Yaşam

Toksik İlişkiler Neden Hep İyi Başlar?

Toksik ilişkiler asla kötü başlamaz.
Kimse ilk gününde bir başkasının hayatına karanlık olmak için girmez.
Aksine, en parlak hâlleriyle çıkarlar karşımıza. İlgiyle, şefkatle, cümle cümle işlenen hayallerle…

Başta her şey olması gerektiği gibidir.
Mesajlar uzun, bakışlar sıcak, sözler özenlidir.
İnsan kendini ilk kez bu kadar “görülmüş” hisseder.
İşte tehlike de tam burada başlar: Görüldüğünü sanmak.

Toksik ilişkilerde kişi, önce idealize edilir.
“Sen başkasın” denir.
“Kimse senin gibi değil.”
Bu cümleler bir süre sonra sevgi değil, bağımlılık üretir.
Çünkü insan, kendini özel hissettiği yere tutunur.

Sonra yavaş yavaş sınırlar silinmeye başlar.
Bir gün bir cümleye kırılırsın ama “abartıyorum” dersin.
Bir gün bir davranış içini acıtır ama “o da zor günlerden geçiyor” diye açıklarsın.
Kendi iç sesini susturdukça, karşındaki daha rahat konuşur.

Toksik ilişkilerde şiddet bağırarak gelmez;
fısıldayarak yerleşir.
Önce eleştiridir, sonra küçümseme, en son değersizleştirme…
Ve insan bir gün aynaya baktığında kendini tanıyamaz hâle gelir.

Çünkü artık sevgiyle değil, korkuyla kalıyordur.
Kaybetme korkusu, yalnız kalma korkusu, “ya bir daha böyle biri çıkmazsa” korkusu…

Oysa gerçek sevgi insanı daraltmaz.
Susturmaz.
Küçültmez.

Gerçek sevgi, insanın omuzlarını düşürmez;
aksine dikleştirir.

Toksik ilişkiler neden iyi başlar biliyor musunuz?
Çünkü insan önce kandırılmaz…
İnsan önce umutlandırılır.

Ve umut, yanlış ellerde en tehlikeli zehire dönüşür.

Sevgiyle kalmanız dileğiyle hoşça kalın