Selam Dostlarım;

Zor günlerden geçtiğimiz zamanlar yaşıyoruz…!

Savaş; pahalılık, öfke, ölümler, çocuklarımızdaki davranış bozuklukları … Daha pek çok şey

Ve bir kadın öldü… Pek çok kadın gibi… Sebebi; şiddet

Biliyor musunuz bir kadın öldüğünde, bir evin ışığı söner. Çocukların nefesi, evin neşesi de ölür.

Bir kadın; evin güneşi ve aydınlık yoludur, sihirbazdır. Çulu verin minder yapar, unu verin ekmek, bir minicik hücre verin çocuk yapar..!

Ve yapmakla kalmaz, etrafına bereket olur, ışık olur, ses olur….!

Bir KADIN öldü. DÜN…

Ve beraberinde pek çok seveninin de bir parçasını ile toprağa götürdü.

Ve ölümü, bir çocuğun elinden oldu… Bizler, eşlerimizin, şiddetine, sapkınlıklarına, şiddetine alışmasakta çok rastladık.

Ama can verdiğimiz çocuklarımızın şiddeti çok ağır geldi…

Bir kadın öldü; bir bıçağın ucunda ve bu gidiş hepimizin içinde fırtınalar kopardı.

Nasıl olur ya… diye hayıflandık, durduk. Sadece onların şiddetine dur demek istemiş öğretmenimiz…

Kelime anlamı gibi amacı; öğretmek, yol göstermek, rehberlik yapmak…

Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurmuş eskiyi söyleyenler…Sanırım bu güzel sözlerde etkisini yitirdi.

Ve Dünya Kadınlar günüymüş...! 8 Mart günü…

Bence günler listesinden çıkartın kadınlar gününü; ölen, dövülen, yok sayılan ve değersizleştirilen kadınların günü olmasın.

Ben böyle bir günü kutlamak istemiyorum bugün…!

Oysa ki; önceki gün tüm kadınlara bir çağrıda bulunmuştum. Lütfen bize yaşamınızla ilgili kısa bir başarı hikayesi yazın; çünkü, yaşamak bir başarı, anne olmak, eş olmak, iş insanı olmak bir başarı demiştim.

Ve bugün ölen güzel kadınların arkasından gözyaşı döküyorum. Ve en acısı insan bu ölümün oluş şekline takılıp kalıyor.

Çocuklar bunca şiddeti nasıl öğrendi? Biz onlara on sekiz yaşına kadar çocuk diyorduk…

Sorumlusu yine biz yetişkinler mi? Sınıflarda çocukların dev ekran gibi kullandığı akıllı tahtalar mı...? Yoksa bizim eğitim sistemimizdeki ahrazlar mı?

Anne –babalar dijital dünyanın çocuklara her şeyi sınırsız sunduğu şu günlerde şiddetin, öfkenin de sınırını kontrol edemiyorlar mı?

Şimdi ne olacak; devam mı edecek ölümler, okullarda bıçak, tabanca şırınga olması normal mi?

Ya masumlar ne yapacak? Gitmeyelim mi okullara, nasıl koruyacak bizi sistem...!

Başımıza bu gelenler gelmekte olan kötü günlerin başlangıcı mı?

Kutlamayın bizim “Kadınlar günümüzü” istemeyiz biz çünkü; biz öldük…. Yaşarken ve artık gülemezken…

SEVGİYLE KALIN…

Bir Kadın Oldu