Ankara, İstanbul, Aksaray, Gaziantep, Erzurum, Sivas ve Kayseri’de kurulan eğitim ve uygulama merkezleri üzerinden yürütülecek programın, öğretmenlik mesleğinin tarihsel ve kamusal niteliğine yönelik bir müdahale olduğunu ifade eden Ünsal, modelin öğretmen adaylarını yeniden ‘yeterlilik süzgecinden’ geçirmeye zorladığını söyledi.

“DİPLOMALAR GEÇERSİZLEŞTİRİLİYOR” İDDİASI

Yeni sistemin öğretmen yetiştirme modelinde köklü bir dönüşüm değil, ‘mesleğin tasfiyesi’ anlamına geldiğini savunan Ünsal, eğitim fakültelerinde yıllarını tamamlayan, pedagojik formasyon alan ve staj süreçlerinden geçen öğretmen adaylarının yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasının emeği değersizleştirdiğini ifade etti. Bu durumun üniversitelerin ve eğitim fakültelerinin işlevini zayıflattığını öne süren Ünsal, “diplomaların fiilen geçersizleştirildiği” eleştirisinde bulundu.

“ŞEFFAF OLMAYAN VE SİYASİ

ETKİLENMEYE AÇIK BİR YAPI”

Milli Eğitim Akademisi’nin içeriği ve işleyişine ilişkin kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini savunan Ünsal, sistemin şeffaflıktan uzak olduğunu, değerlendirme ve atama süreçlerinde liyakat yerine farklı kriterlerin etkili olabileceğini iddia ederek, bunun öğretmenlik mesleğini siyasallaştırabileceğini dile getirdi.

“İSTİHDAM DEĞİL,

ELEME POLİTİKASI”

Mevcut tabloyu öğretmen istihdamı açısından da eleştiren Ünsal, Türkiye’de yaklaşık 90 bin ücretli öğretmenin güvencesiz şekilde çalıştığını, atama bekleyen öğretmen sayısının ise 1 milyona yaklaştığını, buna karşılık önümüzdeki iki yıl için yalnızca 10 bin atama planlanmasını “tasfiye politikası” olarak nitelendirdi.

Ayrıca akademi sürecinde öğretmen adaylarına öngörülen 32 bin 351 TL’lik ücretin yaşam koşulları açısından yetersiz olduğunu da belirten Ünsal, özellikle büyükşehirlerde barınma ve temel giderlerin ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

“KAMUSAL EĞİTİM İLKESİ

ZARAR GÖRÜYOR”

Yeni modelin Türkiye’nin öğretmen yetiştirme birikimini zayıflattığını ve eğitim fakültelerini işlevsiz hale getirme riski taşıdığını öne süren Eğitim Sen Şube Başkanı Mustafa Ünsal, uygulamanın pedagojik ihtiyaçlardan ziyade siyasal ve ideolojik tercihlerle şekillendiğini savundu.

Eğitim Sen’in öğretmenlik mesleğinin onuru, güvenceli çalışma hakkı ve kamusal eğitim ilkelerini savunmaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Ünsal, tüm eğitim emekçilerini ve öğretmen adaylarını birlikte mücadeleye çağırdı.