Yoğun ilgi gören söyleşide sosyal kaygının bireylerin günlük yaşamına etkileri, kaygıyla başa çıkma yöntemleri ve psikolojik destek süreçleri hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. Program boyunca katılımcıların merak ettiği sorular da yanıtlandı.

“Sosyal Kaygı Günlük Yaşamı Zorlaştırabiliyor”

Sosyal kaygının, bireyin sosyal ortamlarda değerlendirilme, eleştirilme ya da küçük düşme korkusu yaşamasıyla ortaya çıkan yoğun kaygı durumu olduğunu belirten Psikolog Uğur Seküçoğlu, “Kişi çoğu zaman rezil olacağına, hata yapacağına veya yetersiz görüneceğine inanır. Bu nedenle topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla iletişim kurma, göz teması sağlama, sipariş verme ya da kalabalık içinde yemek yeme gibi günlük durumlar bile zorlayıcı hale gelebilir” dedi.

Seküçoğlu, sosyal kaygının belirtileri arasında yoğun korku, utanma hissi, sosyal ortamlardan kaçınma, eleştirilme korkusu ve sürekli olumsuz değerlendirilme düşüncelerinin yer aldığını ifade etti.

“KAYGIYI KABUL ETMEK

İYİLEŞMENİN İLK ADIMI”

Gayrimenkul Sektöründe Yeni Dönem Başladı…
Gayrimenkul Sektöründe Yeni Dönem Başladı…
İçeriği Görüntüle

Sosyal kaygıyla mücadelede öncelikle kaygıyı anlamanın ve kabul etmenin önemli olduğuna vurgu yapan Seküçoğlu “Gerçekçi düşünme becerisinin geliştirilmesi kaygının azalmasına katkı sağlar. Kişinin kendisini değil davranışını değerlendirmesi, hata yapmanın insan olmanın doğal bir parçası olduğunu kabul etmesi ve sosyal durumlarla kademeli olarak yüzleşmesi iyileşme sürecinde önemli bir yere sahiptir” diye konuştu.

Etkinlik sonunda açıklamalarda bulunan Psikolog Uğur Seküçoğlu, organizasyona ev sahipliği yapan İskenderun Halk Kütüphanesi ekibine ve katılımcılara teşekkür ederek, toplumsal farkındalık oluşturan bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekti.

Ugur Sekucoglu (2)Ugur Sekucoglu (1)