İnsan, hatırlayan bir varlıktır değil mi?Ama bence artık asıl mesele şu: Hatırlayabiliyor muyuz?
Her gün yeni bir haberle uyanıyoruz. Bir acı, bir adaletsizlik, bir kayıp… sosyal medyada birkaç saat öfke, birkaç cümlelik tepki, ardından derin bir sessizlik. Çünkü bir sonraki haber çoktan kapıyı çalmıştır. Daha önce üzüldüğümüzü bile hatırlamadan, yeni bir gündemin içine sürükleniyoruz.
Eskiden acılar zamanla dinerdi. İnsan unuturdu ama unutmak bir süreçti. Yas tutulur, konuşulur, paylaşılırdı. Şimdi ise duygularımızın bile hızına yetişemiyoruz. Üzülmeye vakit bulamadan başka bir acının ortasında kalıyoruz. Sanki hissetmek bile lüks haline gelmiş gibi.
Unutmak bir savunma mekanizmasıdır. İnsan her şeyi taşıyamaz. Her acıyı omzunda tutamaz. Ama bugün yaşadığımız şey, sağlıklı bir unutma değil. Bu, hafızanın yorulmasıdır. Bu, zihnin kendini korumak için gerçekliği yüzeyde bırakmasıdır.
Daha da tehlikelisi, unutmanın sıradanlaşmasıdır.
Çünkü bir toplum neyi unutursa, onu yeniden yaşamaya mahkûm olur. Unutulan her adaletsizlik, bir sonrakine davetiye çıkarır. Unutulan her acı, bir başkasının kaderi olur. Hafızasını kaybeden bir toplum, yönünü de kaybeder. İşte bu yüzden bazı şeyleri unutmak değil, hatırlamak gerekir. Israrla, inatla, yorulsak bile hatırlamak…
Ama burada başka bir soru daha var: İnsan her şeyi hatırlayarak yaşayabilir mi?
İşte tam da bu noktada bir dengeye ihtiyaç var. Bireysel olarak unutmak, iyileşmenin bir parçası olabilir. Ama toplumsal olarak unutmak, çoğu zaman bir çöküştür. Bir insan unutabilir, ama bir toplum hatırlamak zorundadır.
Çünkü hatırlamak, sadece geçmişi taşımak değildir; geleceği korumaktır.
Bugün belki de en büyük sorunumuz, neyi hatırlayacağımızı bilememek. Gürültünün içinde hakikati seçememek. Her şeyin aynı hızla tüketildiği bir dünyada, acıların bile eşitlenmesi…
Oysa bazı acılar unutulmamalıdır. Bazı olaylar, sadece yaşandığı günün değil, bir toplumun vicdanının parçasıdır.
Ve asıl mesele şudur:
Biz gerçekten unutuyor muyuz, yoksa unutturuluyor muyuz?
Çünkü hatırlamak sorumluluk getirir. Hatırlayan insan sorgular. Hatırlayan insan susmaz. Hatırlayan insan, değişim ister.
Unutmak ise kolaydır. Sessizdir.
Bu çağın en gerekli sorularından birini soruyorum:
Sizce unutmaya devam mı edelim,
Hatırlama sorumluluğu mu geliştirelim?
Haftaya görüşmek dileğiyle hoşçakalın .





