Selam dostlarım; yazmaya ara verdim, ama sizleri unutmadım. Herkes iyidir inşallah ve yolundadır herşey…!
Yaşam denilen bu yolculuk hepimize umutla ve huzurla gelmeye devam etsin diyorum.
Dostlarım bu yazı başlığı nereden çıktı diyenler vardır eminim içinizde;
Şöyle anlatayım, okuduğum bir makale bugün bana bu başlığın ilhamını verdi; Ve biz o büyük büyük okulları okurken neler öğrenmiyoruz madde madde sıralayım istedim.
Birinci madde; Bize iki yabancının, iki ailenin değil, iki yabancı kişinin bir evde aile nasıl olacağı öğretilmiyor mesela; Ve biz iki yabancı önce uyumlanmayı zaman zaman karşıt gelmeyi ve bu iletişimler yaşanırken büyümeyi öğreniyoruz.
Ve İkinci madde; Bizi okullarda nasıl anne-baba olunur bu da öğretilmiyor; bize hiç kimse anne- baba olmanın çok önemli bir iş olduğundan hiç bahsetmiyor ve anne-baba olduğumuzda tüm hayatınızın aslında yeniden yazıldığından da bahsetmiyor…!
Kitaplarda, makalelerde, söyleşilerde pek çok aydınlatıcı bilgi var ama çıktığımız bu eğitim ve öğretim yolculuğu bizi buna hiç hazırlamıyor aslında…
Ve bizler yetişkinlik yolculuğuna çıktığımızda tek kaynağımız anne-baba aynasına bakarak anne-babalık yapıyoruz çocuklarımıza; ama yanlış anlamayın bugün bu aynaya aynı anne-babalığı yapmak için değil, asla onlar gibi olmamak için bakıyoruz…
Aslında iki ayrı uç, ya aynısını ya da asla onun gibi olmamak için tam tersini yapan anne-babalar oluyoruz…!
Aslında atladığımız şey pedagoloji; tamamen yapmamız gereken belki de okullarımızı okurken böyle bir bölüm olsa ne güzel olurdu..!
Mimarlar, Doktorlar, Öğretmenler, Mühendisler, Avukatlar hepsi bu dersi alsa, ya da okul sonrası herkes bir yıl böyle bir bölümü okusa ne güzel olurdu…!
Pedagoji bilmek; çocukluğun aşamalarını, duygularını ve ne yaparsak zarara uğrar ve ne yaparsak çocuklara iyi gelir öğrensek ne güzel olurdu değil mi dostlar..?
Ama tüm bunlar bir buluş ya da yeni bir şey değil; pek çok ülkede buna benzeyen bölümler programlar var; bizim ülkemizde henüz yok…..
İnsanın kendini anlamanın yoludur çocukluk, ve yaralarını kapatabilmenini yoludur yine çocukluk….
Ve çocukluk aslında; çok sade, yalın, yalansız, dolansız öğrendiğimiz bir zamandır…..!
Ve her çocuk aile coğrafyası gibi bir yere doğmadan anne baba bununla ilgili basit bilgilere sahip olsa inanın yaralanan, kendini ifade edemeyen çocuk adamlar, çocuk kadınlar olmazdı bu kadar…
Toplumu koruyan şey; önce bilmek ve öğrenmekten geçer; Ve insan öğrendiğinde bazı şeyleri her zaman hata yapması azalacaktır…
Evet yine, büyük büyük hatalar yaparız ama bunu çözmenin yolunu da öğrenmiş oluruz…!
Bir hayalim var; Anne-Baba okulu, anne-baba danışma merkezleri, anne-baba yolculuk rehabilitasyon merkezi….. Olmalı ve; mutlaka bizler çocuğumuz olmadan çok önce öğrenmeliyiz.
Bir canlının bakımı ve büyümesi beni nasıl etkiler ve değiştirir diye.. Belki de hazır değilsek bu sorumluluğu bu yük bize ağırsa ertelerdik anne-baba olmayı diye düşünüyorum….!
Hiçbir çocuk düzelir diye bir evliliğin ürünü olmamalı, ya da ortada çocuk var diye olmamış iki ebeveyn ile birlikte bu zorlukları yaşamamalı… Çocukluk öyle önemli ki iyi bir aile, sevecen ve güvenilir ebeveyn bizim gelecekteki ışığımız ve öyleyse bir anne-baba olmadan bize öğretsinler bu yolculuğu demek istiyorum…
SEVGİ İLE KALIN….!




