Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir cümle var: Doğal kaynaklar tükeniyor.
Bu ifade ilk bakışta gerçek gibi görünse de, meseleyi eksik anlatır. Çünkü doğa, hâlâ varlığını sürdürüyor. Nehirler akıyor, denizler kabarıyor, yağmur yeryüzüne düşmeye devam ediyor. Tükenen şey kaynaklar değil; insanın doğayla kurduğu sağduyulu ilişki.
Yeryüzünde sayısız nehir bulunuyor. Büyük, küçük, sessiz ya da coşkun… Teknik olarak bu sular tarıma yönlendirilebilir, arıtılabilir, içme suyu hâline getirilebilir. Denizler ise tuzdan arındırıldığında insana hayat verecek kadar geniş. O hâlde neden “su krizi”nden söz ediyoruz?
Çünkü sorun yokluk değil, yanlış kullanımdır.
Bir nehir yalnızca akan bir su kütlesi değildir. O, geçtiği coğrafyanın hafızasıdır. Toprağı besler, canlılara yaşam alanı açar, insanla doğa arasında görünmez bir bağ kurar. Nehri yalnızca ekonomik bir kaynak olarak gördüğümüzde, bu bağ kopar. Su hâlâ akar; fakat yaşam eksilir.
Deniz suyunun içilebilir hâle getirilmesi mümkündür. Bugün birçok ülkede bu teknoloji kullanılmaktadır. Ancak bu yöntem yüksek enerji gerektirir, çevresel atık üretir ve maliyeti yüksektir. Yani çözüm vardır, fakat her çözüm yeni bir bedel doğurur. İnsan çoğu zaman doğayı koruyarak değil, doğayı yeniden zorlayarak çözüm üretir.
Asıl mesele burada başlar.
Modern dünya, sınırsız tüketimi ilerleme sanmıştır. Toprağın ne kadar suya ihtiyacı olduğunu bilen kadim bilgi yerini aşırı sulamaya, plansız tarıma ve israfa bırakmıştır. Şehirler yağmuru bereket değil, sorun olarak görür. Musluktan akan suyun bir hikâyesi olduğunu unuturuz: Bir dağın, bir bulutun, bir mevsimin hikâyesi.
Doğa kaynaklarını kaybetmiyoruz;
onları yaşatacak bilinci kaybediyoruz.
Bugün karşı karşıya olduğumuz kriz, teknik bir yetersizlikten çok ahlaki bir meseledir. Doğaya karşı sorumluluk duygusunu yitiren insan, en gelişmiş teknolojilere sahip olsa bile susuz kalabilir. Çünkü doğa, yalnızca alınarak değil, korunarak var olur.
Bence şu cümleyi değiştirmemiz gerekir:
Kaynaklar tükenmiyor.
İnsan, ölçüyü ve dengeyi tüketiyor.
Haftaya görüşmek dileğiyle,sevgiyle kalmayı unutmayın.




