Mersin, Adana ve Hatay’da modern su ürünleri ilk satış ve toptan satış merkezleri kurulmasını öneriyoruz. Bu merkezlerde elektronik mezat, standart tartım ve sınıflandırma, soğuk muhafaza, buz üretimi, hijyen ve kalıntı kontrolleri ile ürün izlenebilirliği gibi uygulamaların bulunması gerekir. Günlük fiyatlar da şeffaf biçimde ilan edilmeli. Belediyeler de su ürünleri sektöründe daha fazla sorumluluk almalı, balıkçının ürün fiyatının sınırlı sayıdaki alıcı yerine rekabetçi ve şeffaf bir piyasa koşulları da oluşması önemli…

“İTHALAT YASAĞI

TEK BAŞINA ÇÖZÜM DEĞİL!”

Türkiye su ürünleri üretim ve ihracatında önemli bir büyüklüğe ulaştı, 2025 yılında üretim 1 milyon tonun üzerine çıktı ve yaklaşık 2,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Üretimin yaklaşık yüzde 60’ı yetiştiricilikten gelmektedir. Yetiştiricilik ve ihracattaki büyüme avcılık sektöründeki küçük ölçekli balıkçıların sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmez. Su ürünleri ithalatının tamamen engellenmesinin de çözüm olmadığını, ithalat ve yetiştiricilik ürünlerinin tüketimin karşılanması ve doğal stoklar üzerindeki av baskısının azaltılması açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyebilirim. Asıl ihtiyaç, yerli balıkçının rekabet gücünü artırırken doğal stokları koruyan dengeli bir politikadır” diye konuştu.

İSKENDERUN KÖRFEZİ İÇİN

SÜREKLİ İZLEME SİSTEMİ

İklim değişikliği ve çevresel koşulların da balıkçılık üzerindeki etkilerinin düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirten Demirci, balık miktarındaki değişimlerin tek başına El Niño gibi iklim olaylarına bağlanmaması gerektiğini dile getirerek “Deniz sıcaklığı, oksijen, klorofil, rüzgâr, tür dağılımı ve birim çabadaki av miktarının birlikte değerlendirilmelidir. İskenderun Körfezi için sürekli çalışan bir balıkçılık ve oşinografi izleme sistemi kurulması gerekir…

“BALIKÇININ KARAR

MEKANİZMALARINDAKİ TEMSİLİ ARTIRILMALI”

Balıkçıların kendi kaynaklarını korumaya yönelik kararlarının mevzuatla desteklenmesi, sektörün daha katılımcı bir anlayışla yönetilmesi gerekir. İskenderun Körfezi için bölgesel ortak yönetim kurulması, balıkçıların karar alma süreçlerine doğrudan katılması ve belediyelerde su ürünleri konusunda uzmanlaşmış birimlerin oluşturulması gerekir. Trol balıkçılığında da uluslararası sularda kırmızı karides avcılığının desteklenmesini de öneriyoruz. Balıkçılık sektörü geleceği için filo ve av gücü balık stoklarının taşıma kapasitesiyle uyumlu hale getirilmesi, gerçek işletme maliyetlerinin düzenli olarak izlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin kurulması gerekir” şeklinde konuştu.

Trol teknelerinde bugün daha görünür hale gelen ekonomik krizin, küçük ölçekli kıyı balıkçılarında daha önce başladığının altını çizen Prof. Dr. Demirci, hedefin yasal, seçici ve enerji verimli balıkçılığın yapılabildiği; tayfanın sosyal güvenceye sahip olduğu, ürünün şeffaf piyasada satıldığı ve balık stoklarının kendisini yenileyebildiği sürdürülebilir bir sistem olması gerektiğini ifade etti.

Aydin Demirci (3)Aydin Demirci (2)Aydin Demirci (1)Balikcilar Eylem (1)