Dünyanın en güçlü koltuklarında oturan insanlar gerçekten her şeyi halka anlatıyor mu?
Tarih bunun tam tersini söylüyor.
Yıllarca inkâr edilen nice olay, yıllar sonra resmî belgelerle doğrulandı. Devletler sır sakladı, istihbarat teşkilatları dosyaları gizledi, kamuoyu ise yalnızca kendisine gösterilen kadarını gördü.
Peki bugün “Trump uzaylılarla görüştü” iddiası neden bu kadar imkânsız kabul ediliyor?
Çünkü bize imkânsız olduğu öğretildi.
Oysa evren, insan aklının sınırlarından çok daha büyük.
Milyarlarca galaksinin bulunduğu bir evrende, yaşamın yalnızca Dünya’da var olduğuna inanmak bana göre bilimsel meraktan çok, insan merkezli bir kibirdir.
Belki de asıl soru, uzaylıların var olup olmadığı değildir.
Asıl soru, eğer varlarsa bunu bizden kimlerin bildiğidir.
Son yıllarda tanımlanamayan hava olaylarına ilişkin açıklamalar yapıldı. Yıllarca “olmaz” denilen bazı görüntüler artık tamamen yok sayılmıyor. Dün komplo teorisi denilen bazı konuların bugün resmî kurumlar tarafından araştırılıyor olması bile tek başına düşündürücüdür.
Belki Trump gerçekten böyle bir temas kurmadı.
Belki kurdu.
Belki de bu bilgi, yalnızca belirli kişilerin erişebildiği dosyaların arasında duruyor.
Ben ihtimalleri peşinen reddetmeyi doğru bulmuyorum.
Çünkü insanlık tarihi, “asla olmaz” denilen olayların gerçekleşmesiyle doludur.
Bugün bize söylenen her şeyin eksiksiz gerçek olduğuna inanmak kadar, her söylentiye sorgusuz sualsiz inanmak da yanlıştır.
Ama bir ihtimali sadece alışılmış düşüncelere uymuyor diye çöpe atmak, gerçeğe ulaşmanın yolu değildir.
Belki gökyüzüne baktığımızda yalnız değiliz.
Belki yüzyıllardır ziyaret ediliyoruz.
Belki bazı liderler, bizim hiç bilmediğimiz gerçeklerle yüz yüze geldi.
Bunu bugün kesin olarak ne doğrulayabiliriz ne de tamamen çürütebiliriz.
Fakat şundan eminim:
İnsanlığın en büyük yanılgısı, bildiklerini mutlak gerçek sanmasıdır.
Belki günün birinde bütün dosyalar açılacak.
Belki bugünün “komplo teorileri”, yarının tarih kitaplarına dönüşecek.
O gün geldiğinde şaşıranlardan değil, soru sormaya devam edenlerden olmak isterim.
Çünkü hakikat çoğu zaman önce fısıldanır, sonra inkâr edilir, en sonunda ise herkes tarafından bilinen bir gerçeğe dönüşür.
Haftaya görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.





