Uzun yıllardır iklim değişikliğinin karasal ekosistem, insan sağlığı, sanayi ve ekonomi üzerindeki etkileri üzerine çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Sakallı, önümüzdeki günlerde yaşanacak sıcaklık artışının ciddi çevresel ve sağlık riskleri oluşturabileceğine işaret etti.
Çarşamba günü (Yarın)’den itibaren Arap Yarımadası kaynaklı sıcak ve kuru hava kütlesinin özellikle Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa başta olmak üzere bölgede etkisini artıracağını belirterek, gündüz sıcaklıklarının yer yer 35 dereceye ulaşmasının beklendiğini söyledi.
En dikkat çekici unsurun ise gece ile gündüz sıcaklıkları arasındaki farkın 10 derecenin üzerine çıkması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sakallı, bunun yalnızca hissedilen sıcaklığı artıran bir meteorolojik olay olmadığını, aynı zamanda insan sağlığı, hayvancılık ve karasal ekosistem üzerinde önemli etkiler oluşturacağını vurguladı.
İNSAN SAĞLIĞI İÇİN
ÖNEMLİ RİSKLER
Ani sıcaklık değişimlerinin insan vücudunun uyum mekanizmasını zorladığını belirten Prof. Dr. Sakallı, özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve açık alanda çalışanların risk altında olduğunu ifade ederek “Bu süreçte sıcak çarpması, sıvı kaybı, tansiyon düzensizlikleri ve kalp-damar sistemi üzerindeki yük artabilir. Gece sıcaklıklarının yeterince düşmemesi ise vücudun kendini yenilemesini zorlaştıracağını, uyku kalitesini ve günlük performansı olumsuz etkileyebileceğini söyleyebilirim” dedi.
HAYVANCILIK VE YABAN
HAYATI DA ETKİLENECEK
Sıcak hava dalgasının hayvancılık üzerinde de önemli etkiler oluşturacağını belirten Sakallı, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda yem tüketiminin azalacağını, su ihtiyacının ise ciddi ölçüde artacağını dile getirerek “Isı stresi, süt veriminde düşüşe, canlı ağırlık artışı yavaşlamasına ve üreme performansı olumsuz etkilenmesine neden olabilecek. Yaban hayatında ise kuşlar ve diğer canlılar günün en sıcak saatlerinde faaliyetlerini sınırlandırmak zorunda kalacak, su kaynaklarına bağımlılık artacak ve özellikle genç bireylerde yaşam riski yükselecek...
KURAKLIK VE
YANGIN RİSKİ…
Karasal ekosistem de sıcak hava dalgasından doğrudan etkilenecek, toprakta buharlaşma hızlanacak, bitkiler daha fazla su kaybedecek ve kuraklık riskinin artacak. Tarımsal üretimde sulama ihtiyacı yükselecek. Ormanlık ve makilik alanlarda yangın riskinin ciddi şekilde artacak. Kuruyan ot örtüsü ve düşük nem nedeniyle küçük bir kıvılcım bile kısa sürede büyük yangınlara dönüşebilir. Lütfen açık alanlarda ateş yakmayalım. Kırık cam şişeleri, alüminyum parçalarını ve yangına neden olabilecek atıkları doğaya bırakmayalım" diye konuştu.
HAVA KALİTESİ DE
OLUMSUZ ETKİLENECEK
Atmosferdeki durağanlığın artmasıyla hava kalitesinin de düşeceğini, özellikle solunum yolu rahatsızlığı bulunan vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini kaydeden Sakallı “Vatandaşlar, zorunlu olmadıkça 11.00 ile 16.00 saatleri arasında uzun süre açık alanda bulunmamaları, bol sıvı tüketmeleri ve yaşlılar ile çocukların sağlık durumları yakından takip edilmeli. Hayvanların gölgelik alanlarda temiz suya erişimi sağlanmalı, tarımsal sulamada dikkatli planlanmalı, ormanlık alanlarda en küçük yangın riskine karşı azami hassasiyet göstermek büyük önem taşımaktadır...
"DİKKATİMİZİ
3-4 KAT ARTIRALIM"
Önümüzdeki üç gün boyunca yangın riski yüksek olacağından, bölge halkı daha dikkatli olmalı. Özellikle bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızdan istirhamım, önümüzdeki üç gün boyunca dikkat seviyemizi üç-dört kat artırmamızdır. Yangın riskine karşı teyakkuzda olmalı, en küçük ihmale dahi fırsat vermemeliyiz. İklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgaları artık mevsimsel bir olay olmaktan çıktı. Bu tür olaylar daha sık, daha uzun süreli ve daha şiddetli yaşanmaktadır. Avrupa halen yoğun sıcak hava dalgasının etkisi altında bulunuyor. Benzer etki bölge üzerinde de hissedilmesi beklenmekte, ancak atmosferik kararsızlıklar nedeniyle sıcaklığın şiddeti ve süresi modellenmesinde belirsizlikler bulunuyor” şeklinde konuştu.






